31 Mart 2010 Çarşamba

İNSAN HER YERDE İNSAN


Ross mağazasının kapısında gitar çalan bu hırpani adamı ilk gördüğümde onun homeless diye adlandırdıkları evsizlerden olduğunu anladım.
Onlardan farkı elindeki gitarla performas sergiliyordu.Sonraki günlerde ellerinde gitar metodları olan gençlerle derin sohbetler yaptığına şahit olmuştum.
Her neyse lafı sündürmeyeyim...Los Angelese henüz gitmiştim.Dil ve yol bilmiyorum,torun efendi ayakkabılarımı eline alıp kapının yanında dikiliyor bana hadi hadi diyerek gezdirilmek istediğini anlatıyordu.
Daha 3 ay yatması gereken kızımın tarifiyle evden çıkıp Ross Mağazasına yollandık.

Kapıda resimdeki arkadaş oturup gitar tıngırdatıyordu.Bizi görünce birşeyler söyledi
ben
-no ingiliş dedim yoluma devam ediyordum ki...
-no ,no, no dediğini duyup durdum
-no diyordu ve bana tane tane eli ile de işaretler yaparak soruyordu
-beybi mama...
avuçlarını yukarı doğru açarak bebeğin annesi nasıl diye ne sorduğunu anlatıyordu...
İlgisiz tavrım anında kayboldu.Adam torunumu tanıyor kazayı ve kızımın maluliyetini biliyor ve kızımın nasıl olduğunu soruyordu.
Nasıl duygulandığımı tahmin edersiniz...
Daha sonraları kızımı tekerlekli iskemlesiyle gördüğünde sevinen bu evsiz dost yine kızımı yürüyerek Rossa geldiğini gördüğünde büyük bir neşe ile tezahürat yapmıştı.
L.A.dan ayrılışımız çok acele olduğu için oradaki son günlerde onu görememiş ve vedalaşamamıştım.
Kızım 5 ay Ankarada kalıp tekrar L.A.a döndüğünde ise telefonda
-anne bizim homles seni sordu dediğinde hiç şaşırmadım...
Onu her görüşümde çok zeki,yetenekli olduğu belli olan bu adamın neden bunu seçtiğini düşündüğümde onun HİÇ olduğunu ve artık başka bir şeye ihtiyaç duymadığını farkettim.
HİÇ olmayı anlatan o güzel hikayeyi hatırladım

Siz de hatırlayın diye nette bulduğum öyküyü kopyaladım

"HİÇ OLMAK

Devrin valisi emrindeki yöneticiler ile atinin üstünde satafat içinde girer sehre...
Yol kenarlarinda insanlar iki büklüm el pençe divan
selamlarlar...valiyi...
Bütün bu satafatli itaat gösterileri arasinda valinin gözleri, bir sokagin kösesinde yere çökmüs olan ve etrafindaki
hiçbirsey ile ilgilenmeyen bir adama takilir...
Perisan kilikli, saçi sakalina karismis bu adamin oldugu yere sürer atini vali...
Atinin üstünden inmeden, vakur ve sert bir ses tonu ile bagirir adama,
"Behey adam, herkes benim sehre gelisimi el pençe karsilarken sen
kimsin ki yerinden bile kipirdamiyorsun? "
Perisan kilikli adam istifini hiç bozmadan, sakallarinin ve uzun
saçlarinin arasindan belli belirsiz gözüken gözlerini valiye çevirerek :
"Ben hiçim" der...
Vali daha da hiddetlenir,
"Ne demek hiç, senin bir adin, sanin ünvanin yok mu bre adam" der...
"Senin var mi? "
der bu kez adam...
Vali iyice sasirir ama cevaplar, gafil adam, nasil anlamazsin, ben
valiyim der.
Adam ayni ses tonu ile sorar yine...
sonra ne olacan
Sadrazam olacagim." der vali...
"Peki daha sonra?"
"Padisah olacagim..."
"Peki ya daha sonra?"
Kisa bir an duraksar vali ve;
"Hiç" der... ve perisan kilikli adam;
Gördün mü? Sen daha o kadar yol asacaksin hiç olmak için, oysa ki ben simdiden hiçim. der.."
Öyküyü hatırladınız
şimdi de düşünelim bereber...
Çevremizde gerçekten HİÇliğe ulaşmış ama "evlad-ı ıyal "yüzünden kendini hiçliğin koynuna bırakamayan HİÇ ler
ve debdebe ,şaşaa içinde yüzen elbisesini değeri kendinin değerine beş basan gerçek ,öz hakiki hiç ler...
Acaba ABD de hommlesslere çok sık raslamanın sebebi ne ola?

24 Mart 2010 Çarşamba

Eskileri karıştırdım

Lavanta torbası dikecektim.Nette araştırırken bu cicilerimi buldum.Birdaha paylaşayım dedim On marifette yayımlayıp yazmıştım
Çok işlevli olduğunu düşündüğüm bu sıcak su torbası, lavanta yastığı kılıfı, biberon ve emzik taşıyıcısı olan marifetli aslan kardeşi torunu beklerken yapmıştım.Maşallah gazlı,tuzlu bir bebek olmadığı için pek kullanmadık...işe yarasın dedim ve sizinle paylaşmak istedim .

Bu inekceğiz de tıpkı burada yazdığım gibi
benim " eee daha ne olsun" işlerimden biri.
1-Gördüğünüz gibi bebeğinizin emziğini biberonunu taşıyor,
2-Yandaki fermuarını açıp içine sıcaksu torbasını veya mikrodalgada ısıttığınız lavanta torbasını koyduğunuzda gaz sancılarıa karşı bebeği ısıtarak yardımcı oluyor.
3-Boş zamanlarında ise oyuncak olarak hizmet veriyor.
eee daha ne olsun değil mi ama

23 Mart 2010 Salı

Namık Oğlan ile Namıka Kız


Her akşam skype den görüşüyoruz.
Karşılıklı birbirimizi özendiriyoruz.
Ertuğrul bize tropkal meyveler göstererk beslenirken ben de ona yeni diktiğim bebeklerden birini gösterdim.

O da gidip Namıkı getirdi .
Karşılıklı bebek oynattık durduk

22 Mart 2010 Pazartesi

Güzel bir şeyler oluyor


Bu güzel çiçeği ve daha pek çok çeşidini sevgili "Edamame Prensesi"yaptı.
Blogger arkadaşlarımdan biri olan ve Miamide yaşayan marifetli bir Türk kızı ,
Tsumami Kanzashi adı ile anılan teknikle çiçekler yapıyor.Ben onu ve çiçeklerini blog aleminden tanımıştım.
Çiçekleri yaparken Çin ve Japon malı ipekleri kolalayarak kullandığın ve ellerindeki karpal tunel sendromu yüzünden de çok zevkle yaptığı bu iş yüzünden sıkıntı çektiğini biliyordum.
Geçen ay kızım Amerikaya gitmeye hazırlanırken AKM deki fuarda Ödemiş ipeklerini görünce sert ve kolalı görünümdeki Ödemiş İpeğini kolalamadan kullanabilir diye düşündüm.Hemen biraz kumaş alıp kızımın bavuluna koydum.Sonra da onu oradan postalayarak eline ulaştırmasını istedim.
Sürprizim arkadaşımı sevindirmişti.
Benden ipek hakkında bilgi isteyip Türk ipeği ile Japon sanatını birleştireceğini söyleyince google amcaya danışayım dedim ve Ödemiş İpeği yazıp tıkladım.
Karşıma Gülipek adlı şirketin sitesi çıktı.
Baktım,çok ayrıntıve örnek göremedim.İletişim sayfasını kullanarak durumu özetle anlatıp ABD ye ipeğimizi tanıtma fırsatı bulabileceğimizden sözederekarkadaşımı ve çiçeklerini anlattım.
Yarım saat sonra telefonum çaldı.Gülipekten arandım.
Elbaki Bey ile tanışıp görüştüm.
Bana Nalan Hocam diyor ve bu konuda ne yapabiliriz diye soruyordu.





Dün de bana bu örnekleri yollamış.
Hepsi birbirinden güzel ürünlerin örnekleri gözlerimi kamaştırdı.
Onları Amerikaya göndermeden önce sizin de görmenizi istedim.
Kumaş örnekleri kadar ,mailime hemen yanıt verip konuyla samimiyetle ilgilenen Elbaki Beyin davranışı da beni çok sevindirdi.
Kimbilir belki de buradan bir çıkış yakalanıp kumaşlarımıza okyanus ötesinde bir pazar oluşması,na vesile oluruz.
gochemoche'nin çiçekleri zaten Etsy yoluyla dünyayda dolaşıyor.

İtiraf etmeliyim ki gazetemin pazar ekinde blog olgusundan sözedildiğini öğrendiğim anda duyduğum blogculuğa başlamak arzusu duydum.Amacım icra etmeye çalıştığım KAAT'I SANATInın adını haddim olmayarak duyurmaya çalışmak için bu olguyu kullanmaktı.
Zira para ödeyerek hazırlattığım sayfamı bu amçla kullanmayı beceremediğim için amacımı gerçekleştiremeden sayfamdan vazgeçmiştim.
Bu yüzden önce blogcuda blog yazmayı resimlemeyi ve yönetmeyi öğrenip sıra Kaatıya gelsin derken blog dünyasının güzelliklerini farketmiş payıma düşenden fazlasını hakettiğimden çoğunu elde etmiştim.
Bunların içinde ilk sırayı DOSTLUK aldı.
Sanal başlayıp gerçekleşen bir sürü dostum oldu.
Bir çok kızım,oğlum,arkadaşım ,kardeşim ....
Sevgili Haykırış Ağabey de bunlardan biri.
Blog dünyasından beğendiği izlediği bloglara verdiği değeri kişisel birer ödülle taçlandırarak beni ve birçok arkadaşımızı onurlandırmış.
Kendisine buradan teşekkürlerim ve saygilarımı yollayıp bu ödüle layık olmaya çalışacağımı samimiyetle ifade etmek istiyorum.
Allah sana uzun ve sağlıklı ömür versin ağabey;sen de bize hergün yaz.Okuyalım,tecrübeli olgun kişiliğinin yönlendirmelerinden ziyadesiyle yararlanalım inşaallah

21 Mart 2010 Pazar

Öksürüğü kesmek için

Yine birşeyler yapmaktan yazamadığımdan daha doğrusu kameranın pil şarjı aleti ve ara kablosunu bulamadığımdan resimleyip yüklemeyi başaramadığımdan yine bir sağlık maili paylaşacağım.
Gönderenlere teşekkürlerimle,uygulayanlara sonuç bildirme ricasıyla...

internetten geldiğini,uygulayana karşı sorumluluk taşıyamayacağımı hatırlatırım

ÖKSÜRÜK İÇİN

vicks yerine,china oil da olabilir :-)

Bir eczacidan gelen bu maili sizinle paylasmak istedim.

Ayak tabanlarimizin yagi emen ozel bir yapisi vardir. Bu nedenle eger tabaniniza ornegin sarmisak surerseniz yaklasik 20 dakika sonra tadini agzinizda alirsiniz. Bunu bulan bilim adamlari nedenini bilmiyor henuz ama bu etki bize bir tedavi olarak geri donuyor.

Ozellikle cocuklarda (ve tabi buyuklerde) gece uyutmayan siddetli oksuruk durumunda ayak tabaniniza guzelce Vicks merhem surun ve kalin bir corap giyin. Bes dakika icinde oksurugun kendiliginden gectigini goreceksiniz. Her zaman %100 calisir ve cocuklara agir oksuruk ilaclari vermekten daha etkilidir.

Denemesi bedava..

19 Mart 2010 Cuma

Yanıklara yumurta akı

Sevgili Suzan Hanım Los Angelesten bu maili paylaşmış.
Bana da size duyurmak kaldı.
Bazen maille gelen konuları üstünde düşünmeden
bloga almak elimde patlıyabiliyor.
Kimyasal bir madde içermediğine göre bu en azından doktora gidene kadar acıyı azaltacak bir yöntem olabilir.
YUMURTA AKI....


Hiçbir zaman gerek duymamayı dileyelim ama gerektiğinde...

Yumurta akı kullanılarak yanıklar basit ve etkin biçimde tedavi edilebilir.


Bu yöntem itfaiyecilerin eğitimi sırasında ders olarak verilmiştir


Bir yanık meydana geldiğinde, kapsadığı alan ne olursa olsun ilk yardım, etkilenen alanı sıcaklık azalıncaya ve deri tabakalarını yakmayı bırakıncaya kadar soğuk suyun altına tutmak ve sonrasında bu bölgeye yumurta akı uygulamaktan oluşmaktadır.


Bir kimsenin elinin büyük bir kısmı kaynar su ile yandığında, duyduğu büyük acıya rağmen elini soğuk su musluğunun altına tutmuş ve sonrasında 2 yumurta kırmış, aklarını ayırmış ve çırpmış ve elini içine daldırmıştır.


Eli o denli yanmış durumdadır ki yumurta akı uygulanır uygulanmaz derisi kurumuş ve yumurta akı bir film tabakası oluşturmuştur.


Daha sonra bu kişi yumurta akının doğal bir kollajen (bir tür albüminoid) olduğunu öğrenmiş ve en az bir saat boyunca eline tabaka üzerine tabaka gelecek şekilde yumurta akı uygulamıştır. Öğleden sonra hiçbir acı duymaz olmuştur. Ertesi sabah yanık bölgesinde nerdeyse belirsiz bir kırmızımsı leke kalmıştır. Elinde sürekli ve feci görünüşlü bir yara izi kalacağını düşünürken 10 gün sonra geride hiçbir yanık izi kalmamış ve hatta deri eski normal rengine yeniden kavuşmuştur!


Yanan bölge yumurta akında mevcut ve aslında vitamin dolu bir plasenta (etene) olan kollajen sayesinde tamamen yenilenmiştir.

16 Mart 2010 Salı

Kalemine sağlık Yılmaz Özdil

(YORUM SİZE KALDI)

YILMAZ ÖZDiL

Utanmaz Adam vardı...

Efsane Gırgır’ın efsane tipi.
Şerefsizin önde gideniydi...
Adı “Şeref”ti.
*
Oku oku, doyamazdık.
*
Ceyar çıktı sonra...
Karaktersiz karakter.
Haysiyetsizliğin bini bi para.
Kimi kayınbiraderle yatıyor.
Kimi enişteyi kazıklıyor.
Anında... Edirne’den Ardahan’a herkes tabelasını değiştirdi, “Dallas kafe, Dallas kuaför, Dallas market” yaptı.
*
Mükremin Çıtır.
Tirbişon.
Magandanın Feriştah’ı...
İzlenme rekoru kırdı.
*
Halkımızdan en çok “esemes” alan, gelin oldu; damadı alkol komasından ölü buldular, kaynana’yı “şehit anası” ilan ettiler... O kadar şarkı yarışması yapıldı, en çok kim sevildi? Esrarla yakalanan Bayhan! Dizide anne rolünü canlandıran çocuksuz kadın, yılın annesi... Çikita
muz ve nane nane’yle patlama yapan Ajdar, makine mühendisi iyi mi!
*
Polat Alemdar...
Ailemizin katili.
Geçenlerde bardan çıktı, polis evine kadar eskortluk yaptı. Ahali, mahkemelerle papaz oluyor, evladına illa Memati adını koyabilmek için... Üniversitede konferans verdiler, inim inim inledi salon, “Türkiye sizinle gurur duyuyor” diye.
*
Behlül’e herkes hasta, adam yengesini düdüklüyor. Bir hafta anons yapıldı, “Bihter’e kocası tecavüz edecek” diye, uzağa gitmeyeyim, benim valide bile misafirlikleri iptal etti, tecavüz sahnesini kaçırmamak için... Küçük Kadınlar’da kızlar Allah ne verdiyse... Hanımın Çiftliği, Dallas’ın Adana’da geçeni... Yaprak Dökümü’nde bir zilli gelin var, sanırım finalde kayınpeder Ali Rıza Bey’le yatacak. Damat desen, dizi dizi, sülaleyi dizdi.
*
(Televizyonların ahlakını filan denetleyen RTÜK eski Başkanı’nın kumarhane başkenti Las Vegas’ta Porno Fuarı’nda yakalandığı haberi çıktı bu arada... Eminim yalandır.)
*
Her kıstırdığını yalan dolan yatağa atan, genç kızların rüyası zetina dikiş makinesi değil miydi, Issız Adam? Organize İşler, alayı oto hırsızı... Yahşi Batı’da Cem Yılmaz, bildiğin dolandırıcı.
*
Sporcularla ilgili belgesel yap mesela, kimse seyretmez... Pascal Nouma sahanın ortasında şortunu indirdi, televizyon yıldızı oldu, reklamı bile yapıldı.
*
Recep İvedik?
Öküzün önde gideni.
Gişe rekortmeni.
*
Uzatmayayım...
Sabahtan beri telefonlarımız susmuyor, “Neden Mehmet Ali Ağca’yı o kadar gösteriyorsunuz, göstermeyin”
diye... Onu göstermeyelim de, kimi gösterelim şekerim?
1920 ATATURK'UN KONUSMASI :

“... Silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzetinefsini yok etmeye gayret ettiler. Ordumuzu tamamen lağvederek milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar. Herhalde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayını mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller ve müşkülat kalmaz.”

31 Temmuz 1920’de Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde subaylara hitaben,

Mustafa Kemal Atatürk

8 Mart 2010 Pazartesi

BiZ KADINLARI Hiç SEVMEDiK!

Bu gün Kadınlar Günü
Öncelikle günümüzü kutluyorum
Sevgili Ayşegül'ün bana yönlendirdiği maili sizle paylaşırken ona ve Dr. Eray AYBAR'a teşekkür ederim


BiZ KADINLARI Hiç SEVMEDiK!


Saçlarını sevdik hele birde sarışınsa daha çok sevdik...
Ağızlarını sevdik hele birde şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik...
Göğüslerini sevdik...
Bacaklarını sevdik hele birde sütun gibiyse bayıldık...
Kalçalarını sevdik...

Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...
Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"...
Her yerlerine iyice ve dikkatle! Baktık...
Pekiyi görememiş olacağız ki bir daha baktık...
Bir daha ve bir daha...

Kadınların her yerlerine baktık ama GÖZLERİNE ya hiç bakmadık
ya da baktığımızda çok GEÇ olmuştu...
Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk...
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu..

Eh yozlaşan toplum ve geç gelen adalet olunca da 13-14 yaşındaki ÇOCUKLARA bile dokunmaya başladık!
SAPIK damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı
çünkü SAPIK diye haykıran ne kadar azdı! Kimimiz "araştırmacı" oldu icraata geçemedi!
Onlar CD ve DVD ler ile idare etti! Hatta SAPIKLARA tepki bile gösterdi...
ya onlar ne yaptı? Gerçek dünyada namuslu olanlar sanal dünyada bu çocukları aradı...
Aradı. .ve hep buldu!

Kadınlara "dokunmada" dünya sıralamasında üst yerlere geldik...
2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici".
% 40 ını SÜREKLİ DÖVDÜK...
%45 ine DUYGUSAL ŞİDDET uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)...
%16 sına ZORLA SAHİP OLDUK...
ve olmaya devam ediyoruz...

Tüm bunlara maruz kalan HER 3 kadından biri İNTİHARA kalkıştı
Ama biz hiç oralı olmadık...(bize ne değil mi?
Fener ya da CimBom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)
% 9 una daha MASUM BİRER ÇOCUKKEN bile dokunduk...
Ama hep SUSTULAR... çünkü konuşsalar kimse inanmazdı...
" kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu AMCAN ya da KOMŞUN" bu da sana DERS olsun"
Ama bu DERS o kadar acıdır ki biz ERKEKLER bilemeyiz...

Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda KADIN DÖVÜLÜR" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik...

İSLAMİ ÖĞRETİ yalanları ile KADINLARI ve KIZLARI bizlerin KÖLESİ yapmaya başladık
Ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı...

Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! % 51 i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor
Artık...%36 sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış...
Ya da inanmak zorunda kalmış...
% 52 si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş... ya da unutturulmuş. ..
% 49 u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş...

Kabul edelim biz kadınları KULLANMAYI çok sevdik...
Evde,işte,siyasette,okulda kısacası her yerde...
Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep...
Onlardan VİTRİN yaptık...İMAJ yaptık...başörtülü,normal türbanlı,modern türbanlı ve türbansız....
Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep KADINLARDI..koşturan ve çabalayan hep KADINLARDI..

Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp KARANFİLLER attık üzerlerine
Ve iki lafın birinde anam,bacım edebiyatı yaptık....ama "ANANI DA AL GİT" demek bize daha çok yakıştı!
"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük... ama
ANALARI hep ayaklarımız altında ÇİĞNEDİK... EZDİK. ..TEPİKLEDİK...
14 şubat sevgililer günü ya da Anneler Gününde bir kaç saat ara verdik! Ama sonra....
Yine ezmeye devam ettik... İş verirken bile onları hep düşündük!
İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile BAYAN ELEMAN ARANIYOR ilanı vermeyi çok sevdik...

2009 Türkiyesinde KADIN olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz...
Çünkü artık KONUŞMUYORLAR. ...KONUŞAMIYORLAR... KONUŞTURULMUYORLAR...
islam dinini sömüren ve kullanan KARANLIK ZİHNİYET kendi kadınlarını yetiştiriyor. ..
Susan,itaat eden ve kaybolmuş kadınlar...kızlar. ..hatta çocuklar..
Arada VİZYON ya da İMAJ için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz..
Onlarda biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş...

Bu ülkenin kurucusu ATATÜRK 1930 lu yıllarda
Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği HAKLARI verdiğinde umutlanmıştık.
Çünkü o ATATÜRKTÜ...
Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı
Ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmadı...
İhanet etmedi... Ama BİZ ihanet ettik! Türkiye Nereye Gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine...

Cevap ne kadarda açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle KARANLIĞA gidiyor...
Hatta KOŞUYOR... Çünkü YARATILMIŞLARIN YARISI olan KADIN YOK OLUYOR!
Benim anam, bacım, sevgilim, kızım YOK OLUYOR.
Kadını YOK OLAN ülkenin gideceği yol bellidir...KARANLIK ve ONURSUZ bir gelecek....
Bu işi PLANLI yürütenler İSLAMİ motifler ya da örnekler ile KADININ İKİNCİ SINIF KONUMA gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. ..Bu işe KURANI KERİMİ ortak koşmaları ne acı...
Mesela miras hukuku...erkek çocuğa 2 pay..kız çocuğa 1 pay...
Ya da kadının erkeğe İTAAT etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler...
Belli ki burada büyük bir istismar var...
Çünkü tüm alemi yaratan ALLAHIN kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz...
Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar KADINI ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama Biz hiç sevmedik...

Şunu o kalın kafanıza sokun....

KADIN=ERKEK. ...
ERKEK=KADIN dır...
Bazı konularda kadın bazı konularda erkek ÜSTÜN olabilir...
Ama tüm bu zayıf ve üstün yönleri bir arada düşündüğünüzde tek bir gerçek var;

KADIN=ERKEK. ...
ERKEK=KADIN. ...
Bu GERÇEĞİ kabul etmemek bize her zaman kaybettirecek ve kaybettiriyor. .

8 MART KADINLAR GÜNÜYMÜŞ !
KADINI olmayan ülkenin kadınlar günü olmaz...Kutlanmaz.
Burada yazılanlar size ters geldi ise vah benim ülkeme...
Çünkü "sizler" sayesinde sonumuz gelecek.

Türkiye Ne zaman kurtulur?

Ülkenin üniter, ulus ve LAİK devlet yapısına inanan ve SAHİP çıkan 550 milletvekilinin YARISI ÇAĞDAŞ TÜRK kadını olduğu zaman bu ülke KURTULUR.Yani 550 vekilin yarısının KADIN olmasını isteyen MİLLİ İRADE..seçmen. .
oy kullanan..sen ve ben. Buna karşı çıkanlar o KALIN KAFALARINA soksunlar bu gerçeği.

Türk Kadını benim diğer yarımdır ve ben TAM olmak istiyorum...
Çünkü onlara İHANET EDEMEM...
Tüm bunlara yürekten inanmıyorsanız lütfen "sözde" sevdiğim kadın dediğiniz kadına "SENİ SEVİYORUM" demeyin...
Çünkü çok komik ve acınası oluyorsunuz. ...
LÜTFEN artık kadınların GÖZLERİNE ve BEYİNLERİNE bakmaya başlayın...
Türk Kadını ve erkeğinin daha aydınlık günlerde yaşaması dileklerim ile arz ederim.

Dr. Eray AYBAR

2 Mart 2010 Salı

KISA BIR ARA

ARKADASLAR BANA MUSADE KISA BIR ARA VERIYORUM SUAN ISTANBULDAYIM BULUNDUGUM YERDE INTERNET BAGLANTISI YOK BIR KACGUN INTERNETSIZ HAYAT NASILMIS ONU DENEYECEGIM DONUSTE ILK YAZI OLARAK KIZIMLA TORUNUMUN ACALYA VE DANTEYLE OLAN BLUSMALARINI YAZACAGIM.