28 Haziran 2011 Salı
23 Haziran 2011 Perşembe
Dizüstü bilgisayarlarınız için destek projesi
Dizüstü bilgisayarlar için bir proje başlatan netbul grubunun bu projesini duyurmak istiyorum.
Çalışmalarının samimi ve güvenilir olduğunu düşündüğümü belirterek dizüstü bilgisayar kullanan dostlarım; faydalanmanız arzusuyla paylaşıyorum.
''Sayın Grup Üyeleri,
Çalışmalarının samimi ve güvenilir olduğunu düşündüğümü belirterek dizüstü bilgisayar kullanan dostlarım; faydalanmanız arzusuyla paylaşıyorum.
''Sayın Grup Üyeleri,
Bir Asker AVŞAR projesi olan Dizustuforum.Com sitemiz, yayına başlamıştır.
Dizustuforum.com sitemiz, dünyadaki herkese, ama en çok da Türkçe yazan, Türkçe kullanan herkese hizmet edecektir.
Dizustuforum.Com sitemizi hazırlayan ekipten olarak, aşağıdaki faydaları sağlayacağımızı, herkesle paylaşmak isitiyoruz...
Binlerce, belki onbinlerce atıl duran dizüstü bilgisayarları, kullanmak için gereken teknik bilgi, teknik yardım, sürücü desteği, çözüm önerileri ile ülkemizi bir alanda daha çöplük olmaktan kurtarmış olacağız...
Sürücü aramakla geçen uzun ve yorucu zaman kaybına, elektrik ve sosyal enerji kaybına son vermiş ve ilk elden sürücü, çözüm önerileri ve teknik yardım sunarak, bu konuda da yıllık bazda belki milyonlarca iş günü kazanılmasına yardımcı olmuş olacağız.
Bilgi paylaşımı ile, ülkemize gereksiz ve sorunlu marka ve modellerin getirilip satılmasına mani olmuş olacağız. Bu da direkt ve dolaylı ithalatın önüne geçmek ve ülkemizin ulusal gelirini ve zenginliğini korumak olacaktır.
------------------------------ ----------------------
------------------------------
Lütfen bu ve benzeri binlerce güzel projeyi destekleyin, içinde olun.
Bizler, sizden para pul istemiyoruz. Sadece bizi duyurun, Sitemiz reklam almıyor. Ticari değiliz. Arkamızda, bu ülkenin her bölgesinden beyni ve yüreği güzel arkadaşlarımız var sadece.
Sizden gelecek destek, sitemizi duyurun, bu yazıları paylaşın çevrenizle ve sitemize üye olun.
Ve en önemli destek de, ülkemizde hangi marka ve modellerin daha çok kullanımda olduğunu bilirsek, o marka ların sürücü dosyalarını öncelikle temin etmemize yardım etmiş olursunuz.
Sizden ricamız, www.dizustuforum.com sitemize üye olun. Kullandığınız ve çevrenizdeki dizüstü bilgisayarların MARKA ve MODEL bilgisini (dizüstü bilgisayarların altında yazıyor bu bilgiler genellikle) bize yazın gönderin.
Destekleriniz için, teşekkür ederiz.
Saygılarımla
Gülcihan AVŞAR''
__._
15 Haziran 2011 Çarşamba
Dünyadan Bir Güzel İnsan Daha Geçti
Sibiryadan Altınay, telefonda bana bu güne kadar neden haber vermediniz hastalandığını diye ağlıyor.Dilini anlamasak da ne dediğini biliyoruz seziyoruz.Aramızda bizi tanıştıran ve ayrı dillerden konuşsak da de birleşen kalplerimizin tercumanlığını gülerek, bizi seyrederek yapan Alimizin ölümünü duyurmamamızın hesabını soruyor.Ağlaşıyoruz.
Azerbeycanda öğretim üyesi olan Nazende paltalkta ağlıyarak konuşuyor; siz şanslısınız son anına kadar yanındaydınız diyor.Onu kadroya alana kadar uğraşma maceralarına tanık olduğumuz,beraber kahkalarımız mahalleyi inletirken kapı önünde bile süren sohbetlerimizi, takılmalarımızı göz yaşları içinde hatırlayarak beraber ağlıyoruz.Tataristandan Zinnur Bey ağlıyor,biz ağlıyoruz.
Kaşgay Türkü Nafi,Orta Asya turnesinden dönerken Azerbeycan gümrüğünde Alinin eline tutuşturduğu dört kiloluk saçma kutuları için Azeri gümrük polisine müzük aracı bu dediğini ;bu nasıl müzik aletidir diyen polise bunu piyanoya töküp iki ucundan sallıyorsun müzük oluyor dediğinde polisin gözlerini pörtletip geç geç allahın belası deli herif der gibi bakıp geçirmesini ,Alinin kıs kıs gülerek seyretmesini anlatıyor musalla taşında yatan Alimizin namaz vaktini beklerken.Ağlarken gülüyor sonra yine ağlıyoruz.
Topluluğu kurmasına imkan veren zamanın Kültür Bakanı İstemihan Talay orada,Ramiz Ongun orada,Şevket Bülent Yahnici orada .Başımız sağolsun diyor herkes birbirine.
Bir Ankaraya gelişinde bize getirip tanıştırdığı Bünyamin Abisi(Aksungur)ile trans halinde onu dinleyerek sabahladığımız buluşmayı anıyoruz.
Bünyamin Aksungur; bana Ali Özaydın için adam gibi adamdı demeyin sakın çok kızarım diyor anma konuşmasının sonunda. Ali ADAMDI diye bitiriyor sözlerini.
Orta Asyanın adını unuttuğum küçücük bir bölgesinden Saida ve kardeşi Şehnaz ile beraber tanıştığımız günü anıyoruz .Mezarlığa giderken yol boyu beraber ağlıyoruz.
Cami avlusu kalabalık,tanıdıklarımız,tanışmamış fakat aşina olduklarımız,hiç görmediklerimiz; bir çok kişi birbirimize aynı üzüntüyle bakışıp başımız sağolsun diyoruz.
Hasan Ali Karasar milletvekili adayı olduğu seçimi bir yana bırakıp ,cumartesi günü vefat eden Alimizi pazar günü herşeyine bizzat nezaret ederek ebedî yerine elleriyle hazırladığını anlatıyor.
Herkes aynı acıyla birleşmiş .Önce AKM de sonra Kocatepede cami avlusunda acısını paylaşarak yaşıyor.
Tabutun önüne yerleştirilmiş fotoğrafına nerden bakarsam bakayım gözlerini, gözlerimin içinde buluyorum Gülümsüyor ,üzülme abla diyor sanki.Doktordan çıktığımda sana telefonda dememiş miydim,buraya kadar dememiş miydim diyor adeta.
O günden beri nerdeyse üç ay geçti.Üç aydır dilimizde dua idi.Hep kurtulsun diye dua ettik.Kimimiz irtibatlı,kimimiz birbirinden habersiz.
Evde kocam ve çocuklarım birbirimize göstermeden üç aydır ağlıyor dua ediyoruz.Ziyarete gidiyoruz moral vereceğiz gûya ,o bize şakalar yapıyor.Ayrılırken sıkı dur diyorum bunu da atlatacağız beraber.Bak hepimiz dua ediyoruz,seni tanımayan eş dost bile senin için tefriciyeler okuyor bizimle.Gülüyor;o hepimizin çok iyi hatırladığı kelimesiyle eeyvallah diyor, ben de ötekilere haber vereyim onlarda davul çalsınlar, kendi meşreplerince...
Sonra Abla diyor ,inatlaşmak istemiyorum.Allahın dediği olur.Yaşadım,çok güzel yaşadım çok güzel yerler gördüm istediğim işleri yaptım,güzel insanlar tanıdım.Buraya kadarmış .Kabul etmek lazım.
Hep yanımda getirdiğim ama bir türlü çıkarıp resim çekemediğim kameram çantamda, yine çıkaramıyorum. Aydan, diyor eşine getir kamerayı Nalan Ablamla ,Mahmut abimin maskeli resimlerini çekelim.Resimleri çekiyoruz,yatağının kenarına oturup.Yüklüyor pc ye sizi facebooka koyayım da görün diyerek .
Biraz sonra Adanada alacağı ödülün töreni için Yağmur Abisinin(Tunalı)yazdığı metni okuyor bize .O sırada telefon çalıyor.Konuşuyorlar Yağmur Tunalı ile.Yazıdan memnuniyetini paylaşıyoruz.
Veda zamanı geldiğinde kucaklaşıyoruz.Sımsıkı sarılıyoruz.Son uzun görüşmemizmiş meğer.Ağlıyarak dönüyoruz eve.Sonraki görüşmelerimiz hep uyur uyanıklık arasındaki fısıltılı hoşgeldin ,nasılsın iyiyim kelimeleriyle sınırlı.
Eve sığamıyoruz,görmeye gidiyoruz ayaklarımız gitmiyor,telefon ederken korkuyoruz.Bekliyoruz ,çaresiz, ama yine de cılız da olsa Allahtan umut kesilmez belki bir mucize olur diyerek.
Biliyorum ki bizim ailece hissettiklerimiz onu tanıyan herkes için geçerli.Tanıyan diyorum seven demiyorum çünkü Ali Özaydını tanıyan birinin onu sevmemesi mümkün değil.
Bu; benim tanıdığım, bana abla ,kocama ağabey diyen ,çocuklarımızın Ali Abisi ,ailesi ile beraber ailemizin üyesi her sevinci ve sıkıntıyı paylaştığımız ilk adres Ali Özaydın.
Onun pek çok özelliği var,videoda izlediğiniz gibi.Pek çok özelliği...Onlar inşaallah dünya durdukça duracak.Türkiye Türkleri ile dünya Türkleri arasında bire bir kurduğu bağlarla adı hep yaşayacak.Kurucusu olduğu Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu vasıtasıyla gök kubbede sedası hiç eksilmeyecek.Gerçekleştirmesine çok az kalan Türk Dünyası Çalgıları Müzesi inşaallah gerçekleşecek
.Evlatları Kayrahan ve Elgiz onun ülküsünü sürdürecek ama biz;dostumuz,arkadaşımız,kardeşimiz ALİ ÖZAYDIN ın yokluğuna hiç alışamayacağız.
Tamsamalım videosunda çalıp söylediği gibi sizi nasıl unutayım;
ya biz Ali Özaydın, ya biz seni nasıl unutalım?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




