25 Şubat 2009 Çarşamba

telden çöp adam


Bizim evde çoook ve çeşidi bulunan malzemelerdir teller .Ben bu tel objelere bayılırım.
Bildiğiniz gibi eşimde tellerle bisikletler yapar.hem ona örnek olsun hem size dedim.
Burada daha fazlası da var .

23 Şubat 2009 Pazartesi

çocukluk anılarından

Ufuk dünyası dostum çocukluk anılarını anlatan mimi bana paslamış.
Miyop olduğumu bilmediğimden,ailem ve öğretmenim de farketmediğinden 13 yaşıma kadar kendimi beceriksizlikle suçladım.Dikkatsiz ve sakar olduğumu sandım .
Başarılı olmadığımı gördüğümden oyun oynamaya pek yanaşmazdım.
Okur,okur ve hep okurdum.
Şimdiki kadar çok kitabım yoktu,kimsede de pek yoktu ki ödünç alayım.Ben de önce okul sonra da ilçe kütüp hanesine dadandım.
Sokakta bazen durup pencerelere yapıştırılmış eski gazetelere dalıp dakikalarca okurdum.Bir gün gazetemizi alıp okuya okuya eve dönerken o gün ilçenin pazarı,yumurtacının yumurtalarına dozer gibi dalmıştım.
hâlâ aklıma geldikçe yüzüm kızarır.
bak yine kızardı işte.
Bakalımmm ben de berkbuketi,yeldayı ve sibella yı mimleyeyim

PTT den Yanıt geldi



İnsanlara,kurumlara daha doğrusu bize hizmet verenlere işleriyle ilgili aksaklık şikayetlerimiz rahatça dile getiririz.Bunları da bazen kendilerine ulaştırır bazende sadece konuşmakla yetiniriz. Hem aksaklıkları hem de memnuniyetleri bildirmek konusunda ise pek istekli değilizdir.
Bu benim kendimle ilgili bir eleştiridr.
Bu kusurumu farkettiğimden beriHemen hemen 15 yıldır falan ;özellikle teşekkür etme konusunda kendimi eğitmeye ve disipline etmeğe çalıştım.
Hayatıma internet girmeden önce ulaşabilmek için adres istediğimde asık suratla neden adres istediniz sorusuyla karşılaşırdım.Hizmetinizden/ürününüzden memnuniyetimi genel merkezinize bildirmek istiyorum dediğimde de aydınlanan yüzler beni davranışımın yerindeliğine inandırdı .Ben de bunu alışkanlık haline getirmeye gayret ettim.
Bu kez karşılığı çok hızlı gelince ben de çok mutlu oldum.
Ptt İle ilgili yazımda kendilerine teşekkür edeceğimi yazmıştım. Yazımı bloguma yolladıktan sonra söylediğimi yapıp ptt.gov.tr ye aşağıdaki mesajı yazdım.
Bugün de maillerimi açtığımda yanıt geldiğini gördüm.
Ptt gerçekten övgüyü hakediyor.


Gönderenin Adı:nalan güler
e-posta adresi:nalanguler@gmail.com
Telefonu: 03123855907
Mesaj: Son yıllarda vatandaş olarak ilişkimizi çok azalttığımız kurumunuzu yeniden hızlı ve atak görmekten çok mutlu oldum. dün yolladığım kargonun bugün iletilmesi beni şaşırttı ve sevindirdi. memnuniyetimi kişsel web sitemde yazdım. memnuniyetlerimizi iletmenin çalışanlara şevk verdiğini bildiğim için, sayın genel müdürünüzden başlayarak,tüm personelinize teşekkür ederim.
Nalan Güler
Emekli Öğretmen Batıkent/Ankara


YANIT
PTT INFO Kime: bana, POSTA
ayrıntıları görüntüle 12:09 (5 saat önce) Yanıtla


Sayın Güler,
Kuruluşumuza gösterdiğiniz ilgi ve güvenden dolayı teşekkür eder, işlerinizde başarılar dileriz.
İyi günler.

----- Original Message -----
From: Bize Ulasin
To: info@ptt.gov.tr
Sent: Sunday, February 22, 2009 1:49 AM
Subject: hizmetlerinizi takdir ve teşekkür ---Mesaj No: 6293

22 Şubat 2009 Pazar

çöpten telden adamlar


Bizim evde çoook ve çeşidi bulunan malzemelerdir teller .Ben bu tel objelere bayılırım.
Bildiğiniz gibi eşimde tellerle bisikletler yapar.hem ona örnek olsun hem size dedim.
Burada daha fazlası da var .

priz evi


Ertuğrul bebek abi oldu,yürümeye başladı.Yaramaz bir çocuk değil ama işi şansa bırak mamalı dedik prizleri kapattık.
sonra bu güzel priz evini görünce keşke plastik tapalar alacağımıza böyle yapsaydık dedik .Biz geç kaldık ama gerekenlere örnek olsun.

odun ve sanat


Bu nasıl bir başlık dediniz ama lütfen resme iyi bakın .Balta ve odun kullanılarak yapılmış bu tablo bence sanat değil mi.


Kızmayalım,ağaçlar gelişigüzel kesilmemeli tabi ki,ama hiç kesilmemeli değil.
Eh kesilme vakti gelen ağaçları kesip böyle zerafetle dizenleri ben ayakta alkışlarım.Odundan tabloları burada buldum dahasını da lobzik adlı bu siteye gidip görün

PTT ye teşekkür


Kargo şirketleri hizmete girdiğinde önce hızlı hizmet vermeleri ile gönlümüzü kazanmışlardı.
Çünkü o zamanlar bu hizmetleri veren Ptt nin hantallığı ve ataleti kargoları yıldızlaştırmıştı.
Sonra onlara alıştık.Bu kez yarattıkları aksaklıklar gözümüze batmaya başladı.Önceleri makûl olan fiyatları arttı ve maalesef hizmet kaliteleri düştü.Bir yerlere birşeyler göndermek hele gönderi büyükse göz korkutur oldu.
On Marifet grubumuzun yardım kampanyaları esnasında Pttnin çok ucuza kargo taşıdığı bilgisini aldım.Pek inanamasam da sevindim.Birgün Ptt genel müdürünün televizyon programında kurum hizmetlerin anlatışına baktım,ne yalan söyleyeyim inanmadım.
Yetkililerin her beyaz deyişinden sonra gri bile bulmadan direkt simsiyahla karşılaştığımızdan kös dinledim ,hee he deyip içimden dalga geçtim.
Dün Bozüyük'e bir kargo ve de biri yurt dışına 3 mektupla Ostim Pttsinden içeri girince nersdeyse kapıda karşılandım,güleryüzlü bir görevli tarafından kargo bölümüne bizzat götürüldüm.İşlemim hızla tamamlandı ve ben bir paket,2yurt içi bir ABD mektubu için 5lira 15kuruş ücret verdim.
Çıkarken teşekkürlerimi sundum ve genel müdürünüz haklıymış,anlattıkları gerçekmiş dedim.
Daha inanılmazı ise dün saat 16.00 da teslim ettiğim kargonun bugün ulaştığını öğrendiğimde yaşadım.
Eh Nalan hoca bunu blogunda yazman şart oldu diyerek yazımı yazdım.Biraz sonra da ptt sitesini tıklayıp teşekkürümü bizzat bildireceğim.
Şikayetler gibi memnuniyetler de hem etrafa hem de sahibine duyurulamlı bence.

19 Şubat 2009 Perşembe

ANASINA DA ÖĞRETMİŞ



Bu sabah inter dostlarımdan Yelda dünkü keçe ustasının blogunu tanıttığım yazımla ilgili bir soru sormuş ve bir yün resmi göndererek fikrimi almak istemişti.
Ben de kendisine bu işin nasıl yapıldığını görmedim ama teorik olarak biraz bilgim var dedim .
Sonra da hiç birşey bilmeden bilirmiş gibi ahkâm kesenleri görünce hatırlayıp anlattığım bu fıkrayı yazdım.
Mailimi okuyunca dur bunu blogda da yazayım diyerek buraya aktardım.
Fıkradaki çırak ve annesini hayal ettiğimde gözümün önüne Namık ve annesi geldi.
ANASINA DA ÖĞRETMİŞ
Dul kadının boşgezen oğluna acıyan keçe külah ustası komşu;
-hatun oğlun boş gezeceğine gelsin ona sanat öğreteyim der.
Kadın sevinir oğlunu zorla ertesi günü keçeciye yollar.
Oğlan akşama kadar çalışır annesi oğlum sanat öğrenecek diye sevinir.
Ertesi gün annesi erkenden oğluna ;
- Kalk yavrum işe git ,sanat öğren der.
Oğul
-Yok gitmiycem ben öğreneceğimi öğrendim tepersin keçe olur,sivriltirsin külah olur der.
Hatun sevinir,bir günde sanat sahibi olan oğluyla gururlanır.
Ertesi gün kapı çalınır keçekülahçı kapıda;
-Hatun,benim çırak hastalandı galiba işe gelmedi bakmaya geldim der,
-Yok hasta değil aslanım ,keçe külah yapmayı öğrenmiş artık
gelmeyecek der.
Usta şaşırır ,
-aaa bir günde sanat öğrenilir mi?
-Öğrenilir ,öğrenilir der hatun
- Öğrenmeyecek ne var ki tepersin keçe olur,sivriltirsin külah olur deyince
Usta ellerini açıp gökyüzüne bakar
-Vay be der
-ÖĞRENMİŞ ÖĞRENMİŞ TE ANASINA DA ÖĞRETMİŞ.

18 Şubat 2009 Çarşamba

sıcacık gelincikler




Resimleri beğendiniz mi?
haydi itiraf edin benim net çekmeyi beceremediğimi;güzelim yağlıboya resimleri ziyan ettiğimi düşünüyorsunuz değil mi?
Yanıldınız. Bu güzel tablolar keçe ...
yani tuval üstüne fırça ve boya ile değil yün ,sabun,ve sıcak su ile yapılmış.
Tabii keçe deyince aklınıza öncelikle en yeni hobi malzemeleri olan A4 ebatlarında
rengarenk tabakalar makas vb geliyorsa
bu kez yanıldınız...
Şu mâlum kaatı kursu çalışması nedeniyle tanıştığım;fakat kurs gün ve saatlerimizin çakışması sebebiyle çok ilgilendiğimiz halde sanatlarımızı öğretme bazında bu yıl anlaşamayacağımız yeni arkadaşım keçe ustası C.Yaşar Beyin yün den oluşturduğu güzel tablolar.
Bloguna gittiğinizde güzel eserlerinin bazıları ile sizi yönlendirecek ve sorularınızı cevaplayacak açıklamaları da bulacaksınız.
Ben bu ilginç blogu hemen takibe alıyorum ...siz de ziyaret edin bakalım sonrasını da yorumlarda konuşuruz.

12 Şubat 2009 Perşembe


Sevgili Mavişim mavianne ve sevgili embirciğim güzel kızım beni ödüllendirmiş.Ödüllendirilmek çok güzel ,kendilerine yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.
Benim de 7 blogcu erkadaşıma ödülü paslamam gerekiyor ki işte onu yapmak ,aranızdan birkaçını seçmek çok zor.ben bu ödülü tüm listemdeki dostlarıma ,reader ımda kayıtlı takibettiklerime,tesadüfen uğrayıp merhaba dediklerime kısaca tüm blogerlere veriyorum.
Hayatımın önemli bir zaman dilimini işgal eden hepinize sevgilerimle
İYİKİ VARSINIZ

ÇOK ÖNEMLİ BİR YASA

> Bir mail aldım
Lütfen siz d okuyup bilmiyorsanız öğrenin,biliyorsanız hatırlayın

> YASAYI BİLMEKTE YARAR VARDIR.
>
> KİMSENİN BAŞINA GELMESİN AMA, DİYELİM Kİ TRAFİK KAZASI GEÇİRDİNİZ.
> YARALI VAR, HASTANEYE GİTTİNİZ.
>
> SİZLERİN 2918 NOLU YASAYI BİLMEDİGİNİZİ ZANNEDEREK,
> 'YAPILACAK MÜDAHALE VE TEDAVİ ÜCRETLERİNİ ÖDEYECEĞİNİZE DAİR ŞU
> BELGEYİ İMZALAYIN' TEKLİFİ İLE KARŞILAŞIRSINIZ....
> ANCAK SİZ DE
> 'BU BELGEYİ İMZALAMAZSAM, BANA MÜDAHALE VE TEDAVİ ETMEYECEĞİNİZE DAİR
> BİR BELGEYİ İMZALAYIP GETİRİN.'...
> DEDİĞİNİZ ANDA, HASTANENİN BÜTÜN İMKANLARI SİZİN İÇİN SEFERBER OLACAKTIR.
> ***
> 2918 SAYILI TRAFİK KANUNUNU MUTLAKA OKUYUN.
> TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, KAZAZEDELERİN HAKLARIYLA İLGİLİ BİR RAPOR HAZIRLADI.
> TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN VE HASTANEYE KALDIRILARAK TEDAVİ ALTINA
> ALINAN KAZAZEDELERİN, KANUNA GÖRE TEDAVİ İÇİN ÜCRET ÖDEMEMESİ
> GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ.
> KAZA SONUCU YARALANAN VE HERHANGİ BİR HASTANEDE TEDAVİ GÖREN
> KAZAZEDELERDEN, BU TEDAVİLERİNE KARŞILIK HASTANE TARAFINDAN ÜCRET
> TALEP EDİLEMEYECEĞİNİN BELİRTİLDİĞİ RAPORDA, 2918 SAYILI TRAFİK
> KANUNU'NA GÖRE :
> ''HERHANGİ BİR TRAFİK KAZASI SONUCU YARALANAN KİŞİ, EN KISA SÜREDE
> HASTANEYE YETİŞTİRİLMEK VE GEREKEN TEDAVİNİN YAPILMASI'' HÜKÜMLERİNİ
> İÇERİYOR.
> YÖNETMELİĞE GÖRE,
>
> '' HASTANE ACİL SERVİSİ, KENDİSİNE GELEN KAZAZEDENİN'
> MADDİ DURUMU, SOSYAL GÜVENCESİNİN OLUP OLMADIĞINA VE HASTANIN
> ÖZELLİĞİNE BAKMADAN, GEREKEN TEDAVİYİ VE MÜDAHALEYİ HERHANGİ BİR ÜCRET
> TALEP ETMEDEN YAPMAK ZORUNDA.
>
> BU TEDAVİ SONUCU OLUŞAN MASRAFIN İSE SAĞLIK BAKANLIĞI, KARAYOLLARI
> TRAFİK DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ TARAFINDAN KARŞILANACAGININ
> BELİRTİLDİĞİ RAPORA GÖRE;
>
> VATANDAŞLARIN HAKLARINI BİLMEDİĞİ İÇİN SORUNLAR YAŞANDIĞINI VE
> HASTANELERİN BU KANUNDAN BİHABERMİŞ GİBİ GÖZÜKÜP, VATANDAŞTAN PARA
> TALEP ETMELERİNİN SUÇ OLDUĞU BELİRTİLDİ.
>
> LÜTFEN TANIDIĞINIZ HERKESE İLETİNİZ.
>
> KAZASIZ GÜNLER DİLEGİYLE...

11 Şubat 2009 Çarşamba

Altın ezerekten,tek tek basaraktan

Altın; Tezhip sanatında çok kullanılır. Bugün tezhip sanatçıları ( müzehhibler) altını varaklar halinde bulabiliyoruz. Eskiden altının varak haline getirilmesi için çeşitli işlemlerden geçmesi gerekmekteymiş ve deri arasına konan ince tel haline getirilmiş altın parçaları, tahta çekiçlerle dövülerek elde edilirmiş. Osmanlı altınının bu usulde hazırlanması çok zor olurmuş . Bu işleri altın varakçılar yapar, mücellitler de bu varakları ezerek müzehhiblere hazırlarlarmış.
Şimdilerde artık defter halinde hazır temin edilen altını ezme işi çok uğraştırsa da ben zevkle yapmışımdır.
Altının fırça ile kullanılabilecek hale gelmesi için büyük düz servis tabağı alırız. ortasına bir çay kaşığı(silme) arap zamkı koyar bir iki damla suyla onu eritir kıvama getiririz.
Kullancağımız altın;10x10 cm 25 sayfalık ince kağıttan bir defter içinde 25 adet varak halindedir. Parmak yardımı ile varak altın arap zamkının üzerine konulur.Parmakla ovulmaya başlanır, yedirildikçe yeni bir varak eklenip devam edilir. Önceleri donuk çamur renginde olan altın, ezildikçe açılır ve altın rengini alır.Bu işlem 2,5-3 saat sürer Ezilme işlemi tamamlandıktan sonra, Tabaktaki altın tabaka su ile ıslatılıp orta boybir cam kaseye alınır altın dibe çökerek arap zamkından ayrılır. üstü açık olarak toz almayacak bir ortamda mesela bir dolapta en az 5-6 saat bekletilip altını dibe çökmesi beklenir.
Bundan sonra benim en çok sevdiğim aşama gelir.
Şöyleki:Sağ avucu alınan kâseyi tereddütsüz ;tek harketle ve seri halde çevirip suyn bir den kâseyi terketmesi ve altının dipte kalması sağlanır.
Eğer tereddüt eder ve işi tek hamle ile yapamazsanız alın akar gidermiş benim başıma hiç gelmedi.(Bir defter altın ,bir çeyrek altınla eş fiyatta olurdu )
Kasede kalan ıslak altın kalorifer yakınına konur kalan suyun da uçması sağlanır . Artık altın kullanılacak duruma gelmiştir. Jelatinli su ile sulandırılarak işlenilecek yere fırça ile sürülür.
Ardından mührelenir.
mühre:altını parlatmakta kullandığımız akikten parlatıcıya mühre denir.Altın sürülen yüzeyin çok küçük,zamanzamn da çizgi halinde olduğu için havuç şekilli akikler kullanırız. Bütün bu aşamaları tatlı tatlı anlatan,uygulayarak öğreten sevgili Serap Bostancı Tuluk hocamın kulakları çınlasın.
14 yıl önceye gittim.gözlerim buğulandı.

altın cetvel İstanbul lalesi



Kaatılarımın gördüğü ilgiden şımararak iki kaat'ı daha ekliyorum.
Bu sanatla ilgilenen ve kendileriyle sanal dünyada kaatı nasıl öğrenilir çalışmaları yapacağımız sevgili eski dostlarımın forumunun linkini vereyim.
Kaatılarımdan 10 tanesini buradan daha büyük ebat ve resim kalitesinde ayrıntılı inceleyebilme imkanıyla orada bulacaksınız

Bu lale;Turhan Baytop Hocanın gayretleriyle yurt dışındaki orjinalinden resimlenip basılan İstanbul Lalesi kitabından alınan desen ile yapıldı.
Kenarındaki ebru paspartu ile arasındaki 4mm altın cetvel 14 ayar altınla yapılmıştır.
cetvel:geleneksel sanatlarda hat yazısı,tezhip,kaat'ı,minyatür eserlarde kenar olarak kullanılan 2-3-5 mmlik çizgilere denir.İçindeki renklere uygun bir renk veya altın ile doldurulan alan kenarlara da çok ince kenar çizgisi çekilerek bitirilir.
Altın kağıda nasıl yapıştırılır derseniz.
Onu da daha sonra anlatırım

9 Şubat 2009 Pazartesi

İrlinşe


yazıyı yayımladıktan sonra yorum yazıp adını soran sesiber'e adını sen koy dedim
yorumu aşağıda
"sesiber dedi ki...
İris, gelincik ve menekşenin birleşimi olan "irlinşe" olsun bunun adı."sağol sibel isim anası oldun

8 Şubat 2009 Pazar

Kurstan enstanteneler


Kaat'ıkursumuz çok neşeli ve zevkli geçiyor.Henüz tam anlamıyla bitirip çerçevelenmiş eserimiz yok.Bu benim daha evvel üstad Ali Üsküdârî nin deseninden çalıştığım şûkûfe
Ali Üsküdârî: Türk tezyini san'atlarına 18. Yüzyılda o zamana kadar görülmedik bir tarz ve renk anlayışı getiren ve eserleri bulunduğu koleksiyonlarda el üstünde tutulan büyük bir bezeme san'atkârı ve ÇİÇEK RESSAMI
şûkûfe:farsçada çiçek açan bitki anlamına gelirse de gelenekselde çiçek desenlerine denir
Kurs arkadaşlarımızla çalışmalar

murakka yaptığımız yani üstüste yapıştırdığımız kağıttan oyduğumuz desenleri kestikten sonra suya atıp ayrılmasını beklerken Adalet Hanım ayrılmış bir çiçeği bana gösteriyor.Çiçekler biraz sonra birbirinden ayrılacak ve biz bir kesmede 6-7 adet çiçek kesmiş olacağız

her yaşta arkadaşlarla aynı mekanda birşeyler yapmak çok zevkli.Kursla ilgili diğer resimler burada

sizi de bekleriz.

Özel günler için

Özel günlerin ticari amaçlarla desteklendiğini düşünsemde kutlanmasından yanayım.

Böyle günlerde yeniden ufak bir jestle gönül alınması nın ne zararı var.
Bunu bir tüketim çılgınlığı haline getirmeden de becerebiliriz değil mi?


Bu linki, bu da kalıbıhttp://paperforest.blogspot.com/2008/09/happy-birthday-to-me-heres-blooming.html
gerisi size kalmış



6 Şubat 2009 Cuma

mim yahut sobe

3prenses beni mimlemiş.
Mim konusu ürün tanıtımı.
Arkadaşlar genellikle temizlik ve ev bakım ürünlerinden sözetmişler.İyi tüyolar almış olduk.
Ben de evişlerinin ,meraklarımın berbat ettiği el ve ayaklarımın kremlerini yazayım dedim.
Türkiyede satılmaya başlar başlamaz hemen denedim ve alternatif aramaktan vazgeçtiğim el kremim Neutrogena

Sonra ayak kreminden de memnun kalıp kullanıyordum ki KERASAL adlı ürün; bu bir tıbbi ilaç eczaneden alınıyor. O kadar çok memnun kaldım ki tavsiye eden doktoruma da üretene de dua ediyorum.

Bakımıyla en çok uğraştığım halde çarşaflarımı bile epriten topuklarım 2 yıldır çok rahat.
Benden bu kadar.
Acaba kimi mimleseeeem

buldum moonsun ile mavianne bakalım bir ABD den öbürü Türkiyeden neleri tavsiye edecek
Bir de İzmirden olsun deyip şimdi de güldemi ekliyorum :)

Kaatı Kursumuzda Yaptıklarımız


Duyurduğumuz gibi kaatı kursuna başladık.
İlk gün el alıştırmaları yapacağımız için sıkıcı olabilirdi.Ne yapsam diye düşünürken on marifette gördüğüm metal kitap ayracını öğrencilerle ebruyla yapsak diye düşündüm.O arada marifette arkadaşlar imalata geçmişti bile.
Derken ben de kanatlara kuyruğa ebru yerleştirerek hazırladım. Arkadaşlarım severek uyguladılar.
Daha sonraki derslerimizde neleryaptığımızı ise kaatisanati.blogspot.com da resimlerle aşama aşama anlattım.

5 Şubat 2009 Perşembe

sandalye kulesi


Kril alfabesi ile yazılmış bir sitede gezinirken bu fotoyu gördüm.
aaa bu da ne? burası neresi derken gözüm yandaki dükkanın levhasına takıldı.
Baktım türkçe yazıyor daha da şaşırdım.
bunca sandalyeyi nasıl toplamışlar nasıl yığmışlar :)))

4 Şubat 2009 Çarşamba

Neduk Ve Embirle Buluşma

On marifetteki arkadaşlarımdan neduk yılbaşı öncesi Ankaraya gelmişti.Beni Amerikan Kültür Der.kermesinde ziyaret etti.Orada kaldığıkısa süre içinde çok iyi vakit geçirdik.tekrar görüşme planları yaparak ayrıldık. Giderken verdiği poşeti ancak evde açabildim.Bana sığla kozalaklarından yaptığı güzel nazarlığı ve bol miktarda sığla kozalağı getirmişti.
nazarlığı hemen astım ,ama fotosunu çekmek kısmet olmamıştı.
Zaten nedukun sağlık kontrolleri ve bir operasyon geçirip iyileşmeyi beklemesi nedeniyle geçtiğimiz cumartesi gününe kadar da tekrar görüşmek kısmet olmadı.
Neyse uzatmayayım cuma günü ben de ona hediye edeceğim kuşlu ayracımı

seçtim ortadaki kırmızı
sonra şişe elbisesini,semyılın mesajla neduka vermemi istediği hediyesi kadeh yüzüklerini ve nedukun bana hediye ettiği nazarlığı hazırlyıp resimledim



Cumartesi günü bir türlü yapamadığımız meşhur Ankara on marifet buluşmasını yapalım artık dedik. Neduk kursa geldi.Birlikte çıkıp Samatyaya gittik.Arkadaşlarımız mazeretleri olduğundan katılamadılar.Biraz gecikeceğini söyleyen embiri beklerken biz iki kafadar epeyce sohbet ettik.Embirin de elinde iki buket nergizle gelip bize katılmasıyla iyice şenlendik.Zaman su gibi aktı ayrılmakta zorlansak da ayrılmk zorundaydık.
Neduk Marmarise dönmeden bende veya görüşmeyi çok istediği halde gelemeyen boncuk hanımda buluşmak üzere sözleşerek ayrıldık.
NOT:
Bu fotoyu az önce (5şubat) nedukun yolladığı marifetteki yorumdan çaldım.Ne yapayım benim makineden çıkan bu kadar güzel değil.garson çocuk dilini çıkararak çekmişti resimlerimizi biz de gülmüştük.

3 Şubat 2009 Salı

Aslının Maketleri


İlgi ile izlediğim sitelerden biri de minik güzellikler yapan aslının tasarım ve maketlerini ,yapılışlarını paylaştığı www.aslieratac.com dur.
yukarda gördüğünüz sandalye,raf,içindeki örtüler bir bebek odası maketinin minicik ögeleri.
Aslıdan aldığım bir maille maketlerini satışa sunduğunu , bir kaç aydır artık sipariş alarak özel istekleri gerçekleştirdiği müjdesini verince ben de size duyurmak istedim.
Eline sağlık Aslı

2 Şubat 2009 Pazartesi

Asyayarenin Ziyareti.

Yaz başında 10marifet grubumuza genç bir arkadaş katıldı,Kalbinden,aklından geçeni sansürsüz,destursuz yazan...bilmediğini soran yanlışlarına gülen neşeli içten bir arkadaş
bannerı da(doğru mu dedim acaba)elini gözüne kapatmış gene ne yaptım der gibi.
Çabucak herkesle iletişim kurdu .Benimle de tabii
Beni zaten sanal sevmeler kesmez.Görmeliyim tanımalıyım ,dokunmalıyım...Çık gel bir hafta sonu tanışalım,görüşelim dedim
olur ,kızımı anneme bırakayım geleyim dedi
bende kızını anneni de al gel daha şenlikli olsun dedim sağolsun kırmadı annesini kızını da alıp geldi.
Güzel bir hafta sonu geçirdik.Hava yağışlı olduğundan pek evden çıkamadık ama neşeli ve hoş vakit geçirdik.Tabi resimler de çektik.
Ama ne olduysa oldu ben fotoları hangi dosyalara yolladıysam bir daha bulamadım:)))))
maalesef o güzel buluşmadan ne yazık kisadece iki foto var paylaşacağımız.


Bu fotografta müşterek arkadaşımız boncuk hanım(sol başta)geride ben,yüzü kamuflajlı Fatma Hanım kamuflajı asyayaren tarafından yapıldı:)ben masumum
Sağdaki asyayarenimiz,kucağındaki de boncuk hanımın oğlu Çınar.
Asyayarenin kızı Nursena ile Boncukhanımın Görkemi evin çok katlı oluşunun tadını çıkarmakla ,üst katta oynamakla meşgul olduklarından karede yoklar.
O gün hepimiz iyice sohbet ettik,çocuklar oynadılar,biz Çınar bebeyi mıncıkladık.
Bir ara internet yolu ile kameraları açıp yine hepimizin sevgili arkadaşı Marmaristen Nedukla bile görüştük.



Bu karede ise Asyacığımın gelirken bana getirdiği hediyeler.Hepsi bu kadar değil vallaa biz sarmaları yedik,güzelim kuşburnu marmelatını da buzdolabına koymuştum unutmuşum.Fatma hanımın yaptığı tarhana ,erişte,marmelat ve sarma çok makbule geçti .Hem evde yapılmıştı hem de organik.
Safranbolu lokumunun hakkını yemeyelim.Ustaların ellerine sağlık..
Sağdaki pembe şala kızım Nimet anında el koydu.Kırmızı masa örtüsüne de
elişi sehpa örtüsü ile safranbolu evleri peçetelik ile magneti elinden zor kurtardım.
Dün gece onun makinesi ile çekilen fotoları bana yolladı ben de o güzel ziyaretin gecikmiş yazısını yazabildim.
Sağol canımcığım,yine gel, önümüzdeki günlerde gel de Ankara baharının tadını çıkaralım