13 Şubat 2011 Pazar

Hediye vermek ve almak ne güzel


7Ocak günü sürprizli bir gündü.
TRT AvazdaYenigün programında konuktum.
Oraya duyulmasını çok önemsediğim için gönüllüsü olduğum Kaat'ı sanatı ile ilgili olarak çağrılmış ve yaptığım kaat'ılardan bazılarını göstermek ve bu sanat hakkında bilgi verme fırsatı bulmuştum.

Eve döndüğümde beni On Marifet.org da tanıştığım güzel arkadaşlarımdan gelen armağanlar karşıladı.
Heyecanla açtığım paketlerden sevgili arkadaşlarımın el emeği ,eşsiz armağanlarını görmek onları yanıbaşımda görmek kadar güzeldi.
Öyle arzu ettikleri için adlarını vermeyeceğim.Armağanlarından bazılarını rafıma dizip fotografını çektim.Buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.


Ertesi gün Öğretmen okulundan arkadaşlarımla buluşup akşamına da kızımın doğumunda yanında olabilmek için İstanbula hareket edecektim.
Onlara vermek üzere hazırladığım iğnedenlikler de bitmiş paketlenmeyi bekliyorlardı.


Kırkyama desenli parlak kadife bir tişörtten yolculuk yastığıma kılıf yaptım.Kalan bölümünden de gerekli sayıda daireler kestim.
Her daireye birer tane de mavi fitilli kadife arka yüz hazırlayıp daireleri yüz yüze getirip dikip çevirdim ve içlerini elyafla doldurdum.


Büyük gözlü bir iğneye çift kat geçirdiğim iplik ile yuvarlak bir minik yastık görünümündeki iğnedenliğin ortasından dikip sıkıştırdım.Ortadaki merkezden başlayıp önce ikiye sonra dörde ve sonunda sekiz eşit parça olacak şekilde ipler yardımıyle bir çiçek görünümü elde ettim.

İğnedenliklerim hazırdı.
Fakat gözüme pek sade göründüler.
Olmaz ,
yaptığım birşeyde en az iki işlev olmalıydı.Huyum kurusun.

Ne yapmalı derken malzeme kutumdaki cıncık boncuk aklıma geldi.
Herbirini onlarla süsledim.
Nazarlık ya da duvar,kapı süsü gibi de görev yapsın diyerek uzunca bir asma ipi de takıp paketledim.

Ertesi gün buluştuğumuzda arkadaşlarım iğnedenliklerini çok beğendiler.



Ana tema olarak hepsi aynı olduğu halde herbiri başka türlü süslendiğinden aynı zamanda kişiye özel de oldular.

16 yorum:

Dilekce.. dedi ki...

yaaa çok güzel şeyler yapmışsınız.. Daha önce adını hiç duymamıştım ama çok beğendim.. Elinize sağlık..

incicicegim.blogspot.com

dikisdersi dedi ki...

ignedenlikler süper olmuş nalan abla ,igne batırmaya kıyamaz insan ,hediyelerinde çok güzel kaftanlı olana ve sandıgına baıldım ,

nalan dedi ki...

Dilek'ce;
Beğendiğine sevindim .Daha önce duymamıştım dediğin eğer karı ise şu adresime de bakabilirsin
kaatisanati.blogspot.com

nalan dedi ki...

Dikişdersi,Kumaşın renkleri iğnedenliğe çok yakıştı gerçekten.Arkadaşlar da biz buna iğne batırmayız.Kapıya cama asarız dediler.Bence hem asılısın hem de iğneleri taşısın.Süs de olsa boş boş durmak yok:))
eylem lazım.
Kocam da bu huyuma çok sinirlenir.
Tıpta buna ne denir bilmem ama benim hastalığım her nesnenin süs olsa bile bir işlevi olmalı:))
sandık ayna ve broşlarla geldi.
Kaftanın da yanı kalabalıktı.
arkadaşlar sağolsun hem becerikli hem cömertler.

Banuca dedi ki...

Nalanım, ne güzel iğnelikler bunlar, kıyamaz insan onlara iğne batırmaya, dolapların kulplarına asmalı bunları, salınsınlar şık şık oralarda:) Hediyelerin mutluluğuna şahit olsunlar her daim:)

fiamma dedi ki...

Nalanımi her birini güle güle kullan. Ne kadar birbirimize benziyoruz sen ve ben ve burada tanıdığım diper arkadaşlar illa bir işlevi olacak mı evet olacak duvar süsü de bir işlev ama yetmiyor değil mi? Pufi pufi çok hoş olmuşlar kıyamaz insan iğne batırarak kullanmaya:))

bilge dedi ki...

Rahmetlik anneannemden kalan bir iğnedenliğim var biraz onu andırıyor ama hiç bir yerde göremedim aynını ellerinize sağlık çok şık olmuşlar..

nalan dedi ki...

Banucuğum benim koca hakkımda
der ki;
1-yerden bir karış yüksek ne varsa üstüne birşeyler koyar...
2-birşey asılabilecek çivi,sivri uç ne varsa bir şey takar...
3-eve giren herşey ,yoğurt kabı bile bir daha çıkmazzzz.Nufusa kaydolur.
Yani ben kapı kollarına asarsam Mahoya inme inebilir:))
Ben asamam
iyi mi?

nalan dedi ki...

Şuleciğim ne demişler
Hoca hocayı tekkede
Hacı hacıyı Mekkede
hobici hobiciyi dakkada bulur diye.
(Son cümlenin aslı deli deliyi ama bana yakışır da sana kıyamadım deli demeye .)
İnsanlar bu ortamda kendilerine benzeyenlerihemen buluyor.Dost oluyor.

nalan dedi ki...

Sevgili Bilge ,yazıyı yazarken ben de hatırladım.Şöyle ki;annemde de yatak örtüsünün takımı olarak kur'an kabı ,pijama bohçası ve böyle bir iğnedenlik vardı.
Lila rengi satenden .
Annem de terzi olmasına rağmen kıyıp kullanamamıştı.
Şimdi ne oldu,kimde kaldı.Kardeşlerime sorayım hatırlamışken.

Banuca dedi ki...

Nalancım, iyi ki ben de koca yok, hani aynı durumlar bende de mevcut, uygulamak serbest ya:)

fatos dedi ki...

yorumları baştan sona gülümseyerek okudum cidden sizler hem çok becerikli hem de bi miktar çılgınsınız :))(evdeki boş alanları hesaplayarak çılgınlık derecenizi siz seçin artık)

MAVİANNE dedi ki...

Nalan abla
hediyelerin çok şıklar
ne kadar güzel gerçekten de el emeği göz nuru hediyeler
hediyeleşmek
sevgilerimleeeeeeee

derya dedi ki...

Merhaba Nalan hanım ben Gaziantep'den Derya kız meslek lisesi elsanatları mezunuyum KAAT'I sanatını araştırırken sizi biraz tanıma fırsatım oldu yaptıklarınızı hayranlıkla izledim hayata ve insana kattıklarınızı çok güzel şeyler bu günlerde Ankara bulunacağım eğer izniniz olursa sizinle tanışmak isterim sevgilerimlee

nalan dedi ki...

Sevgili Derya,
Seninle tanışmayı ben de çok isterdim.
Fakat kızımın doğumu için İstanbuldayım.Bir süre daha kalmam gerekiyor.Bana ne kadar Ankarada kalacağını yazar mısın?(nalanguler@gmail.com)
Eğer döndüğümde orada olursan görüşebiliriz.Sevgi ve selamlar.

nalan dedi ki...

maviannem ,
canım ,teşekkür ederim.
Özledim seni.Döndüğümde görüşelim.
Sevgili Fatoş,
çılgınlık konusunda haklısın biz ona kısaca elişi deliliği de diyoruz:)
Beğendiğine ve yorumladığına çok sevindim.Geç yanıtlayabildiğim için üzgünüm.
Banucuğum haklısın da benim kocanın en az benim kadar hobileri ve aletleri var ama benimkiler gözüne batıyor işte.Gelemeyeceğine üzüldüm .Seni de görmek isterdim.