17 Şubat 2010 Çarşamba

DUYMAK İSTEMEDİKLERİMİZDEN

Blog hayatımda kendi hayatım ve yaptıklarımdan bazı kesitleri ve siyasi tercihlerimi karıştırmadan hepimizi ilgilendireceğini sandığım şeylerden sözediyorum .
Burayı bu şekilde kullanırken yazacaklarıma ,aktaracaklarıma çok dikkat ettiğim için bu gün aldığım mailin bazı bölümlerini paylaşmadan önce epeyce düşündüm.
Lâkin yarıyıl tatilinde görüp konuştuğum genç meslekdaşlarımın umutsuzluk ve kırılmışlıkları,bezginlikleri kafamı meşgul ederken üstüne bu ;rotasyonla doğuya gidip hizmet ederken yaşadıklarını yazdığı satırları okuyunca bu maili en azından bazı bölümlerini paylaşmadan edemedim..
İŞTE BURADA
"Buraya ilk gelince insan önce birşeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor. Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip 'Ben burada ne arıyorum ?' diye sorgulamaya başlıyor. Aile parçalanıyor.

Malzeme almak istenildiğinde yerel firmalar (ki hepsi siyasilerin) kendi insiyatiflerinin dışında her türlü alıma engel oluyorlar. Hastane yönetimlerine baskı had safhada. 2 yılıdır buradayım; artroskopim ve skopim yok. İlk 1 yıl gerçekten bu malzemeleri almak için her türlü çabayı sarf etttim. 3 defa ihaleye çıkıldı, ancak bu asiret firmaları yüzünden hep iptal oldu. Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1'e mal olanı 4'e satıyorlar. İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı. Burada halk aşırı şımartılmış. Hastanede sıra bulamayan direk kaymakama şikayete gidiyor ve işin acısı kaymakam bunu ciddiye alıp hastaneyi arayıp hastaya baktırtmaya çalışıyor. Batıda kaymakamın yanına bu kadar kolay kaç kişi çıkabiliyor

İnsanların işini halletmeyince, 'Ben pkk lıyım seni vururum' diye tehdit ediliyoruz. Kısacası devlet bizi buraya sallıyor, sonrasını hak getire. Can ve mal güvenliğimi sıfır. Burada insan 'Acaba buralar ülkemiz için çok mu gerekli ' diye düşünmeden edemiyor.

Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor.
Herkese ayda 150 tl çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren mama ve bez parası ödeniyor.
Sorarım batıda bu yardımları hiç alabilen var mı? Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor.

O çocuklar ne yapıyor peki ? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde pkk bayrakları ile DTP mitingine gidiyor.
Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya). BU yardımda sadece beyana bakıyorlar.
Adam 5'i 50 yazdırabiliyor. Van da dağıtalana bakınca toprak yardımı miktarının, göl bile tarım arazisi olarak kabul edilse, bu alandan daha fazla miktarda olduğunu biliyor musunuz?
Her Cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor. Buralarda tek vergi verenler devlet memurları.
Yani mecburen, ailemden ayrılıp zorla getirildiğim bir yerde, zorla tedavi ettiğim insanların tedavi masraflarını ve dahi bakımlarını da ben karşılıyorum. İnsan içinden ve de dışından lanetler okuyor."

Evet sevgili dostlarım,sap ile samanın karıştığı bu zamanda en azından duyduklarımızı,emin olduklarımızı paylaşmalı ve bilgi sahibi olmalıyız.Medyada gördüklerimiz bile bize yeterli gelmiyor:))
bir de içinde yaşayanların anlattıklarını duyup öğrenelim.
Koşa koşa Muşa göreve giden N....kızımın anlattıkları ve öğrencisi tarafından darbedilmesi benim gibi yurdun dört yanında görev yapmış ,Anadolusunu yaşayarak tanıyan bir öğretmeni bile şaşırtıysa durup düşünmek lazım.
Zirâ medyanın yazar çizerlerin konuşur öterlerin etkisinde dostluk ,kardeşlik ,yoldaşlık,dindaşlık,derken bizim elimizi kolumuzu bağlayan insancıl duygularımız hainlere ve ihanetlere KALKAN OLMAKTA...

SUYA SABUNA DOKUNDUĞUMDA YORUMSUZ KALDIĞIMIN FARKINDAYIM
AMMAAA;

Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
(M.Akif Ersoy)

YORUMLARINIZI BEKLEDİĞİMİ HATIRLATMAK İSTİYORUM

5 yorum:

DenDenAk dedi ki...

Sevgili Nalan ne yazsam bilemiyorum. Doğudayım biliyorsun. Okulumdan başka bir okula maaş karşılığını doldurmaya gönderildim. Okulumda bir problem yok ama gittiğim okulda bütün çalışma zevkimi ve şevkimi kırdı birkaç öğrenci. İlk görev yerimde doğuydu ama böyle zorluklar yaşamamıştık.

esen dedi ki...

üzüntüyle okudum.Gerçi böyle örnekler bu aralar maillerle geliyor.Ve onların çaresizlikleri insanın yüreğini parçalıyor.Biliyorsun Bitliste bir kız öğrenciye yardım etmeye çalışıp 8 kardeş olduklarını öğrenince 8 inede yardım toplamaya çalıştığımı anlatmıştım.Babasının kutucu olduğu ve ayda 200 ytl kazandığı yazılıydı kardeşini seç sitesinde.Ve bölgeden güvenilir kişiler bu çocukları seçmişti demek böyle bir yardım da yapılıyormuş.Bunun yanında öğretmene değer verilmesi gerektiği oralarda unutulmuş anladığım kadarıyla.Görev yeri kuraları çekildiğinde ,Türkiyenin neresi olursa olsun gitmeye gönülden hevesli öğretmenlerimizin yaşadığı zorluklar çok üzücü....

nalan dedi ki...

sevgili arkadaşlarım,yazıyı yazdığımdan bu yana 66 ziyaretçim olmuş ve 3 yorum var.
Biz bu kadar azsak olacağı budur.
bu memleketin tapusu bizim üstümüze mi?
herkes kabuğunda ve tepkisizse bizde bağışlayıverelim gitsin madem:)))
acı gülüş smiley si yok mu?
isyanlardayım ama
ne çare

GÖNÜLDEN ELE dedi ki...

Ne yazsam diye birkaç dakikadır düşünüyorum aslında.yazmadan çıkanlardan olmak istemedim.açıkçası insan ayrımı yapmayıda hiç istemem.ama gerçek böyleyse biryerde hata var ve tıkanıyor demeden duramıyor insan.sanırım merhametten maraz doğar durumu var bu iştede.

banuca dedi ki...

Sevgili Nalan, bu konu üzerine yazacak o kadar çok şey var ki, lafın neresinden başlasam bilemiyorum. Kelimeler gelip gelip siliniyor kafamda, çünkü çok doluyum. Memleket doğu-batı diye ikiye ayrılmış, insanlar artık sizden-bizden olmuş, yapay gündemlerle asıl gündemde olması gerekenler sürekli örtülüyor, insanlar uyutuluyor, işsizlik, açlık, almış başını gidiyor, tarım-hayvancılık- yerli sanayi diye birşey kalmamış, çoğunluk sinmiş sesini çıkartamıyor, çıkartanlar ya içeri alınıyor, ya dövülüyor v.s v.s..... Ben yazıyorum, önüme gelen yere yazıyorum, ama üstüne alınan var mı dersen tabii ki yok.
Kime sorsam şikayetçi ama değişen ne, hiç birşey. Vatandaşın elinden neredeyse bütün haklar alınıyor, yargıya, askere güveni yıkmak için birileri ellerinden geleni yapıyor. Bu dediklerim genel konular, bunların yakından bildiğim ve kendi yaşadığım örnekleri vermeye kalksam sayfalar dolacak. O nedenle benden bu saatte, bu gecelik bu kadar.