21 Temmuz 2010 Çarşamba

Demin Haber Türkte Karşıyaka mezarlığını gösterdiler

Öyle üzgünüm ki ve kızgınım yazı yazasım gelmedi o çocuk şarkısını yazabildim. Demin Haber Türkte Karşıyaka mezarlığını gösterdiler Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlunun aynı gün kazılan mezarlarını ve mezarlığa Necdete ziyarete gelenlerin Mustafaya da; Mustafaya ziyarete gelenlerin Necdete de fatiha okuduğunu söylediklerinden söz ettiler.

Bloglarda gezinirken fiammanın ve banuca nın yazılarını okuyup yorum yazmıştım . Programı izleyince en azından iki sevgili arkadaşıma (şimdiye dek siyasi görüşlerimizden hiç söz etmediğimiz halde )fikirlerimi samimiyetle anlattığım yorumlarımı ;bunları burada da paylaşmanın uygun olduğunu düşündüm.


BANUCA:
Şaşkınım.....
BEN ŞEHİTLERİME AĞLIYORUM, "BİRİLERİ" İSE KİMLERE AĞLIYOR !!!!!!!!!!!
YORUMUM:
nalan dedi ki...
Banucuğum,onun ağla(!)dığı birileri de bu vatan ve bu millet için Türk Milletine , Cumhuriyetine,Atatürküne inandığı için ; karşısındaki de kendisine,Türk Milletine , Cumhuriyetine,Atatürküne düşman gösterildiği için
aynı şeylerin her iki tarafa da empoze edildiğini ve bilerek düşman edildikleri için (ki 18 yaşından beri bunu düşünen biriyim)asıldı
Evren'in bir sağdan bir soldan düşüncesiyle idam edilen Pehlivanoğluna ,o yıllarda idamına zil takıp oynayanlar bu gün timsah gözyaşı döküyorsa bu da evrensel oyunun rejisörünün onlara biçtiği roldü .
(Oskarlık oynamalarını alkışlıyorum.)
Zirâ 12 eylülün intikamını alacağını sanan ülkücü kesimden evet almanın yolu bu.
Ulusal Güç Birliği Kuvva-i Milliye Platformu toplantılarında sağ ve soldan o yılları yoğun yaşamış arkadaşlar olarak kolkola yürüdüğümüzde bu konudaki yargımın ne denli doğru olduğunu sık sık hatırlayıp dile getirirdim.
Hatta bir toplantıdan çıkarken sol tandanslı bir ağabeyin sağ görüşlü bir ağabeye sarılıp
-be kardeşim 20 yıl evel niye bize kurşun atıyordunuz
dediğinde
onun cevabı
-siz de bize gül atmıyordunuz ki
sizin elinizde de tabanca vardı
seçenek yok ya vuracak ya vurulacaktık
demesiyle hep beraber acı acı gülümsemiştik.

Bir kötü huyum var
iyi oynayanı (kim olursa olsun)
takdir etmekten kendimi alamıyorum.
Doğrusu elimde olsa ödül vereceğim kadar iyi oynuyordu aktör....
takdir etmemek elde değil
ve maalesef bir çok izansız da bu yemi yutacak
ama ne olursa olsun gayret etmeliyiz
çünkü görev ve sorumluluğumuz sadece kendi oyumuzla sınırlı değil
biz oynamayacağız,gerçekten inandığımızı anlatacağız.,anlatacağız,anlatacağız...
ALLAH ENCAMIMIZI HAYIR EYLESİN
(gençler için çeviri:Allah sonumuzu hayır etsin)

FİAMMA:ŞEHİT MEKTUBU

Kahpe kurşun,
hain pusu,
kanlı vurgun...
.......
(Gözyaşı dökmeye sebep arayanlara ithaf edilmiştir.)
YORUMUM:
sağcısı solcusu,memleket evladıydı ikisinin de eline tabanca aldıranlar yıllardır milleti birbirine kırdıranlar ...

memleket ağlıyorken
nerdeydiler
memleket ağlamaya devam edecek
sonumuz hayır olmazsa
sonumuz olacak
dün o idamlara zil takıp oynayanlar bu gün de oskarlık oyunculara taş çıkararak oynuyorlar.
Bu kez de acıları kullanıp onaylatmaya evet dedirtmeye soyundular oynuyorlar
içleri göbek atarken ağlıyorlar
oynuyorlar
zaman aşımını -müruru zamanı-halk diliyle mührüzamanı unuttular
bir kaç hukukcu tvlere çıkamıyorlarsa da bari güvenparka çıkıp anlatsalar ya bu ahmaklara
geçmiş suçların cezasının zamanı geçti...
ah ulan ah
deli olmak işten değil

Bunlar da Vikipedia da Mustafa ve Necdet için yazılanlar.

Necdet Adalı
(d. 1958 - ö. 8 Ekim 1980), 12 Eylül rejimi tarafından idam edilen Kurtuluş Hareketi lise kanadı Dev-Lis'li Devrimci militandır. 12 Eylül rejiminin idam ettiği ilk kişidir.

Adalı 1977 yılında Ankara'da Yıldırım Beyazıt Lisesi'nde öğrenciyken Ankara İsmetpaşa'da bir kahvehanenin taranması olayıyla ilgili olarak tutuklandı ve yargılandı. Ulucanlar Cezaevi'nde tutuklu bulundu. Bu sırada gerçekleştirilen bir firar eylemine "nasıl olsa suçsuzluğunun anlaşılacağını" ileri sürerek katılmadı.

Kendisini yargılayan mahkeme başkanı Albay Hamdi Sevinç'in Adalı'nın suçsuz olduğunu ileri sürmesine karşın, mahkeme heyeti tarafından suçlu bulundu. Karara şerh koyan Sevinç bu tutumu nedeniyle ceza aldı ve daha sonra ordudan istifa etti.

Adalı 8 Ekim 1980 tarihinde Ulucanlar Cezaevi'nde asılarak idam edildi. Nevzat Çelik'in yazdığı ve daha sonra Ahmet Kaya tarafından bestelenen "Şafak Türküsü" şiiri Adalı için yazılmıştır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Necdet_Adal%C4%B1
Mustafa Pehlivanoğlu,
12 Eylül Darbesi'nden sonra idam edilen ilk ülkücü.

Balgat katliamındaki kahvehane taramalarında 5 kişinin ölümüne sebep olmakla suçlanıp , 12 Eylül 1980 askerî darbesinden önce yapılan yargılama sonunda idam cezasına çarptırılmıştı. Yatmakta olduğu ve çok sıkı korunan Mamak Askerî Cezaevi'nden kaçtı, ancak 18 Ağustos 1980'de Kütahya'da yakalandı. 7 Ekim 1980'de, solcu militan Necdet Adalı'dan birkaç saat sonra 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam hükmü infaz edildi. Pehlivanoğlu, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'na gömüldü.

Mustafa Pehlivanoğlu mahkeme süresi boyunca polis ifadesinin işkence zoruyla alındığını ve kendisinin masum olduğunu iddia etti. [1]

İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan daha sonra anlattığı anılarında, Mustafa Pehlivanoğlu'nun asılan solcu Necdet Adalı'ya denge olsun idam edildiğini belirtti.[2]

Ailesi idamı ancak infazdan 3 gün sonra çocuklarını ziyarete geldiklerinde öğrenebildi.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Pehlivano%C4%9Flu

Bu vatanı,bu milleti ,bu cumhuriyeti gerçekten sevdikleri için ,ve yaptıklarının bu değerler için yapıldığını düşünerek hayatlarını feda edebilenler için yani hesapları ,çıkarları olmadan yanlızca doğru bildikleri yolda (bize yanlış gelse de )yalnız gidebilenlerin şehit olduğunu düşünüyorum.Onlara fatiha okuyorum

4 yorum:

banuca dedi ki...

Nalanım, tamamen haklısın...
Sağcısıyla, solcusuyla bu vatan bizim, bayrak bizim ...
Ama... Aması var, çıkarcıların yönü neresi, ne sağcılar ne solcu, herneyse, yaz yaz bitmez, ben susayım ....

Niloş dedi ki...

Nalan Hanım her sabah elime bu gün yine hangi saçmalıklara inandırılmak isteneceğiz diye gazete almak, akşamları haberleri dinlemek istemiyorum. Devlet büyüklerinin atışmalarını ve birbirlerine olan saygısızlıklarını görmekten yoruldum. Bu konuda konuşmak bile bana ağır gelmeye başladı. Onların istedikleri de zaten bu. Milletin üzerine sanki ölü toprağı serpildi. İnşallah uyanıp aydınlık günleri görebiliriz. Sevgi ve sağlık dileklerimle..
www.sendepisir.com

nalan dedi ki...

ruhsal çöküntü içindeyim,direniyorum ,
çünkü çökertmek istiyorlar o yüzden çökmemeliyim diye..
Banuca ve Niloş,yazan ellerinize ,düşünen beyinlerinize ve yüreğinize sağlık
Allah her şeyi görüyor,
herkesin niyetine göre akibeti biçimleniyordur umuduyla

MAVİANNE dedi ki...

ellerine sağlık nalan abla
ne güzel yazmışsın
fatiha okumaktan başka ne yapabiliriz ki :((