3 Mart 2012 Cumartesi

Elgiz BDK Hafta Sonu okuyabilmek için operasyonda

Elgiz BDK Hafta Sonu okuyabilmek için bilgisayar masası altında operasyonda


Keyifle izlediğim BİR DOLAP KİTAP com hafta sonu dergisi yayında. Bundan böyle her cumartesi sabahı güne onu okuyarak başlayacağım.
Bu gün de en çok ''Ellerle bakınca ne görülür?''yazısına bayıldım. Çocukların büyürken içindeki çocukları hep yaşatması için ne yapmalı acaba dedim ve uzun uzun düşündüm.
Bu güzel hafta sonu dergisinin cıvıl cıvıl resmini sizle paylaşmak isterdim ama galiba beceremedim .
İyisi mi siz gidip görün ve okuyun
İyi ve neşeli bir hafta sonu diliyorum:))
BDK Hafta Sonu Sayı 1

13 yorum:

ahestebeste dedi ki...

Yerim o minik şirini.Allah bağışlasın.Hiiç merak etme, eğer bir insan çocuk heyecanına, önyargısız yaklaşıma sahipse içindeki çocukla temasını yitirmez.Aslında bebeklerde dikkat ettim, kişilik farklılıkları çok erkenden belirlenmiş bile.Fikrime katılmayanlar olabilir ama ben inanıyorum ki, bebeklerin bile bir kısmı sevecen, uyumlu, bir kısmı da tam tersi.İşte o tam tersi olanların büyüdüklerinde de nemrut olduklarını -çoğunun- düşünüyorum.
Çevremdeki insancıl, sevecen, duyarlı insanların ortak özellikleri, çocukluklarını merak edip öğrenmeye çalıştığımda-istisnalar hariç- onların bebekken de böyle olmuş oldukları.İmza:Ünlü düşünür ahestebeste.

fiamma dedi ki...

O masanın altından ben onu kaparım, ağzımın suyu aka aka önce bir tur havada uçak yaparım sonra totosunu ısırırım, yerim onu yerim bennn, çok tatlı olmuş Nalancığım nasıl büyümüş bu böyle yaaa:)

nalan dedi ki...

İlahi Beste(bu arada gerçek adın bu mu bilmem :))
Bir bakıma haklısın ama bebekler ve çocuklar doğuştan melek doğuyor. Eğer uygun fiziki şartlar ve uygun ebeveyn olmazsa dediğin gibi asabi,tedirgin,somurtkan olarak büyürken bu özellikler onlarda karakter olarak şekilleniyor. Ben ilk gözlüklerimi 12 yaşında ve 5 numara miyop olarak taktım. O zamana kadar beni her gören neden çatık kaşlı ve sert bakışlı olduğumu sorgularlardı. Kimsenin aklına 5 numara miyop gözlerimle karşıyı seçebilmek için kaşlarımı çatıp odaklandığım gelmemişti. Hatta öğretmenim bile ön sırada otururken tahtada yazan yazıyı defterime yazarken neden tahtaya değil de yanımdakine bakarak yazdığımı farkedememişti.Oysa kendi de gözlüklüydü:)))
Şimdiki çocuklar kalorifrli evlerde büyüyor. Gazlı olmaları için fiziki bir sebep yok, odaları var,oksijenleri bol,uyurken seslerden istendiği ölçüde uaklaşabiliyorlar. Benim kasabamda kış şartları oldukça kötüdür. Evin en ısı tutan odasında maaile gece gündüz bir arada ve odun sobası çevresinde yaşanırdı (57 yıl önce)
Eh bebek huzursuz değilse aferin ona demek lazım değil mi?
Şimdi çocuklar bu açıdan şanslı. Fakat çok bakımdan da bizden şanssız.

Amma yazmışım ha :)ben de yorumda senden geri kalmamışım demek ki:))

nalan dedi ki...

Fiammam çok büyüdü ve çok da şeker oldu kerata. Biz ona seslenirken o da eilgiiiiz diye bağırıyor. Ver, hadi ve de mama kelimeleri
sanırım anne baba demeden adını sçyleyen fazla bebek yoktur. daha doğrusu ben görmedim:))
soğuk oluyor diye salonu açmıyordum.Ert'e kalorifer bozuldu demiştim. Bu gün kapıyı açık bulunca kaloriferin de yandığını görünce bir saldırdılar örtüler,kitaplar ,biblolar filan yerlerde ne sevindiElgiz anlatamam her an bir tarafa saldırdı. Şimdi de sevinç çığlıklarıyla koşturuyor.
Ertuğrul küçük bir operasyon geçirdi. Geniz eti alındı, kulağa tüp takıldı.

F.Gülden YAPAR dedi ki...

Tam Elgiz'e sarılıp yerlerde yuvarlanacakken Ertuğrul'umun operasyonunu okudum çok geçmiş olsun canım,iyidir inşallah.

mavii dedi ki...

nalan abla elgize bişey oldu sandım operosyon filan yazınca ödüm patladı aşkolsun

ahestebeste dedi ki...

Bilmek ve kullanmak istersen gerçek adım Zerrin.Ben de ortaokulda, rahmet olsun, nur içinde yatsın, matemetik öğretmenimin babamı uyarması sayesinde gözlüklü olmuştum.Miyoplar gözlerini kısarak ile ışığı kırar ve öyle bakar,nerde böyle birini görsem miyoptur derim.Ama Nalancığım, bu fiziksel zorlamaya karşı, ki bu içten gelen bir duygu ile değil dikkatini çekerim; sen yine de neşeli, sosyal, sıcakkanlı ve insanlarla iyi ilişkileri olmaktan vazgeçmiş biri olmadın.Benim söylemek istediğim bebek de olsa gelirken getirdiği, sosyal olaylar ve dış şartlarla pek değişiklik göstermeyen nemrutluk.Hem unutma, şeytan da bir melekti:)imza:uuupuzun yorumcu ahestebeste

nalan dedi ki...

Güldenciğim, sağol minik bir operasyondu çok şükür çabucak bitti artık horlamayacak yavrum,pek tatlı horlardı. Ben horlamaya aldırış etmeyenlerdenim:)
Elgiz de doğrusu tam ısırmalık oldu. elgiiiiz diye sesleniyor kerata ve dedeye aşık.

nalan dedi ki...

Maviim operasyonu Ertuğrul geçirdi canım ,ama iyi geçti zaten geniz eti alındı . Elgiz fare gibi heryere girip çıkıyor kerata

nalan dedi ki...

şeytan da bir melekti:)imza:uuupuzun yorumcu ahestebeste;
haklısın şekerim,yorumlarına bayılıyorum daha önce söylemiş miydim?

Nedret dedi ki...

Geçmiş olsun Ertuğrul'a. Gerçi boy atmaya başlayınca küçülüyor geniz etleri ve bademcikler ama o yaşa kadar da hastalıkları bitmiyor.
Elgiz'e bayıldım ayol, tam cimcime hanım olmuş. Isırmalık,yemelik:)) Allah nazardan saklasın hepinizi:)

fiamma dedi ki...

Ertuşuma geçmiş olsun öpüyorum onu miss yanaklarından hem kendi adıma hem de Bade adına:)) Bade de de var aynı sorun ama dr dokunmayalım daha demiş ve bir ilaçla küçülüyor demiş bakalım ne olacak ilerleyen zamanda. evin şenlenmiş can.Elgiz ayaklandığına göre oturtmaz sizi artık:))ayy darısı bizim küçüğün başına şimdilik sadece dönüp duruyor yattığı yerde:))

F.Gülden YAPAR dedi ki...

Sevindim Nalanım,yavrum daha rahat uyuyacak :) O Elgiz Tatlısı'nı da sana havale ediyorum.Artık öpermisin,yermisin,kovalarmısın nasıl seversen kabulüm :)))