28 Ocak 2009 Çarşamba

Mim:Unomastica alla Turca

Sesiber beni mimlemiş.Mim elimizdeki bir kitabın 161.sayfasının 5.cümlesi...Kitap bizim evin hacminde önemli bir yer tutan bir gerekliliktir.kendilerine evin heryerinde ulu orta tesadüf edebilirsiniz,serbestçe dolaşırlar.Ertuğrul geleli de uzanabildiği yerdekileri bizzat gezmeye çıkarıyor.Ama yırtmadan ...annesi babası ,ninesi gibi okumayı sevecek inşaallah.
Ben de onun seçtiği,gezdirdiği son kitabı aldım yerden. 4-5yıl önce sabetayistlerin ifşaası modayken yayımlanan:
Unamastica alla Turca
Y.Hakan Erdem yazmış
161.sayfa 5.cümle ise "Nerede kaburgalarından yarattığın kadını?"



Kitab-ı Duvduvani'nin yazarı Y. Hakan Erdem, Unomastica Alla Turca'da sadece Beyaz Türklerin değil, Aktürklerin, Köktürklerin, Kalın Oğuz elinin, Tengerelilerin, Selçukluların... büyük sırrını kaleme aldı...

"İçimizdeki düşmanlar"ı ve "bizi yönetenler"i deşifre etmeye kendilerini adamış olan Unomastik Holding'in iki yöneticisine, Tengere Tardu Tigin'in serüvenlerini anlatır babacan bir albız: Dede Korkut'un kurmaya çalıştığı "bozkır dengesi" bozulmaya yüz tutmuşken, Hangay Dağları'ndan gelen bu yiğit, Hazar İmparatorluğu'nun yazgısını nasıl olup da değiştirebilmiştir?

Hem günümüzde hem de X. yüzyılın uçsuz bucaksız bozkırlarında gezinen roman, tarihsel olaylarla iç içe geçen eğlenceli bir kurmaca: Hicvettiği araştırma ve tezlerden bile daha kurmaca!
Açıklamaları internetteki kitabevlerinden aldım.
Okumaktan hoşlanmıştım,öneririm.
Ben de okumayı ve paylaşmayı seven ;çocukla çocuk,debouquet,mavianne,yelda ve embiri mimliyorum.

27 Ocak 2009 Salı

Kaatı kursunda ilk günümüz

Kursta ilk dersimizi yaptık.Daha önce de yetişkinlerle okuma yazma,seramik,dkiş ,nakış gibi deneyimlerim olduğunda ne yalan söyleyeyim pek zevk almamış ,çocuklarla eğitimi daha zevkli bulmuştum.
Bu kez ise çok mutlu oldum
Arkadaşlarım belli bir eğitim seviyesinde,hepsi istekli ve heyecanlıydı.
Ben de bu sanatı tanıtma,hatırlatma ile ilgili hayallerimi gerçekleştirmenin mutluluğu içinde saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım.
Her şartta elimden düşürmediğim çayı bile ancak iki bardak içmişim.Kocaman bir çay makinesi yanımdayken bu benim için inanılmaz bir şeydi.
El alıştırması için oyulan örnekleri resimledim .Ama kendi makinemi unuttuğumdan Zehra Hanımın (dernek bşk.)makinesini kullandık.Yani resimleri daha sonra ekleyebilirim .
Kursiyerlerden bir hanım beni internetten tekip ettiğini ve daha çok benimle tanışmak için geldiğini söyleyince pek bir sevindim.Eeee şöhret küçük olsa bile tatlı şey :)))
İlerki günlerde kurs anılarını resim ve isimlerle yazmak dileğiyle
eski çalışmalarımdan birini paylaşayım

Mostar Köprüsü
19.yyda yapılmış bir resminden çalışıp Balkan Derneği dergisini çıkaran damadıma söz hediyesi olarak vermiştim.

25 Ocak 2009 Pazar

Laçinin Dükkanı

Rahmetli annem terziydi.
"Her gittiğim yerde önüme makas,kumaş geldi gezmemden zevk alamadım,bana misafir gelen de kumaşla geldi evsahipliğimin zevkini tadamadım "derdi.
Bu nedenle de bizim dikiş öğrenmemiz için hiç ısrar etmedi.
Ben zaten çok havai idim yatılı okuldan elişi ödevlerimi bile postalar anneme yaptırırdım.Dikiş öğrenmek talebim hiç olmadı.
Taaa ki kızım doğup ona birşeyler dikme hevesi gelene kadar.
Ondan sonra Burda dergileri yardımıyla dikiş dikmeye başladım.
Dikişi örgüye tercih ederim .Daha çabuk bittiği için belki de .
Blogları keşfettiğimde de hemen dikiş sevenleri aradım.
Onlardan biri de o günden beri izlediğim sevgili Laçindir.
Meslek sahibi olmasına ve yoğun iş ortamına rağmen çok cici giysiler dikip bizlerle resimlerini,kalıp adreslerini paylaşır.
Onun modelleri kendine has değişikliklerle yorumlaması, kumaş ve kalıplarla rahatça oynayıp çok şeker şeyler üretmesini hep zevkle izledim.

Son zamanlarda Laçin arkadaşlarından gelen taleplere daha fazla direnemedi sanırım ;sanal dükkanını açtı.
Genç olsam ,ben de sipariş versem diye hayıflanmayı bırakıp sizlerden duymayan varsa duyurayım dedim
Bence bu güzel ">blogu ve dükkanı hemen ziyaret edin.
Kolay gelsin laçinciğim ara sıra bizler için de üret olmaz mı?

15 Ocak 2009 Perşembe

İLK KAATIM


(resmi tıklayarak büyütebilirsiniz)

Bu benim ilk kaatımdı.Desenini Hasan Türkmen hocam çizmişti.2000 yılında deprem sonrası kışı Isparta orduevinde geçiriyorduk.
Hasan hocam benim Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine misafir olarak katıldığım tezhip Hocamdı.Derslerine tüm sınıfları ile beraber girdiğim atölye çalışmalarında ,son sınıflar ile beraber kaatı öğrenmemi sağlayan insan.
Bana ;emekli bir öğretmen gelip geleneksel sanatlarımızı öğrenmek istiyor..bu çok güzel bir şey tabiiki gelin ,hatta isterseniz ikinci öğretimlerle de atölyede kalın derdi.
Kulakların çınlasın sevgili hocam.
Bu günlerde benim eserlerimi sıksık bu blogumda göreceksiniz.
Bunun sebebini de birgün yazarım elbet.
Ellerinizden öperim Hasan hocam.
Sizin de;tezhip ğrendiğim Serap Bostancı Hocamın da...

Not:Kendilerinden bu sanatları öğrendiğim iki hocm da benden yaşça bir hayli küçüktüler.Ancak her ikisi de ilim ve sanatı öğretmenin de öğrenmeninden âdâbını bilen çoook olgun insanlardı.

Sesiberin yeni blogu

Sene 2005 ,evde pc ve internet bağlantı var ama benim bloglardan ve blogculuktan haberim ya var ya yok tam hatırlamıyorum.O günlerde takıya merak sardım .Yapıyorum vs.
Bir vesile ile gittiğim bir iç mimar bürosunda çok ilginç ve şık takıların sergilendiği bir pano gördüm.Siz mi yapıyorsunuz diye sordum.Ablamın Akyazıda bir dükkanı var o yapıyor dedi .İnternet adresini filan aldım.ama o zamanki internet sörfçülüğüm yeterli değildi .Gezmeyi beceremedim.
Sonraki zamanlarda on marifet.org a üye oldum ,arkadaşlarımla genelden ,özelden yazışırken öğrendim ki o güzel takılar sevgili sesiberinmiş.
Bu kadar cümleyi size sesiberin yeni açtığı çok özel ve güzel blogunu tanıtmak için yazdımdakı ile ilgili sitesi ve forumundan sonra ince zevkini yansıyan konuları güzel üslubunu ben çok beğenirim. Size de haber vereyim dedim.

11 Ocak 2009 Pazar

moonsundan yeniyıl kartı geldi

Evelki gün sabah uyandığımda heryer bembeyazdı. Çocukluğum Geredede,karın soğuğun bol olduğu memleketimde geçtiği için bir gün gelip kar özlemi çekeceğimi hiç sanmazdım.
Hemen bahçeye çıktım.posta kutusunda bir kırmızı zarf ...
beklediğim yeni yıl kartım gelmişti.
Posta kutsuna giren kar taneleri zarfı ıslatmıştı.
Elimde zarfla eve girdim,
kocam adrese baktı veee
okyanus aşmış gelmiş ...ıslanmış tabi dedi





Sevgili moonsunun hazırladığı karttaki sevimli penguen bana en iyi dilekler iletiyordu.
Teşekkürler moonishciğim benden de sana en iyi dilekler sevgiler öpücükler...

10 Ocak 2009 Cumartesi

Blogculuk sizin için önemli ise

Blogculuğu önemsiyorsanız benim şu an okumayı bitirip bloguma koştuğum şu yazıyı mutlaka okuyun

9 Ocak 2009 Cuma

şişe elbiseleri ve kermes sonuç bildirgesi


İstanbulda on marifetlilerle buluşmamız sırasında birlikte neler yaparız diye düşündük.Kermeslere katılmaya karar verdik.Önümüzde yılbaşıvardı yılbaşı kermeslerine katılalım dedik.Ben ankarada onlar istanbulda fuar ve kermesleri yokladık.Fuarların ücreti bizi aşar ,elimizde de fazla iş yok dedik kermeslere baktık.Ben 6 yıl önce kaatı sanatını tanıtmak için katıldığım Amerikan Kültür Merkezine başvurdum yedeğe alacaklarını bildirdiler;Semyıl da istek vakfına bakmış,onlar da bayramdan sonra yanıtlarız demiş.Bu durumda biz de ne yapacağımızı bilmediğimizden beklemeye başladık. Bana kermesten haber vermeği unutmuşlar,son gün bize parayı yatırmadınız vaz mı geçtiniz demezler mi? hemen arkadaşlarla mailleştik...zaman çok az ama olsun bir deneme yapalım kararı alınca başladık hazırlanmaya.
Ben kızımla beraber yılbaşı için içki şişelerine elbise yapmaya başladım.
yoğun bir kaç gün çalışma ile elbiseleri tasarladık,kalıplarını hazırladık,seri üretime geçtik.



Elimizde birbirinden güzel 8-10 model oluştu.Eldivenler ve bisikletlerimiz de vardı..
daha ne olsun dedik.




İstanbuldan Semacığım lavanta dolu sevimli bebeklerini,

iğne oyası yaka iğneleri ve minik panolarını ,bence çok iyi bir buluş olan kadeh yüzüklerini hazırlamıştı.
Güldenciğimde bence bir geri dönüşüm harikası olan plastik dantellerle süslenmiş not defterlerini,ayraçlarını ,yine dantelle kaplanmış bileziklerini hazırladı.

Bir de benim çok beğendiğim boncuk bilezikleri vardı ;galiba peyote tekniği ile hazırlanmıştı.


Serapcığım,Dalyanda boş durmamış çok uyumlu renklerle örülmüş çiçekleriyle yün ve polar kumaşları süsleyerek yaptığı şallarını ,örgü etol ve berelerini yolladı.Bir önceki yazımdaki resimleri tıklayıp büyüterek herbirini inceleyebilirsiniz.
Eveeet bu hazırlıklarla başlayan kermesimiz 7 gün sürdü.İlk ziyaretçiler stand sahipleriydi.Bol bol birbirimizi överek onore ettik.Arada 6yıl önceki kermesten tanıdığım eski dostlarla kucaklaştık,sohbet ettik .
Satış mı? maalesef satışlar çok durgundu.Ziyaretçiler bakıp bakıp gidiyordu. Sadece bir stand vardı ki bariz şekilde işliyordu.
merak ettiniz değil mi? bu stand ne bizim onmarifet logolu ;4 arkadaşın güzellikleri ne de diğer ;ebrudan keçeye,reçelden takıya ve bunun gibi büyük emeklerle yapılmış işlerini oldukça da uygun fiyatlara satışa sunan diğer arkadaşların standıydı.
bu stand baştan sona hazır ,muhtemelen çin malları ile dolu kazaklar,şallar vb.gibi sentetik hammaddeli ürünler satan benim de yan tarafıma isabet ettiği için devamlı sınır tecavüzüne maruz kaldığım yan satanddı.
Bir hayli satış yaptı. müşterilerini satış sonrası dış kapıya kadar lafa tutarak ve hiç bir standa uğramamalarına özen göstererek uğurlayan bu stand sahibi iki bayan sergi salonundaki arkadaşlarımızın hepsinin sevgisini !!!!kazandılar.
Bizim standdan kermes boyunca 4 iğne oyalı yaka iğnesi,2 kadeh yüzüğü ,3 dantel kaplı defter 1 ayraç ve 3 bisiklet ile 2-3 şişe elbisesi satıldı.
Onmarifetten sevgili arkadaşımız neduk Marmaristen gelerek bir atkı alıp standımızı şenlendirdi.
Tahmin edeceğiniz üzere toplam satışımız maalesef ödediğimiz kermes ücretini neredeyse ancak karşıladı.Ben 25-26 aralıkta istanbul kermesinin sonucunu öğrenince rahatladım.Çünkü orada da durum benzer şekilde gelişmişti.tersi olsaydı ben kendimi suçlayacak ve satışta yanlış yaptığımı düşünecektim.
Bu durumu arkadaşlarımla ve çevremle konuştuğumda ;insanların kermeslere doyduğu sonucuna vardık.Herşey o kadar bollaştı ki cazibesi bitti,el emeği de zaten ülkemizde hiç bir zaman hakettiği değeri bulmadı.İnsanların, krizi bahane ederek alışverişten vazgeçtiğini düşünüyorum.Krizin varlığı bir gerçek ama bizim hedef kitlemiz ve kermes ziyaretçilerimiz krizin direkt muhatabı değildi.
Kültür Merkezi kantininin ve hazır malların satıldığı standın ful işlemesi de bize el emeğinin fabrikasyona yenik düştüğünü gösteriyor bence .
Vesselam durum budur...
konuyu irdeleyen yorumlarınızı merakla bekliyorum

5 Ocak 2009 Pazartesi

KAAT'I KURSUMUZ AÇILIYOR





Kaatı sanatını Tanıtmak ve öğretmek amacıyla işbirliği yaptığımız IZMIR KULTUR VE DAYANISMA DERNEGI
(Ankara'da Yaşayan İzmirliler)ile hazırladığımız proje başlıyor. Üstte ve altta afişlerini gördüğünüz bu çalışmaya katılmak isterseniz bana e-mail veya yorumla ulaşabilirsiniz.(resme tıklayarak ayrıntılı görebilirsiniz)
Ya da derneğe telefonla,e-mail ile ,şahsen de başvurabilirsiniz.


Kursumuz

Derneğimiz gençlerinin oluşturduğu Gnç-İz Proje Topluluğu, unutulmaya
yüz tutmuş geleneksel tasvir ve süsleme sanatlarımızdan biri olan
Kağıt oymacılığı sanatı "KAATI"sanatının canlandırılması ve genç
nesillere öğretilerek çağdaş, genç, enerjik bir dokunuşla
uyandırılması, hayata döndürülmesi ve geçmişten geleceğe
kazandırılması amacıyla; kaatı sanatçısı Nalan Güler ile belirli bir gruba "KAATI"
yapımının öğretilmesi; yapılacak konferans, sergi ve hazırlanacak
kitap çalışması ile de geniş bir kitlenin bu konuda bilgilendirilmesi
ve eğitimlerle canlandırılarak geleceğe kazandırılması için "Türk
Süsleme Sanatlarından KAATI Sanatını Duydunuz mu?" Projesini
hazırlamıştır. Projemiz, DPT'ye bağlı AB Eğitim ve Gençlik Daire
Başkanlığı-Ulsal Ajans arafından kabul edilmiştir.Bu Projemiz
kapsamında ayrıca Hüsn-i Hat Sanatı, Tezhip Sanatı, Ebru Sanatı
hakkında bilgilendirmeler de yapılacaktır. Ocak ayında Proje
çalışmasına başlanacak olup,dönem sonuda üretilen eserler yapılacak
bir konferans beraberinde sergilenecektir.
--
Zehra ZİHNİOGLU
Yönetim Kurulu Başkanı
IZMIR KULTUR VE DAYANISMA DERNEGI
(Ankara'da Yaşayan İzmirliler)

Tel&Fax: 0-312-435 731
Tel&Fax: 0-312-435 6803
GSM : 0-537 471 8500
e-posta : izderankara@gmail.com
Web : www.izderankara.org
Adres :Bayındır-2 Sok.No:39/8 Kızılay/ANKARA

4 Ocak 2009 Pazar

crazy bir tasarımcı Aysel hanım


Verdiğim sözleri tutamamak elimde olmayan sabeplerle bile olsa beni çok rahatsız eder.Kasım ayında gittiğim ;AKM bayram öncesi hediyelik eşya fuarında tanıdığım Aysel hanımın çılgın,sınır tanımaz tasarımları kızım ve ben tarafından fuar birincisi seçildi.
Tabiki övgü ve takdirlerimizi belirtip sizle de paylaşmak isteğimizi bildirdik.Çok sevindi,yoğun trafiği arasında bizimle de konuşup resimler çekmemize yardımcı oldu.

Adres telafon alıp verdik .Fakat ben sizlerlede paylaştığım yoğunluklarım nedeniyle Aysel hanımın adres ve telefonunu kaybettim.sadece stand adı Ceylan Tasarım ve ismi hatırımda kalmış.


Tabi ki ben yazmaya fırsat bulamadan AKM de yılbaşı fuarı da başladı.Bizim kermes bittikten sonra bir ara fuarı ziyaret ettim ama sözümde duramamanın üzüntüsü ile yanına uğrayamadım bile...


Resimlere baktığınızda nekadar özgün ve sıradışı olduklarını göreceksiniz.

Aysel hanımın çok genç görünmesine bakmayın,o emekli bir bankacı .Ankara Bahçelievlerde oturuyor.Şu anda bir sitesi ve dükkanı yokmuş ama bu özgün üretimlerinin mutlaka bir şekilde satışa sunulması gerektiğini düşünüyor.Ben de onu sizle tanıştırmayı kendime görev bildim.Eğer beni ararsa telefon numarasını sizinle paylaşmaktan zevk duyarım.