14 Nisan 2012 Cumartesi

Çok faydalı ama uzun bir yazı,umarım okusunuz:Kefir hakkında neler bilirsiniz?

Görsel netten alıntı

Çiğ Süt Üreticileri grubundan aldığım maille gelen bu paylaşımı sizinle paylaşıyorum.
Kefiri yıllardır bilirim -ilk duyduğumda ve mayasını gördüğümde yıl 1979 yaşım da 25 ti- O zaman midesinden çok şikayetçi bir arkadaşımız için eşi, benim sevgili arkadaşım Fatma Yıldız özenle mayalar ve eşine içirirdi. O zaman mide ilacı olarak duyup gördüğüm bu ilginç mayayı üreteyim derdine düşmemiştim:)
Sonraları sanırım yine bir on iki yıl olmuştur Füsun Özcan arkadaşımda görünce hatırladım. Tırnak büyüklüğünde ondan aldığım maya ile kefir mayalamaya başladım.
Bu yazıyı görünce hem sizle tartışalım hem de kaynak güvenilirlik açısından son derece sağlam olduğundan bana arşiv bilgisi olsun dedim.
Yıllar önce okuduğum bir hikayede geçen "kefir ter kefir"
cümlesini de hatırlayan olursa bana da hatırlatsın .Google da arattım ama bulamadım. Ömer Seyfettinin bir hikayesiydi yanılmıyorsam. Bunu bizim Leylak Dalı bilir herhalde. Okur da yanıtlar belki:http://www.sihirlikadin.com/saglik-icin-kefir/

Yazı aşağıda
Hergün Kefir İçin!
Eklenme Tarihi: 11/04/12 - Ekleyen: Bade


Kefir, Kafkasya' da yaşayan insanların sıklıkla kullandıkları sütün
mayalandırılmasıyla elde edilen bir süt ürünüdür. Son yıllarda Avrupa
ve Amerika'da yapılmaya başlanmış ve ülkemizde de Ziraat
Fakültelerinin Teknolojisi bölümlerinde üretilmekte olup, sınırlı
miktarda satışı yapılmaktadır.

Kefir Orta Asya'da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Türkler
tarafından 5000 yıl önce bulunmuştur. Hayvanları ilk
evcilleştirdikleri zaman onların sütlerinden yararlanan Türkler
yaşamlarının her alanında mayaladıkları süt ürünlerini her yere
taşımışlardır. Kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol
ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi
olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya
sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada buğday
tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük
karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir.

Koyu ayrana veya sulu yoğurda benzeyen hafif ekşimsi aroması,
ferahlatıcı tadıyla nefis bir süt ürünü. Mucizevi sırları ise içerdiği
maya ve bakterilerde gizli. Bunlarda fermantasyon sırasında oluşuyor.
Dost bakteriler olarak ta adlandırılan, bağırsak sisteminde tutunma
özelliği olan probiotik bakteriler içeriyor. Bir kaşık kefirde 70-100
milyon arası probiotik bakteri bulunmaktadır. Kefirde doğal olarak
bulunan işbirlikçi bakteriler bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu
özelliği ile simbiotik bir etkileşim alanı oluşturuyor. Düzenli
kullanım halinde simbiotik güç evrimsel çevrime yol açıyor. İçerdiği
diğer vitamin, mineral ve proteinler kolay ve tamamen sindirildiği
için enfeksiyonlara karşı koruyucu, doğal antibiyotik görevini yerine
getiriyor.

Kefirin Faydaları Saymakla Bitmiyor...
Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden mikrobik enfeksiyonlara karşı
vücut direncini arttırır,
Serinletici aromasıyla kronik yorgunluğu giderir,
Stres azaltır, sakinleştirir, sinir sistemini güçlendirir,
Damar sertliğini ve kas kasılmalarını önler,
Yüksek tansiyonu düzenler ve dengeler,
Kan bozukluklarını giderir ve kanı temizler,
Karaciğer rahatsızlıklarını iyileştirir,
Egzema ve benzeri deri hastalıklarına iyi gelir,
İdrar yolu iltihaplarını tedavi eder,
Mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir,
Safra kesesi ve böbrek hastalıklarına iyi gelir,
Sindirim sistemini mükemmel şekilde düzenler, ishale ve kabızlığa
karşı etkindir.
Bebeklikten ergenliğe kadar; kemiklerin ve dişlerin oluşumu ile
sağlıklı dokuların ve kasların gelişimini olumlu etkiler.
Vücudun gelişmesi için gerekli olan vitamin, mineral ve protein
desteğini sağlar.
Aşırı çikolata, şeker ve sakız tüketen çocukların sağlık risklerini
azaltır.
Diş çürüklerini önler.
Şekerin özümlenmesini sağlar ve şekeri enerjiye dönüştürür.
İştah açar ve beslenmeye güçlü destek oluşturur.
Kansızlığı önler ve kan bozukluğunu giderir.
Tırnakların sağlıklı kalmasını sağlar.
Görme yeteneğini güçlendirir.
Zekâ gelişimine önemli katkı ve zihinsel aktiflik sağlar.
Astım ve Alerjiye karşı direnç oluşturur.
Çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli Beslenme sağlayan
nefis bir süt içeceğidir.
Beyin hücrelerini aktifleştirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.
Aşırı şişmanlamaya veya zayıflamaya karşı frenleyici görev üstlenir.
Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder.
Bağırsak florasını inşa eder.
Böbrek fonksiyonlarını düzenler.
Vitamin ve mineraller arasında işbirlikçi yapısıyla simbiotik çimento
görevi görür.
Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar.
Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir.
İç ve dış kanamalarda kanamaları durdurmaya yardımcı olur.
Yanıkların hızlı iyileşmesini sağlar. Dokuları tamir eder.
Vücudun Sıvı dengesini optimum seviyede tutar.
DNA sentezini ve yenilenmesini olumlu etkiler.
Hücrelerin Oksijen almasında etkili görev üstlenir.
Cinsel fonksiyonların devamlılığında aktiflik kazandırır.
Vücudun bütün organlarının uyumlu ve senkronize çalışmasını düzenler.
Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler.
Kilo aldırmaz ve beslenme sentezi oluşturur.
Kemoterapi tedavisi sürerken vücudun güçlü kalmasını ve beslenmenin
devamlılığını sağlar.
Kas kasılmalarını ve krampları önler.
Selülitlere karşı etkindir. Yağ dokularını çözümleyici fonksiyon
içerir.
Başta üreme hormonları östrojen, progesteron, testesteron olmak üzere
kortizon, ensülin, trioid, serotonin ve adrenal hormonları üzerine
olumlu etkiler yapar.
Mide asitleri ile salgıların düzenli ve verimli üretilmesine katkıda
bulunur.
Alkol alanlar açısından kaybolan vitaminlerin geri alımında tam bir
takviye sağlar.
Zehirlenmelere karşı kanı temizler.
Vücuda giren siyanürü etkisizleştirir.
Saç dökülmesini azaltır.
Doğum kontrol hapı ve idrar söktürücü ilaç alanlara yardımcı olur.
Antibiyotik ilaçlar vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri
öldürdüğünden; doğal savunma ve savaş ordularını kurarak doğal
antibiyotik görevi üstlenir.
Antioksidan özellikleri ile hücre yenilenmesine katkı sağlar.
Menopoz dönemindeki riskleri azaltır.
Osteoporoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur.
Prostat ve Bağırsak Kanseri başta olmak üzere birçok kanseri önleyici
etkisi olduğu bilinmektedir.
Adale kasılmaları ile felce karşı etkindir.
Ellerdeki titremeler ile bellek zayıflığını ve dikkat azalmasını
önler.
Kronik güçsüzlüğe karşı kuvveti arttırır.
Sinir iltihaplarına bağlı olarak el ve ayaklardaki uyuşma ile
karıncalanmaları azaltır.
Görme zayıflığını ve katarakt oluşumunu engeller.
Serbest radikallerin, ağır metallerin ve zehirli gazların vücuttaki
olumsuz etkilerini azaltır.
Mutlu bir yaşlılık dönemi için vazgeçilmez doğal bir dosttur.

Kefirin bilinen bir zararı yoktur. Çok nadir olarak bazı kişiler yeni
başladıklarında fazla kefir içmeye tahammül edemezler. Bu kişiler
kefir miktarını yavaş yavaş artırmalıdır. Bazı kişiler toksinlerden
temizlenirken toksinlerin geçtiği dokularda bir takım rahatsızlıklar
oluşabilir. Kısa bir süre sonra, toksinler vücut dışına çıkacak ve
kişi kendini çok iyi hissedecektir (iyileşme krizi).


Yoğurt ve Kefir arasındaki farklar nelerdir?
Her iki üründe kültüre edilmiş süt ürünleridir ama farklı türde
faydalı bakteri içermektedirler. Yoğurdun içermiş olduğu bakteriler
sindirim sistemini temiz tutarak burada konakçı olan diğer faydalı
organizmalar için besin sağlamaktadır. Kefir bu özelliklere artı
olarak yoğurdun sahip olmadığı sindirim sistemini kolonize etme
özelliğine de sahiptir. Kefir yoğurtta bulunmayan birkaç faydalı
bakteriyi de içermektedir, Lactobacillus caucasus, Leuconostoc,
Acetobacter türleri ve Streptococcus türleri. Aynı zamanda vücut için
yıkıcı patojen özellikte olan mayaların gelişimini kontrol altına alan
ve elimine eden Saccharomyces kefir ve Torula kefir gibi mayaları da
içermektedir. Sindirim siteminde zararlı bakteri ve mayaların
bulunduğu ortamda mukoz asta yapı oluşturarak ortamı temizler ve
bağırsakların direncini artırır. Bu nedenle vücut gerek Escherichia
coli gibi patojenlere gerek bağırsak parazitlerine karşı daha dirençli
hale gelir.

Kefirde bulunan bakteri ve mayalar tam olarak parçalanmamış besinlerin
sindirimine yardımcı olarak besin kaybını önlemekte, bu sayede kolonu
temiz ve sağlıklı tutmaktadır. Kefirin yoğurda kıyasla daha ince
tanecikli yapıda olması sindiriminin kolay olmasını sağlamakta bu
sayede de gerek bebekler gerek rahatsız yaşlılar ve sindirim
bozukluklarına sahip olanlar için kullanımını kolaylaştırmaktadır.

Kefir Nasıl Yapılır?
1 veya 2 çorba kaşığı Kefir tanesi.
3 4 tane cam kapaklı kavanoz.
Naylon veya paslanmaz çelik süzgeç strainer ve kaşık.
Kefir koymak için geniş ağızlı bir kap.
2 kutu taze süt (Her çeşit süt olabilir)



Kefir tanelerini, Ege Ziraat fakültesi gibi bazı fakültelerden,
aktarlardan ya da tanıdıklarınızdan temin edebilirsiniz. Bazı firmalar
hazır kefir de satmaya başlamıştır. Kefirinizin ucuz ve istediğiniz
kıvamda olması için mümkünse kendinizin yapmanızı öneririz. Kefir
taneleri karnabahar görünümünde fakat lastik kıvamındadır. Kefir
tanelerinin dışında kefiran denilen bir yapışkan bir zar vardır.
Yararlı bakteriler ve mantarlar kendi yaptıkları bu zarın içinde
yaşarlar

Yapılışı:

Kefir tanelerini temiz cam kavanoza koyun.Kavanozun üstüne işaret
koymanız ileride kefir taneleri çoğalınca fazla miktarı belirlemeniz
açısından iyi olacaktır.Koyduğunuz işareti geçen kefir tanelerini
başka üretimler için yada başka insanlara vermek için ayırabilirsiniz.
Oda sıcaklığında taze süt ekleyin ve 24 saat bekleyin, veya süt
koyulaşıncaya kadar yada beğendiğiniz kıvama gelinceye kadar
bekleyin.Kavanozu spot ışık altından ve direk gün ışığından uzak tutun
mesela karanlık bir dolaba koyabilirsiniz.. Kavanozu 3/4 ünden daha
fazla doldurmayın. Kavanozu süzgece dökün ve kefir tanelerini süzün
kavanozu temizleyerek bundan sonra tekrar kullanabilirsiniz. Kefiriniz
içmeye hazır isterseniz buzdolabında uzun süre saklayabilirsiniz.
Kapalı hava geçirmez bir kapta oda sıcaklığında 1 gün kadar da
dayanabilir. Kefir tanelerinin zarar görmesini istemiyorsanız kavanozu
sıcak suyla yıkadıktan sonra kefir tanelerini içine hemen atmayın
kavanozun soğumasını bekleyin.

Başka bir metot ise kefir mayalandıktan 8-12 saat sonra 5 sn kadar
çalkalayarak sütün kefir tanelerine daha iyi nüfuz etmesini
sağlamaktır. Bu şekilde elde ettiğiniz kefir çok daha rahat
süzülecektir.Bu işlem kefirin 24 saat ve 48 saat yaklaşık 22°C [71°F]
sıcaklıkta pıhtılaşmasını anlatmaktadır. 7 ölçü süte 1 ölçü kefir
tanesi katılarak yapılmıştır. Bu sadece bir yol göstermedir.
Kullandığınız kefir tanelerinin kalitesine cinsine sütün yağ oranına
vs diğer etkenlere göre bu oran ve süreler değişebilir. Zamanla kefir
ürettikçe kendinize uygun olan miktarları siz belirleyebilirsiniz

Püf Noktası:
Kefir taneleriniz büyük ise bunu kesmeyin, aksi halde kefiran
metalden zarar görebilir. En iyisi hafifçe elinizle sıkmadan
ayırmaktır.
Kuru kefir taneleri birkaç mayalamadan sonra yok olabilir. Ama ıslak
maya eğer iyi bakılırsa sonsuza kadar sağlıklı kalır.
Kefir tanelerini sıkmayın, metal değdirmeyin, temiz tutun.
Uzun süre kullanmayacaksanız soğuk bir yerde (tercihan buzdolabında)
tutun. Daha uzun süre saklamak isteyenler derin dondurucuya
koyabilirler.
Mayanın miktarı ne kadar fazla ve mayalama süresi ne kadar uzunsa
kefir taneleri de o kadar büyük olur. Fakat belli bir noktadan sonra
üreme yavaşlar. Tane ve su ayrılırsa tekrar ekilirse taneler daha
çabuk büyür.
Eğer bir süre kefir yapmayacaksanız, mayayı buzdolabının rafına
koyun. Böylece kefirin üremesi yavaşlayacaktır. Birkaç gün bu şekilde
fazla değişmeden durabilir. Eğer daha uzun süre tutmak istiyorsanız,
kefir tanelerini örtecek kadar kaba süt koyun ve kabı dondurucuya
koyun. Böylelikle birkaç hafta süre ile kefir aşırı bir üreme
göstermez.
Kefirin çok ekşi olmayan tatlıya yakın bir tatta içilmesi isteniyor
ise taze olarak bir iki gün içerisinde tüketilmesi önerilir.
Kefir ağzı bir kapalı bir kapta hafta hatta aylarca buzdolabında
saklanabilir. Özellikle laktozu tolere edemeyen kişilere
önerilebilecek olan, buzdolabında saklanan kefir tüketildikçe üzerine
taze olanlardan eklenmesi ve bu şekilde tüketilmesidir.

4 yorum:

mavii dedi ki...

ben önceden hiç sevmezdim şimdi çoçuklar bile severek içiyor nalan ablacım :)

nalan dedi ki...

Aferin benim Sevilayıma, hem yazımı okumuş hem yorum yazmış hem de kefiri seviyor ,çocuklara da kullanıyor. Çok girdin gözüme ooooon verdim sana.
Şaka bir yana gerçekten çok iyi bir iş yapıyorsun her gün devam et.
Son zamanlarda bazı profların,cesur sunucuların ve biz blogcularun sayesinde kamuoyu oluşuyor. Bu gün markette 3 tanıtımcı markalarının yoğurtlarının koruyucu içermeyen doğal yoğurt olduğunu söyleyerek tanıtımını yapıyorlardı.
Talep olunca arz da oluyor. Şimdi de inşaallah unlu ürünlerde beyaz unları tam una çevirteceğiz.
Yufkada,makarnada,pastada çörekte...

Aslı dedi ki...

Benim Kefir'i duymam ve kullanmam çok yeni Nalan Hocam. Ama inanın bu kadar faydası olduğunu bilmiyordum. Özellikle bağışıklık sistemi için faydalarını öğrenmem çok iyi oldu..

SEMYIL dedi ki...

kefiri ben de çok seviyorum. ama taşınırken mayam bozuldu:(( ne kadar uğraştıysam üretemedim. bak unutmuştum nalanım iyi oldu hatırlattın....