21 Mart 2013 Perşembe

NEVRUZ / ERGENEKON BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

NEVRUZ / ERGENEKON BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

NEVRUZ Türk Dünyasında Doğanın DİRİLİŞİ
AŞAĞIDAKİ YAZI ve http://www.facebook.com/photo.php?v=114869875259015adresindeki VİDEODAN da anlaşılacağı üzere NEVRUZ’UN asırlardır TÜRK bayramı olduğunu ve ATATÜRK tarafından KUTLANMASININ TEŞVİK EDİLDİĞİ anlayacaksınız.

***
Türk kültüründe NEVRUZ DOĞUŞ, DİRİLİŞ ANLAMINA GELİR. 
Aynı zamanda BAHARIN BAŞLANGICI sayılır ve bir takvim değişikliğini anlatır. Türk kültüründe NEVRUZUN bir adı da ERGENEKON’DUR. Türk tarihinin her döneminde NEVRUZ varlığını devam ettirmiştir.

NEVRUZ, Yenisey-Orhun çevresinden, Altaylara, oradan da Hun Türklerinin Avrupa'ya yürümesiyle Macaristan'a ve Balkanlar'a ulaşmış, 800'lü yıllardan itibaren Hazar'ın güneyinden Anadolu'ya ve Mezopotamya denilen bölgeye taşınarak daha geniş bir coğrafyaya yerleşmiştir.

TOPRAĞIN kış mevsiminde yattığı ölüm uykusundan kalkması, ilkyaz ile yeniden DİRİLİŞİ, Türk destanları içinde karşılığını Ergenekon'da bulmuştur. NEVRUZ kutlamalarının bir diğer adı da "ERGENEKON BAYRAMI"DIR. Bu isim geçmişten günümüze kadar hâlen çeşitli Türk boyları arasında canlılığını korumakta, aynı zamanda milletin destanların gücüyle birbirlerine olan güven bağını güçlendirmektedir. Ergenekon da böyle bir gelenektir.

NEVRUZ ile ilgili tarihî bilgiler, Kutadgu Bilig, Divan ü Lûgat-it-Türk gibi Türk kültürünün ilk yazılı kaynaklarından başlayarak Nizâmü'l Mülk'te, Melikşah'da hatta Çin kaynaklarında mevcuttur.

Türklerde bahar bayramı (NEVRUZ), bilinebilen en eski zamandan beri Türklerin bayramıdır ve onlar vasıtasıyla bütün Asya'ya ve Avrupa'ya (Avrasya) yayılmıştır.
NEVRUZ KUTLAMALARI CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA DA RESMÎ OLARAK DEVAM ETMİŞTİR. Bu konuda Prof. Dr. Reşat Genç şu bilgileri veriyor: 
“Geri planlarda bırakılmış ve unutulmaya yüz tutmuş olan TÜRK İNSANINA KENDİ KÜLTÜR KİMLİĞİNİ, KİŞİLİĞİNİ, BENLİĞİNİ, HÜVİYETİNİ KAZANDIRMAK hareketi ATATÜRK'ÜN BAŞLATTIĞI bir hareketti. Bu ne ile mümkün olurdu? İşte bu, öze dönmekle, kendi kültürel değerlerimize, örfümüze, âdetimize, geleneğimize dönmekle mümkün olurdu. 
Bu yüzden Atatürk diyor ki
"Bilelim ki, kendi benliğine sahip olamayan milletler başka milletlerin şikârıdır",yani yaşayamaz.

O yüzden, yine, Atatürk der ki,
"Gençlerimize, çocuklarımıza görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun en evvel ve her şeyden evvel kendi geleneklerine, millî ananelerine ve Türkiye'nin bağımsızlığına düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir."Millî hareketin özü bu.

Diğer taraftan kendi kimliği, kişiliği, millî benliği kazandırılmış olan millete çağdaş olma yolunu açıklamak da Atatürk hareketinin temellerindendir. İşte bu öze dönme, kendi tarihine, kültürüne dönme hadisesi millîciliğin özü idi. Bu yüksek idrakinin icabı olarak, O'nun milli kültür unsurlarının her biri üzerinde, en küçük ayrıntısına kadar çok büyük bir dikkatle durduğunu biliyoruz. 
Nitekim, NEVRUZ ile ilgili hassasiyeti bunun bir göstergesi olmuştur. Bilindiği gibi ATATÜRK 22 Mart 1922 tarihinde Ankara'nın Keçiören semtinde NEVRUZ ŞENLİKLERİ DÜZENLETMİŞ ve kendisi de bu ŞENLİKLERDE HAZIR BULUNMUŞTUR.”

1921 yılının 21 Mart günü halkın, öğrencilerin Ankara’nın belirli çayırlıklarına, meydan yerlerine toplandıkları, bu törenlere devletin üst yöneticilerinin de katıldığı dönemin matbuatında kayıtlıdır. 

Ankara’da yapılan kutlamalar Anadolu ile sınırlı kalmamış, 
Türk Dünyasında da heyecan yaratmıştır.

1922 yılında SAKARYA ZAFERİ’NDEN HEMEN SONRA bütün okullara NEVRUZ-ERGENEKON BAYRAMININ bir önceki yıl olduğu gibi coşkuyla KUTLANMASI İÇİN TALİMAT VERİLMİŞTİR. Aynı yıl 23 Mart Çarşamba günü meclisin önünde ve Taşhan Meydanı’nda merasimler yapıldığı yönünde bilgiler de Hâkimiyet-i Millîye, Yeni Gün ve İkdam gazetelerinde kayıtlıdır.

Cumhuriyetle birlikte NEVRUZ’un yeniden gündeme getirilmek istenmesinin esas sebebiBesim Atalay’ın 23 Mart 1921 tarihli Hâkimiyet-i Millîye gazetesine yazdığı makaleden kolayca anlaşılmaktadır. 

Yazının bir bölümünde şöyle denir:“Bu ERGENEKON hâdisesinden çıkacak mühim netice, BİZİM BUGÜNKÜ MİLLÎ MÜCADELEMİZLE BENZEŞMESİDİR. Dokuz kişiden türeyerek düşmanlarından intikam alan Türklerin, bugün de kendi varlığına kastedenlere karşı silahlanmış ve yarın muvaffakiyetini temin edeceğine ve Ulu Tanrı’nın yardımı ve milletin gayretleriyle kara günlerden kurtulacağına eminim.”

Azerbaycan Hükümet Başkanı Neriman Nerimanof'’un Mustafa Kemal Paşa'ya NEVRUZ dolayısıyla çektiğ24 Mart 1921 tarihli telgrafta şöyle denmektedir;
 "Cenubi Kafkasya Komiseri, Azerbaycan serbest Harbiye Mektebi Talebeleri, iki bölüklü Süvari Nişancı Türk Alayı askerleri, Türk Milletinin, büyük NEVRUZ Bayramını tebrik ediyor ve biz ümid ediyoruz ki Azerbaycan İnkılâp Ordusu kahraman Türk Ordusu ile beraber Garp emperyalizmi tazyikinde bulunan Şark milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın Şark İnkılap başları Mustafa Kemal!"
Dr. Abdullah ŞENGÜL'ün makalesinden derlenmiştir.

1 yorum:

Alanay yıldırım dedi ki...

canımcım geç oldu ama bayramımız kutlu olsun.okulda kutlamaya kalktım da başıma neler geldi:) çocuklara bizden önce ulaşanlar ulaşmışlar.ne diyeyim..