Blogculuğa başladığım; internet ve blog cahili olduğum ama blogculuğa soyunduğum 2006 yılında tanıdığım ve her yardıma ihtiyacımda yanımda olan benden ve bir çok arkadaşımızdan yardım ve desteğini esirgemeyen sevgili kardeşim Erdal Ali sevgili annesini kaybetti.
Senelerdir hasta aile fertlerine özellikle de annesine bakabilmek için büyük fedakarlıklar yaptığını bildiğimiz arkadaşımızın bu yaslı gününde yanında olduğumu bildirip taziyemi ilettim.
İyilik ve güzellikleri duyurduğumuz bu sayfadan zaman zaman da yasları,sıkıntıları duyurup paylaşmak gerekir diyerek sizlere de duyurmak istedim.
Çünkü hayatta anlamını en iyi idrak edebildiğim özlü sözlerin başında;
SEVİNÇLER PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR,
ACILAR PAYLAŞINCA AZALIR
geliyor.
30 Ocak 2010 Cumartesi
29 Ocak 2010 Cuma
yaşlanmak ve çene altında kıl
Bu gün alıntılarla geçmeye başlamışken
bu da Ayşe Araldan
"Eskiden annem derdi, “Yaşlandığını çenenin altında çıkan kıllardan anlarsın” diye….."
yaşasın çenemin altında hiç kıl olmadı bu yaşa dek
demek ki yaşlanmamışım:)))
bu da Ayşe Araldan
"Eskiden annem derdi, “Yaşlandığını çenenin altında çıkan kıllardan anlarsın” diye….."
yaşasın çenemin altında hiç kıl olmadı bu yaşa dek
demek ki yaşlanmamışım:)))
Günün Sözü

Sultan Mahmut bir gün tüm vezirlerini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. sultan mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
" bu da geçer ya hu"
yazıyormuş....
Günün neşesi ile güne başlamışken bir başka dosttan başka bir güzellik geldi...
İşte bir parçası
sağol Hepşenciğim
Kocam Evde Yokken
Bu gün Arkadaşımdan birmail aldım.Sizlere de gelen hoş paylaşımlardan biriydi.
Hazır,kocam da il dışında diyerek sizinle paylaşmaya niyetlendim:)
hatunlara sabah neşesi olsun,
er kişiler periyi görünce isteyeceklerini düşünedursun diyerek;
sevgili Ulviyeye teşekkürlerimle
DİLEK
60'li yaslarindaki evli bir cift evliliklerinin 35inci yilini sakin, romantik bir restoranda kutlamaktadirlar.
Aniden önlerinde zarif ve güzel bir peri belirir ve şunu söyler:
- Bu kadar uzun bir süre örnek bir çift olmanız ve hep birbirinize sadık kalmanız nedeniyle birer dileğinizi yerine getireceğim.
'-Ah, ben sevgili kocamla tüm dünyayı görebileceğimiz uzun bir seyahat yapabilmek istiyorum' demiş, kadın, sevgi dolu gözlerle kocasına bakarak.
Peri sihirli değneğini sallamış ve gerekli tüm uçuş, gemi, otel, yemek ve eğlenceleri içeren voucher'lar kadının eline gelivermiş.
Sıra kendisine gelince adam biraz düşünmüş ve:
- Evet, demiş, tüm bunlar harika ve cok romantik. Ama böyle bir fırsat insanın ömrü boyunca sadece bir kez eline gecer ve artık ömrümüzün sonuna yaklaştık. Kusura bakma hayatım,ama benim dilegim
benden 30 yaş daha genç bir karım olması.
Kadın ve peri oldukça büyük bir hayal kırıklığı içine düşseler de, dileğin yerine getirilmesi gereklidir. Bunun üzerine peri değneğiyle bir daire çizer ve... Adam 92 yaşına gelir !!
Bu hikayenin ana fikri:
Erkekler akıllı görünebilirler fakat,
Unutulmamalıdır ki periler dişidir !!! :)))
Hazır,kocam da il dışında diyerek sizinle paylaşmaya niyetlendim:)
hatunlara sabah neşesi olsun,
er kişiler periyi görünce isteyeceklerini düşünedursun diyerek;
sevgili Ulviyeye teşekkürlerimle
DİLEK
60'li yaslarindaki evli bir cift evliliklerinin 35inci yilini sakin, romantik bir restoranda kutlamaktadirlar.
Aniden önlerinde zarif ve güzel bir peri belirir ve şunu söyler:
- Bu kadar uzun bir süre örnek bir çift olmanız ve hep birbirinize sadık kalmanız nedeniyle birer dileğinizi yerine getireceğim.
'-Ah, ben sevgili kocamla tüm dünyayı görebileceğimiz uzun bir seyahat yapabilmek istiyorum' demiş, kadın, sevgi dolu gözlerle kocasına bakarak.
Peri sihirli değneğini sallamış ve gerekli tüm uçuş, gemi, otel, yemek ve eğlenceleri içeren voucher'lar kadının eline gelivermiş.
Sıra kendisine gelince adam biraz düşünmüş ve:
- Evet, demiş, tüm bunlar harika ve cok romantik. Ama böyle bir fırsat insanın ömrü boyunca sadece bir kez eline gecer ve artık ömrümüzün sonuna yaklaştık. Kusura bakma hayatım,ama benim dilegim
benden 30 yaş daha genç bir karım olması.
Kadın ve peri oldukça büyük bir hayal kırıklığı içine düşseler de, dileğin yerine getirilmesi gereklidir. Bunun üzerine peri değneğiyle bir daire çizer ve... Adam 92 yaşına gelir !!
Bu hikayenin ana fikri:
Erkekler akıllı görünebilirler fakat,
Unutulmamalıdır ki periler dişidir !!! :)))
28 Ocak 2010 Perşembe
Benim Ülkem En Güzel
Blog dostum "haykırış"blogunda yazmış.
Benim ulkem guzel yarısmasına katılalm diyor ve yarışma ile ilgili gerekli açıklama ve yönlendirmelerini yazıyor.Bu konuda ne kadar duyarlı ve istekli olduğunuzu biliyorum
Burdan buyrun lûtfen
Benim ulkem guzel yarısmasına katılalm diyor ve yarışma ile ilgili gerekli açıklama ve yönlendirmelerini yazıyor.Bu konuda ne kadar duyarlı ve istekli olduğunuzu biliyorum
Burdan buyrun lûtfen
27 Ocak 2010 Çarşamba
Füsun Anneanne Arabalı Kazak Örmüş
Bu kazağı Ertuğrula Füsun anneannesi örmüş. Ehlibeyt Vakfındaki sergiyi birlikte hazırlamak için İstanbulda buluştuğumuzda verdi.Özenle örülmüş Ertuğrulun sevdiği nesneler resmedilmişti.
Tahmin ettiğimiz gibi Ertuğrul ona görür görmez vuruldu 3gün boyunca giydi baktı,göremedi ,çıkardı baktı.Dedesinin göbeği üstüne koyup seyretti ,anneannesine giydirip bakmaya kalkıştı gece gündüz giye çıkara nerdeyse 3günde eskitti:)


Füsun anneaneye yani bir kazak örmesini rica ettik,hatta bir çift te terlik örse:)))
Bu Sergi Kaçırılmamalı

Geçen yıl ki kaatı projesinin son günlerinde tanışıp sonrasında sergisine gidip sizlerle paylaştığım bir Ebru Ustası Hülya İlter yeni bir sergisi var.
birkaç gün önce davetiyesini aldım ardından da telefon ederek hatırlatma inceliğinde bulunan Sevgili Hülyanın sergisini kaçırmayı göze alamazdım.Dün blogcu arkadaşlarımdan Leylak Dalı ile sözleştik ve önce buluşup oturalım sonra sergiye gidelim dedik .

Hülya İlterin geçen yıl ki sergisinde beraberdik.Bu yılkimde de açılış konuğu olmak hepimizi sevindirdi.Bu yılki çalışmalar da çok güzeldi ayrıca da sergi salonu bu sanatın sergilenmesine çok uygundu.
Sevgili Hülya ile çok az beraberliğimiz olduğu halde telefonlaşmalarımız,mailleşmelerimiz ve ortak ilgi alanlarımız olan sanat sayesinde birbirimizi çok sevdik.Bu zarif ve tatlı genç sanatçı hem kişiliği hem yapıtları ile övgüyü hakediyor.

Soğuk havaya rağmen katılımın fazla oluşu ve görülen ilgi sevgili Hülya ve sanat adına bizi de sevindirdi.Bloglarımıza yazarak sizlere duyurmayı görev bildiğimiz bu sergi ile ilgili diğer resimler ve tatlı anlatımı için leylak dalını ,sergiyi görmek için de
bu adresi:
"SUDAKİ YANSIMALAR"
Hülya İLTER Ebru Sergisi
26 -31 Ocak arası
Mustafa Necati Kültür Evi
Mithatpaşa Cad. Kızılay/ANKARA
o da olmazsa
Hülya İlter'in web sitesini : www.ebruevi.net
görün lütfen
22 Ocak 2010 Cuma
Kaatı için proje yaptık,tohum attık,meyve verdik
Zaman zaman yazdığım gibi emeklilikten sonra gittiğim Tezhip Kursunda Hocam Sayın Serap Bostancı dan ilk kez adını duyup,araştırdığım ve adını bile duymadığımız bu sanatı elimden geldiğince duyurmaya niyet ettiğim Kat'ı Sanatı ile ilgili kitabi bilgileri örnekleri ve adının da çeşitli şekilde yazılıp okunduğunu da Rahmetli Süheyl Ünver Hoca ve Kızı Sayın Gülbün Meseranın ve rahmetli Meliha Altayın Kitaplarından öğrenmiştim.

2000 yılında S.D.Üni. G.S.F Bünyesindeki Geleneksel Türk Sanatları bölümünde misafir öğrenci iken hocam Sayın Hasan Türkmen'in derslerinde görüp ,onun öğrencileri ile beraber uygulamaya başlamıştım.Bu serüvenin son basamağı 4-16 Ocak tarihleri arasında İzmirdeki yoğunlaştırılmış proje ile İzmirde gerçekleşmişti.
Proje kapsamındaki bilgilendirme ve farkındalık yaratma amaçlarımız yoğun ilgi ile karşılanmamızı sağladı.Proje koordinatörü Sayın Zehra Zihnioğlu ve biz projede görevli sanat eğitmenleri katılımcı arkadaşlarla öngördüğümüz ve planladığımız çalışmaları başlattık.

Benimle ilgili bölümün bitmesine yakın katılımcılarımızdan Arzu Elçi,projemizden haberi olan sınıf öğretmeni arkadaşı Göksel Yurtseverin isteği ile onun görevli olduğu BORNOVA HİLAL NECMİYE HÜSNÜ ATABERK İLKÖĞRETİM OKULU
3-D sınıfında konu ile ilgili uygulamalı bir anlatıp yapmak istediğini bildirince çok memnun olduk.
Ağaçların yaşken eğildiği ve temellerin zihne ençok çocuk yaştayken kazındığının bilinciyle sevgili Arzuya biz dönmek zorundayız ama sen lütfen bunu gerçekleştir dedik.

Sınıf öğretmenleri Göksel Yurtsever ile bu hafta karne öncesi gerçekleştirilen faaliyetten bu gün haber aldım

Arzu öğrencilerle çalışma yapmış

onların sevinci



ciddiyeti

coşkusunu yansıtan güzel resimlerini
"Merhabalar
Dün bir ilköğretim okulunda 3.sınıf öğrencilerini kaatı sanatı ile tanıştırdık. Çok eğlenceli bir çalışma oldu, çocukların çok ilgisini çekti. Çalışmanın sonunda çocukların bilgisini yokladığımda beni çok dikkatli dinlediklerini ve kaatı ile ilgili anlattıklarımın ilgilerini çektiğini anladım. Kendi çalışmalarımı örnek olarak gösterdim, uygulamada da iki tane kitap ayracı çalışması yaptık. En çok kuşu sevdiler :). Sizlerle de paylaşmak istedim. Fotoğraflar ekte.
Sevgilerimle
Arzu"
diyerek iletmiş
Ben de mutluluğumu ve emekli İlkokul Öğretmeni Nalan Güler olarak Kaatı Sanatını yeni nesle de ulaştırabildiğimi görmenin hazzını sizlerle paylaşmak istedim.
Sevgili miniklerimiz ,Sevgili Arzu;
sağolun,varolun
sizler sahip çıktıkça milli değerlerimiz milletimiz ve cumhuriyetimiz sonsuza kadar varolacaktır.
Size bu fırsatı veren öğretmeninize yanınızda gördüğüm yetişkinlere ve bu sanatı anlatacağınız herkese sevgiler
kaat'ı yapan minik ellerinizden ,gözlerinizden öpüyorum

2000 yılında S.D.Üni. G.S.F Bünyesindeki Geleneksel Türk Sanatları bölümünde misafir öğrenci iken hocam Sayın Hasan Türkmen'in derslerinde görüp ,onun öğrencileri ile beraber uygulamaya başlamıştım.Bu serüvenin son basamağı 4-16 Ocak tarihleri arasında İzmirdeki yoğunlaştırılmış proje ile İzmirde gerçekleşmişti.
Proje kapsamındaki bilgilendirme ve farkındalık yaratma amaçlarımız yoğun ilgi ile karşılanmamızı sağladı.Proje koordinatörü Sayın Zehra Zihnioğlu ve biz projede görevli sanat eğitmenleri katılımcı arkadaşlarla öngördüğümüz ve planladığımız çalışmaları başlattık.

Benimle ilgili bölümün bitmesine yakın katılımcılarımızdan Arzu Elçi,projemizden haberi olan sınıf öğretmeni arkadaşı Göksel Yurtseverin isteği ile onun görevli olduğu BORNOVA HİLAL NECMİYE HÜSNÜ ATABERK İLKÖĞRETİM OKULU
3-D sınıfında konu ile ilgili uygulamalı bir anlatıp yapmak istediğini bildirince çok memnun olduk.
Ağaçların yaşken eğildiği ve temellerin zihne ençok çocuk yaştayken kazındığının bilinciyle sevgili Arzuya biz dönmek zorundayız ama sen lütfen bunu gerçekleştir dedik.
Sınıf öğretmenleri Göksel Yurtsever ile bu hafta karne öncesi gerçekleştirilen faaliyetten bu gün haber aldım
Arzu öğrencilerle çalışma yapmış
onların sevinci
ciddiyeti
coşkusunu yansıtan güzel resimlerini
"Merhabalar
Dün bir ilköğretim okulunda 3.sınıf öğrencilerini kaatı sanatı ile tanıştırdık. Çok eğlenceli bir çalışma oldu, çocukların çok ilgisini çekti. Çalışmanın sonunda çocukların bilgisini yokladığımda beni çok dikkatli dinlediklerini ve kaatı ile ilgili anlattıklarımın ilgilerini çektiğini anladım. Kendi çalışmalarımı örnek olarak gösterdim, uygulamada da iki tane kitap ayracı çalışması yaptık. En çok kuşu sevdiler :). Sizlerle de paylaşmak istedim. Fotoğraflar ekte.
Sevgilerimle
Arzu"
diyerek iletmiş
Ben de mutluluğumu ve emekli İlkokul Öğretmeni Nalan Güler olarak Kaatı Sanatını yeni nesle de ulaştırabildiğimi görmenin hazzını sizlerle paylaşmak istedim.
Sevgili miniklerimiz ,Sevgili Arzu;
sağolun,varolun
sizler sahip çıktıkça milli değerlerimiz milletimiz ve cumhuriyetimiz sonsuza kadar varolacaktır.
Size bu fırsatı veren öğretmeninize yanınızda gördüğüm yetişkinlere ve bu sanatı anlatacağınız herkese sevgiler
kaat'ı yapan minik ellerinizden ,gözlerinizden öpüyorum
21 Ocak 2010 Perşembe
Dikkat Çarpar
"Göztepe Pazarı Perşembe günleri kurulur, yaz mevsiminin başlangıcı bir Haziran perşembesi annemle pazar alışverişini eda etmek üzere renkli kalabalıkta ilerliyoruz. Annemin boyununda terlemesini engelleyecek pamuklu bir tülbent var, tüm kalabalık ve gürültü bir kenara çekildiler ve kolye tasarımı başladı. Yüreğim her zamanki gibi gümbür gümbür çarpmaya başladı, hep heyecanlanmışımdır o anlarda. Annemin alışverişini tamamlandıktan sonra yemeni satan tezgah aranmaya başladı; sadece iki tezgahta satılıyordu caanım yemeniler....."
Kısa bir zaman önce bizim on marifette bu hikayeyi ve bu yemeni ile yapılmış takı/fuları gördüğümde çarpıldım.Hem vurgunu olduğum yemeniden imal edilmişti hem de inanılmaz derecede hoştu.
Yorumlar yorumları kovaladı ve bu emsalsiz tasarımların sahibi sevgili Mügenin diğer tasarımlarını gördüm ve onu sizlerle paylaşmam gerektiğini düşündüm.
sitesinde dolaştıkça hayranlığıma hafif kıskançlık ta eşlik eder oldu...
Vallaa inanmazsanız gidin bakın
bana hak vereceksiniz.
Sevgili Müge İlhamın ve müşterin bol olsun,güzel eserlerin hakettiği değeri vererek kullanacak zevkli insanları süslesin
19 Ocak 2010 Salı
Kaatıya devam ediyoruz
Bu ara İzmir anılarımı paylaşmamı izlemek zorunda kalacaksınız.Çünkü blogum benim anı defterim,ve bu günleri yadetmek benim için her zaman çok önemli olacak.
Kış ortasında bana ılık iki bahar haftası yaşatan güzel İzmir,güzel İzmirin güler yüzlü sevecen dost insanları ,paylaşmaya daha fazla kişiye hatırlatmayı kendime görev edindiğim müstesna Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ve Kaat'ı...
Bu düzlemde geçen günlerimin müstesna olması nasıl kaçınılmazsa sizin de bunları duyup görmeniz böyle kaçınılmaz
Proje katılımcılarının yanısıra üç müstesna insanla tanıştım.Bunlardan ikisi olan Sn.Muhittin Tamay ve Sn Halûk Kürkçüoğlu nun Ebrû ve Kaatı eserlerini yayımladıkları web sayfalarından tanıyorken Sn Ömer Erkaraman ve Naht Sanatı ile burada tanıştım.
Sanattaki ustalıkları tartışmasız bu üç insanı insan olarak da çok sevdim.Onlarla beraber olmak ve paylaşımlarda bulunmak beni ve diğer proje katılımcılarını çok mutlu etti.
Resimde ön sağda Ömer Erkaraman ,arkada Haluk Kürkçüoğlu ,sol önde Ulviye Kafalı , Zehra Zihnioğlu ve ben
Burada da Halûk Kürkçüoğlu ile arkadaşı Songül Doğan ile beraber sohbet ediyoruz.
Projenin ilk bölümünde ben Kaatı sanatının kökeni ve tarihi ,sanatın uygulamaları ve benim benimsediğim katlı ve renkli tarz ile ilgili çalışmaları yaptık.Ankaradan haftalık geliş gidişlerin zorluğu dolayısıyle yoğunlaştırılmış bir programla haftada altı gün saat 10.00 ile 16.00 arasındaki saatlerde iki hafta çalıştık.
Halûk Bey ile Çarşamba günleri devam edecek çalışmalar içine Türk Süsleme Sanatlarını ahşap ve metal ile yapılan örneklerinin uygulanışı Ömer Bey tarafından haftalık çalışma rutininde sürdürülerek tamamlanacak.
Yarın saat 10.00da bu haftanın çalışmasında gönlüm sevgili arkadaşlarımın yanında olacak.Eğer İzmirde yaşıyorsanız bu keyifli çalışmaları kaçırmayın derim.
Kış ortasında bana ılık iki bahar haftası yaşatan güzel İzmir,güzel İzmirin güler yüzlü sevecen dost insanları ,paylaşmaya daha fazla kişiye hatırlatmayı kendime görev edindiğim müstesna Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ve Kaat'ı...
Bu düzlemde geçen günlerimin müstesna olması nasıl kaçınılmazsa sizin de bunları duyup görmeniz böyle kaçınılmaz
Proje katılımcılarının yanısıra üç müstesna insanla tanıştım.Bunlardan ikisi olan Sn.Muhittin Tamay ve Sn Halûk Kürkçüoğlu nun Ebrû ve Kaatı eserlerini yayımladıkları web sayfalarından tanıyorken Sn Ömer Erkaraman ve Naht Sanatı ile burada tanıştım.
Sanattaki ustalıkları tartışmasız bu üç insanı insan olarak da çok sevdim.Onlarla beraber olmak ve paylaşımlarda bulunmak beni ve diğer proje katılımcılarını çok mutlu etti.
Resimde ön sağda Ömer Erkaraman ,arkada Haluk Kürkçüoğlu ,sol önde Ulviye Kafalı , Zehra Zihnioğlu ve ben
Burada da Halûk Kürkçüoğlu ile arkadaşı Songül Doğan ile beraber sohbet ediyoruz.
Projenin ilk bölümünde ben Kaatı sanatının kökeni ve tarihi ,sanatın uygulamaları ve benim benimsediğim katlı ve renkli tarz ile ilgili çalışmaları yaptık.Ankaradan haftalık geliş gidişlerin zorluğu dolayısıyle yoğunlaştırılmış bir programla haftada altı gün saat 10.00 ile 16.00 arasındaki saatlerde iki hafta çalıştık.
Halûk Bey ile Çarşamba günleri devam edecek çalışmalar içine Türk Süsleme Sanatlarını ahşap ve metal ile yapılan örneklerinin uygulanışı Ömer Bey tarafından haftalık çalışma rutininde sürdürülerek tamamlanacak.
Yarın saat 10.00da bu haftanın çalışmasında gönlüm sevgili arkadaşlarımın yanında olacak.Eğer İzmirde yaşıyorsanız bu keyifli çalışmaları kaçırmayın derim.
18 Ocak 2010 Pazartesi
Zübeyde Hanımı Rahmetle Andık
İzmir günlerimin biri Zübeyde Hanımın ölüm yıldönümüne rastladı.
İnsana kendi annesi/ninesi gibi tatlı bir sevecenlikle bakan ,koşup elini öpüp kucaklama isteği veren bu yüce kadın Atamızın annesi; Karşıyakada Hacı Osman Paşa Camii bahçesinde yatıyordu.
13 Ocakta anma töreni ve mevlidi vardı.
Tam ders saatimle başlayacak tören için arkadaşlarıma telefonla gecikeceğimi haber vererek katılabildim.
Sonuna dek kalıp mevlidi de dinlemek isterdim ama kaat'ı sınıfımda arkadaşlarım bekliyordu.
Fatihamı okuyup bize Cumhuriyetimizi armağan eden Atatürkümüzü doğuran büyük Türk annesine teşekkür ederek ayrılıp sınıfıma döndümse de aklım ruhu için döküleceği bildirilen meşhur İzmir lokmalarında kaldı.
resimlerin üstüne tıklayarak büyütebilirsiniz
14 Ocak 2010 Perşembe
yine yol;eve dogru
YAZIMD GORDUGUNUZ YANLISLARDAN BEN SORUmLU DEGILIM
(Su cumleyi bile 3 kez duzelttim yine yanls)

12 gundur Izmirdeyim,iki konuda fikrim degisti,
ilki laptop sahibi olmaktan vazgectim :)
Resimlerimi bilgilerimi hatta sevgili zuma oyunumu bile kaybettim.
Laptopun asil sahibinin bilgileri de benim dil ve yol bimez acemiligim yuzunden ucup gitti.
Beni msaustupc paklar dedim.
Gellim ikincisine :Gordum ki bazi faaliyetler bana cay ve yemek zamanlarimi unutturacak kadar keyifli olabiliyormus.
Gecen yilki calisma ve oradaki katilimcilarla da calismak da guzeldi.
haftada bir yapigimiz icin daha az yorucuydu.
Ama bu Izmir faaliyeti Kaati sanati ile igili farkindalik olusturmak ,teorik bilgilerin yanisira tekniklerin uygulamasini gormek ve denemek boyutunu da asarak cok ciddi bir egitim haline gelmeye basladi.
Her sabah saat onda sinifa geldigimde arkadaslarin benden once gelip calismaya basladigini goruyorum.Ogle saatinde isten cikip odev gosterip yenisini almak icin ugrayanlar ,bos gunlerinde veya okul cikisi gelip derse katilanlarin yanisira hergun yeni duyup en azindan izleyebilir miyim demek icin ugrayip ertesi gun baslayan katilimcilar var.
Bu gun bile gelenler oldu.
Biz Cumartesi Gunu saat 14.00 icin bilet aldik .12.00 ye kadar derse devam edecegiz.
Projenin ilk bolumune ben KAAT'i SANATI ile ilgili genel bilgileri,kaynaklari gostererek basladim.Daha sonra kesme bicagi ve makasla tanistirdim.Hangisini tercih edeceklerine karar verene kadar denediler.O arada benim benimsedigim tarz ile renkli ve katli kaati teknigini uyguladilar.
Onumuzdeki haftadan itibaren Haluk Kurkcuoglu egitime devam edecek.

Haftada bir gun yapilacak olan calismalarda oyma sanatlarinda ahsap ve metal malzmeyi kullanan metal ve naht (ahsap) oymaci arkadaslar tekniklerni gosteren uygulama ve bilgilendirmeler yapacaklar.
Asagida ise calismayi gosteren gazete haberinigoruyorsunuz.

(Su cumleyi bile 3 kez duzelttim yine yanls)
12 gundur Izmirdeyim,iki konuda fikrim degisti,
ilki laptop sahibi olmaktan vazgectim :)
Resimlerimi bilgilerimi hatta sevgili zuma oyunumu bile kaybettim.
Laptopun asil sahibinin bilgileri de benim dil ve yol bimez acemiligim yuzunden ucup gitti.
Beni msaustupc paklar dedim.
Gellim ikincisine :Gordum ki bazi faaliyetler bana cay ve yemek zamanlarimi unutturacak kadar keyifli olabiliyormus.
Gecen yilki calisma ve oradaki katilimcilarla da calismak da guzeldi.
haftada bir yapigimiz icin daha az yorucuydu.
Ama bu Izmir faaliyeti Kaati sanati ile igili farkindalik olusturmak ,teorik bilgilerin yanisira tekniklerin uygulamasini gormek ve denemek boyutunu da asarak cok ciddi bir egitim haline gelmeye basladi.
Her sabah saat onda sinifa geldigimde arkadaslarin benden once gelip calismaya basladigini goruyorum.Ogle saatinde isten cikip odev gosterip yenisini almak icin ugrayanlar ,bos gunlerinde veya okul cikisi gelip derse katilanlarin yanisira hergun yeni duyup en azindan izleyebilir miyim demek icin ugrayip ertesi gun baslayan katilimcilar var.
Bu gun bile gelenler oldu.
Biz Cumartesi Gunu saat 14.00 icin bilet aldik .12.00 ye kadar derse devam edecegiz.
Projenin ilk bolumune ben KAAT'i SANATI ile ilgili genel bilgileri,kaynaklari gostererek basladim.Daha sonra kesme bicagi ve makasla tanistirdim.Hangisini tercih edeceklerine karar verene kadar denediler.O arada benim benimsedigim tarz ile renkli ve katli kaati teknigini uyguladilar.
Onumuzdeki haftadan itibaren Haluk Kurkcuoglu egitime devam edecek.

Haftada bir gun yapilacak olan calismalarda oyma sanatlarinda ahsap ve metal malzmeyi kullanan metal ve naht (ahsap) oymaci arkadaslar tekniklerni gosteren uygulama ve bilgilendirmeler yapacaklar.
Asagida ise calismayi gosteren gazete haberinigoruyorsunuz.

11 Ocak 2010 Pazartesi
12 Ocak 2010 Sali gunu SKY tv deyiz
Gördüğünüz gibi nesemiz bol ve yapmacik degil, keyfimiz son derece yerinde.
.
Kati'sanati (kaat'i) ile ilgili farkindaligi artırmak adina yola ciktgimiz projede katilimcilarimiz ari gibi calisiyorlar ve agustos böceği misali de neseliler.
Bizler de örnekler göstererek, KAYNAKLARI paylasarak, tekniği uygulayip uygulatarak KAATI Sanatini daha genis kitlelere duyuruyoruz.
Karşıyaka Belediyesi bu anlamda bizi her yere astigi buyukboy afislerle gazete ve televizyon programlarinda duyurmaya devam ediyor.
12Ocak 201o Sali günü saat14.00-15.00arasi SKY Tvde canli Yayına KAT'I SANATI ile ilgili bilgi ve uygulamalar yapacagiz.Katli uygulamaları ben; duz oymalari ise Haluk Kürkçüoğlu uygulayacagiz.
6 Ocak 2010 Çarşamba
Kocamin Coğrafya Ogretmeni Benim Ogrencim Oldu
Bazı tesadufler yaşar ve dünya ne kadar kucukmus deriz.Bu kez de öyle oldu.Katilimcilarimizdan biri olan Dinçer Beyin emekli asker olduğunu ogrenince sinifini sordum.Zehra Hanım; kuzeni Dinçer Ozyunlu beyin Jandarma olduğunu ve askeri öğretmen olduğunu söyleyince Esimin Hocasi olabilecegi aklinma geldi. Ertesi sabah ders baslayinca sordum o da Mahmut Güler adını hatirladi, Esimin öğretmeni olduğunu söyledi.
Gercekten dunya kucuktu; 1968de mezun, 1993te Emekli olan Esimin askeri Okuldaki Coğrafya Öğretmeni Dinçer Hoca yıllar sonra benim sinifimda kaati katilimcilarindan biriydi.Bu cok guzel tesadufe hep birlikte gulduk.
Dinçer Bey bir süre sonra ebru kurslarina gidip güzel ebrular yapmis.Bunlardan Bazılarını kursta kullanilmak uzere Arkadaslariyla paylasti.
Calismamizin ikinci günü sabahinda Dinçer beyi ilk Çalışması ile gormekteyiz.
Sınıfımızın nazar boncuklari olan Dinçer, İlhan ve Yunus Beyler esprili halleri ve güler yüzleri ile çok keyifli olan ortamimizi daha da neselendiriyorlar.
Bu gün Üçüncü gündü. Bu gunun anilarini ancak bir sonraki yazıda yayimlayabilecegim
Gercekten dunya kucuktu; 1968de mezun, 1993te Emekli olan Esimin askeri Okuldaki Coğrafya Öğretmeni Dinçer Hoca yıllar sonra benim sinifimda kaati katilimcilarindan biriydi.Bu cok guzel tesadufe hep birlikte gulduk.
Dinçer Bey bir süre sonra ebru kurslarina gidip güzel ebrular yapmis.Bunlardan Bazılarını kursta kullanilmak uzere Arkadaslariyla paylasti.
Calismamizin ikinci günü sabahinda Dinçer beyi ilk Çalışması ile gormekteyiz.
Sınıfımızın nazar boncuklari olan Dinçer, İlhan ve Yunus Beyler esprili halleri ve güler yüzleri ile çok keyifli olan ortamimizi daha da neselendiriyorlar.
Bu gün Üçüncü gündü. Bu gunun anilarini ancak bir sonraki yazıda yayimlayabilecegim
5 Ocak 2010 Salı
Izmirde Kaati Projemize Basladik
Yagmurlu ve soguk Ankarayi birakip Güneşli yesil Izmire geldim.Yol boyu yagisli bir hava vardi.Yol arkadasim Fen Bilgisi Öğretmeni Adayı Öznur ile sohbet ettik '2 filmi beraber izledik ve Izmire vardık.
Pazartesi sabahı Proje Koordinatörü ve Eğitmen Zehra Zihnioğlu Hanimla beraber Karşıyaka Belediyesi Çarşı Sanat Galerisi binasinda bize ayrılan salonda kaati sanatini merak eden katilimcilarimiz icin hazirlandik.
10,00 salonun yarisi dolmustu baslayacagimiz saat anda ise yanimizda elli kaati Meraklısı vardı olmadan.
Tahmin edeceğiniz gibi Zehra Hanım ve ben Katılımcıların ilgi ve sayisindan dolayi sevindik.
Sunumları yapip tanistiktan hemen sonra Ankaradan gelis gidisleri biraz hafifletmek icin yogunlatirilmis programı uygulamayi kararlastirdik.
Iki hafta Izmirliyiz.Sabah saat 10,00-16,00 arası ve cumartesi ogleye kadar calisacagiz.
Kararı alıp cayimizi ictikten sonra hemen vazoda cicekler deseni ile çalışmaya basladik.
Yerimizin carsi icinde olmasi hem eksik hemmen malzemeleri temin etmek anlamında isimizi cok hizlandirdi.
Katilimcilarimiz çok istekli ve hizliydilar hemen deseni kopyalayıp kagida aktarmaya başladılar.
Onlar oymaya, kesmeye yani kat etmeye oyle istekliydiler ki ...
Ogle arası verdigimizde bile çalışmaya devam etmek istediler.
Fotolarda görüldüğü gibi öyle Keyifle basladik ki pek çok resim ve yazılacak pek çok şey birikti.Daha fazla resim ve ayrintiyi kaatisanati.blogspot. Com da görebilirsiniz.
Pazartesi sabahı Proje Koordinatörü ve Eğitmen Zehra Zihnioğlu Hanimla beraber Karşıyaka Belediyesi Çarşı Sanat Galerisi binasinda bize ayrılan salonda kaati sanatini merak eden katilimcilarimiz icin hazirlandik.
10,00 salonun yarisi dolmustu baslayacagimiz saat anda ise yanimizda elli kaati Meraklısı vardı olmadan.
Tahmin edeceğiniz gibi Zehra Hanım ve ben Katılımcıların ilgi ve sayisindan dolayi sevindik.
Sunumları yapip tanistiktan hemen sonra Ankaradan gelis gidisleri biraz hafifletmek icin yogunlatirilmis programı uygulamayi kararlastirdik.
Iki hafta Izmirliyiz.Sabah saat 10,00-16,00 arası ve cumartesi ogleye kadar calisacagiz.
Kararı alıp cayimizi ictikten sonra hemen vazoda cicekler deseni ile çalışmaya basladik.
Yerimizin carsi icinde olmasi hem eksik hemmen malzemeleri temin etmek anlamında isimizi cok hizlandirdi.
Katilimcilarimiz çok istekli ve hizliydilar hemen deseni kopyalayıp kagida aktarmaya başladılar.
Onlar oymaya, kesmeye yani kat etmeye oyle istekliydiler ki ...
Ogle arası verdigimizde bile çalışmaya devam etmek istediler.
Fotolarda görüldüğü gibi öyle Keyifle basladik ki pek çok resim ve yazılacak pek çok şey birikti.Daha fazla resim ve ayrintiyi kaatisanati.blogspot. Com da görebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


