23 Aralık 2007 Pazar

Bayram Bitti

Yurdumuzun heryerinde en güzel bitkiler yetiştiği gibi en cin fikirli insanlar da yetişir ve yaşar.Güzel şeyler üretip kullanıma hazırlarlar.
Sonra başka güzel insanlar da onları bizimde görmemiz ve yararlanmamız için paylaşırlar .
Dostlarım vomentuana ve Erdal tekin gibi gibi . ben onlara ve bu güzel çalışmaları yapanlara teşekkür ediyor ve bayramın bu son gününde nice güzel bayramlr görelim ,her günümüz bayram sevinciyle dolsun diyorum

Daha fazlası için de burası var

21 Aralık 2007 Cuma

KUTU KOLA AÇMA HALKASINDAN NELER YAPILIR

Benim de üyesi olduğum bir grup var.İlgi alanıma giren ve sürekli takip ettğim yayınları var.On marifet.org ben onları hergün izler, tanıttıkları işleri linklerinden bakar,oradan başka yerlere atlar yeni siteler keşfederim.
bu sabah ta öyle yaptım ve kutukola halkalarından yapılan çiçekleri gördüm.Siz de görmek isterseniz burada

Ben linkte biraz gezinip bunları da buldum.Doğrusu şaşırdım ve takdir ettim.
Bizim kadınımızın beceri ve pratik zekasının biraz da ülke şartlarından geldiğini düşünürdüm.Başka ülkelerin kadınlarının yaptıklarını görünce bütün bunların sadece ekonomik koşullardan değil başka etkenler nedeniyle oluştuğunu düşünmeye başladım.
Acaba günümüz kadını kendi varlığını gösterebilmek için böyle şeylere mi gerek duyuyor.
Kadının kendini her alanda ispatlaması bile yeterli olmuyor mu acaba? Ben kendimden yola çıkarak konu üzerinde düşünmeye başladım.Hadi bakalım dostlarım birde siz düşünün _bu konuyu sömestr ödevi olarak veriyorum şubat sonunda ödevleri toplarım haberiniz olsun(serde öğretmenlik var ya ,özlemişim demekki)


20 Aralık 2007 Perşembe

örgü sevenler bunlar sizin için


Bayram pastanız burada buyrun,
sanal dünyaya örgü pasta



Bunlar da malzemeleriniz için duvar düzeneği.
Ben kendime eski kot paçasından yapıp üst kısmına elbise askısı dikip asarak kullanıyorum .
Örmek te örgü sevenlere daha pratik gelebilir









19 Aralık 2007 Çarşamba

İYİ BAYRAMLAR





SEVDİKLERİMİZLE BERABER MUTLULUKLAR İÇİNDE GEÇİRECEĞİMİZ BİR BAYRAM DAHA GELDİ


İnşaallah ülkemize ve dünyamıza barış,evlerimize huzur ve mutluluk getirsin.
Kalplerimize yaşama sevinci dolsun

Bayramınız Kutlu Olsun






18 Aralık 2007 Salı



Arkadaşım alivesitesindeki bir yazı üzerine bu yorumu yazdım .Sizle de paylaşmaya değer bulduğum için yayımlıyorum.Resmi de Afyon il ormanında çekmiştim.Konuyla ilgisi olmasa da dikkatinizi çekmesi için koydum.



Blog yapmak,paylaşmak,izlenmek;üzerinde uzun uzun düşünülüp konuşulması gereken bir konu.Hayatımıza yeni girdi ,her yenişey gibi rağbet gördü ve durağan bir çizgide şimdi.Birsüre devam edecek böyle sonra belki düşmeye belki de yükselmeye başlayacak.
Sonuç ne olursa olsun devam edenler amaçları neyse ulaşıp tatmin olanlar olacak.
Ben blog yapmaya neden başladım bilmiyorum,incelemedim irdelemedim.Ama paylaşmayı ,öğretmeyi severim.Alkış ve aferin almayı da... sanırım sebep bu.
Son günlerde sadece uğradığımı belli ettiğim blogcular uğrayıp varsa msj.kutusuna yoksa yoruma yazıyorlar.
Bu toplum yazmayı okumadan da az sever.Okuttuğum sınıflarda anlamını yeni öğrendikleri bir kelimeyi cümle içinde kullandırdığım zaman sınıftakilerin yüzde yetmişi" bu gün ......gördüm" "bizim evde .....var "şeklinde kullanırdı bütün ısrar ve açıklamama rağmen.
Ben gibi klavye özürlüler ya da yanlış yazmaktan ,düzgün ifade edememekten çekinenler de az değil.
Velhasıl böyle işte bence de blog aleminde benim izlediğim grup içinde de geçen yıl ki hareket ve paylaşım yok.
Blog veya site için araştırıp tartışacak profesyonellere ihtiyaç var diye düşünüyorum.Ama kimse okumasa da yazmak beni tatmin ediyorsa; kendim içinse bile yararı,ben devamdan yanayım.
Yazdıklarımı beğendim, bu yorumu da izninle alıp bir yazı yapıvereyim canı isteyen okusun

17 Aralık 2007 Pazartesi

Bayram hazırlıkları arasında bir mola

Biliyorum bayram hazırlığı yapıyorsunuz ama ben de öyle ...Yine de sayfama gelenler boş dönmesin diye netten ekledim.Beğenenler bayramdan sonra yapabilirler a canım.




göğüse aplike edilen şirin şeylerin aynı zamanda çanta olduğunu farkettiniz tabi.
İllede elbiseyi dikmekniz gerekmez.Kızınızın elbisesine ,oğlunuzun salopetine böyle bir cep /çanta ekleyebilirsiniz.

14 Aralık 2007 Cuma

Terziyamağı Nur , Laçin ve Dikiş Sevenlere

Terziyamağı Nur , Laçin ve Dikiş Sevenlere;
Sevgili dikişsever dostlarım;june 25 e de yazdığım gibi,bunca yıldır dikiş dikerim hemde pratik bilgi dağarcığımla övünürüm .Bunu ne aklettim ne duydum.Benim gibi duymadıysanız sevineceksiniz gidip bir bakıverin
Etek bastırmak için ölçü almanın yolu

13 Aralık 2007 Perşembe

Buz Gibi Malzemeden Sıcacık Heykeller











vida ve somunlardan heykeller

Yazın Ankara kalesinde şenlik vardı .Oraya gitmişken müzeyi ve çevreyi gezip resim çektim, derken bu biblo-heykelleri gördüm . İnternet adreslerini alıp sizede tanıtayım dedim .Bakın bakalım o simsiyah vida,somun,çivi ;özlerindeki metal soğukluğuna bakmadan nasıl sıcacık biblolara dönmüş.... siz adrese girip hepsini görüp yazıları da okuyun lütfen
Kendi ifadeleriyle kendilerini bakın nasıl anlatıyorlar
Biblolar tamamen el yapımıdır;

somun,civata, çivi, pul ve transmisyon demirinin elle bükülüp kaynakla birleştirilmesinden sonra ahşap kaide üzerine yerleştirilen, her ne kadar biz biblo desek de fanatikleri tarafından heykel olarak nitelendirilen sanat eserleridir.Yıllar sonra antika olacak biblolar zamanın yıkıcı etkisine karşı koymak için en kaliteli vernikle kaplanmıştır.
Biblolar yerli imalat olup "çin" kelimesi üretim ve satışın hiçbir aşamasında cümle içinde dahi kullanılmamaktadır.

Sevdiklerinize gerçek bir sanat eseri hediye etmek isterseniz biz daima hizmetinizde olacağız.....





DİJAN DİZAYN HEDİYELİK EŞYA TASARIM

Kale Kapısı sok. No:1

ANKARA KALESİ

Tel:0 312 309 09 62

mail: info@dijandizayn.com

11 Aralık 2007 Salı

aşmış



Bu kızkardeşimiz kendini aşmış diyorum siz ne dersiniz bilmem?

Eldivenlerimi yayımladıktan sonra bunu da öbür blogumdan buldum bir fikir olsun diye koydum.Liseli, çok tatlı, adı güzel kendi güzel Elgiz için örmüştüm .Okul yollarında kaybetmediyse kullanıyordur.

Aldığım yorumlardan sonra ekleme gereği duydum.Tiftiğin ve inceliğin verdiği bir özellikle çok çabuk kirlenmiyor.Ama yıkanışı da problem değil.Eldiven elimizdeyken,elimizi sabunla veya yün şampuanıyla yıkayıp duruluyor havluyla kuruluyor ve 5-10 dakika elimizdeyken kurutuyoruz.Böylece formunu bozma korkumuz olmadan temizleyebiliyoruz.

Gününüz güzel geçsin

Hava kapalı,yağmıyor da .İçim sıkıldı.Öbür blogumda buldum ve denedim işe yaradı .Siz de deneyin isterseniz



Gün içinde beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın...

- Ilık sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın.

- Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın.

- Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz.

- Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz.

-Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz.

10 Aralık 2007 Pazartesi

POLARLA SÜSLEMELER



Bu günkü paylaşımımız da yine bebek .Ne yapalım dervişin fikri neyse zikri de o oluyor haliyle.Yeleği kuzenim ördü,ben süsledim.Modeli biraz kıza yakışır olunca üstüne arabalar ekleyip erkekleştireyim dedim .Oyuncaklarda kullandığım polar ve benzeri kumaşları kullandım.













Bu da eskileri değerlendir kampanyasından.Eprimiş bölümleri atılan bir bermuda kottan kalan sağlam bölümlerle yapıldı.onuda aynı kamyonun abisiyle süsledim.
Poları çiçek yapmak için de kullanabilirsiniz buradaki sevgili dostumun yaptığı gibi



9 Aralık 2007 Pazar

ELDİVEN ATKI VE SAÇ BANDI

Ben ellerimde eldiven varken hiç birşey yapamam.Cebimden para bilet vb. bile çıkarıp veremem .Mutfakta ve temizlikte kullanılanları da aynı şekilde kullanma özürlüyümdür.
Ama bu güne kadar yüzden fazla eldiven ördüğümü ve diktiğimi söyleyebilirim.
En ilginci ve en çok ısıtanı da bu gördükleriniz.



Bu ve atkı çok ince tiftik yün iplikten örüldü. Atkıyı konu mankeni sevgili kızım Nimet te görüldüğü gbi aynı zamanda saç bandı olarak ta kullanabiliyoruz.



Dikkat ettiyseniz,zincirden başka bir teknik uygulanmadığını farketmişsinizdir.Sadece zincir ve oluşturulan kafesler.
Bu eldivenleri Ankaraya taşındığım kış bir arkadaşta görmüş ve ufak bir değişiklikle uygulamıştım.
ilgi ve beğeni görünce bir kısmını hediye ettim,onlardan görüp isteyenlerede ördüm.
sıcak tutmasını ise yarı bilimsel olarak anlatayım.Bildiğiniz gibi yünün dokusunun lifleri arasında tutuğu hava yalıtım etkisi yapar. Bu eldiven de aynı sebeple deliklerine ,zerafetine ,naif görünümüne rağmen hafif ve çok kullanışlı.Ben gibi eldiven takma özürlü değilseniz hemen elinize tığınızı yününüzü alın.Yarım parmaklı da örebilirsiniz.Koncuna (alt ucuna) peluş,yapay kürk vb geçirip siyahdaki gibi bir çiçek ve boncukla süsleyebileceğiniz gibi sadede olabilir.
Üşeniyorsanız ,sayfamın üstünde gördüğünüz anneannemden oyuncaklar bannerını tıklayıp dükkanıma gidip bakarsaınız .Seçim sizin haydi kolay gelsin.

Aldığım yorumlardan sonra ekleme gereği duydum.Tiftiğin ve inceliğin verdiği bir özellikle çok çabuk kirlenmiyor.Ama yıkanışı da problem değil.Eldiven elimizdeyken,elimizi sabunla veya yün şampuanıyla yıkayıp duruluyor havluyla kuruluyor ve 5-10 dakika elimizdeyken kurutuyoruz.Böylece formunu bozma korkumuz olmadan temizleyebiliyoruz.

3 Aralık 2007 Pazartesi

ÖNEMLİ BULDUM OKUYUN LÜTFEN

2Aralık 2007 pazar
Sabah Gazetesi
POZİTİF PSİKOLOJİ

EMRE KONUK



Uzak durulması gereken kadın ve erkekler

Hatırlayalım, temel sorumuz şöyleydi: Kurduğumuz ya da kuracağımız ilişkinin geleceği ile ilgili doğru bir tahminde bulunmak mümkün müdür? İşaretleri iyi okursak pekala mümkün olduğunu söyleriz. Nasıl bu kadar emin olabiliyoruz? Beraberlikleri düzgün giden ve gitmeyen çiftler seanslarda birbirlerini anlatırlar. Bir, buradan biliyoruz. İkincisi; evlilik sorunları en çok araştırılan konulardan biridir. Yani elimizde ciddi bir literatür mevcut. Şimdi sıra "evlilikte risk faktörleri" diyebileceğimiz bir liste ya da gavurcasıyla bir "check-list" oluşturmaya geldi. Ama esas hedefin iş işten geçmeden önce işaretleri okuyabilmek olduğunu yani aşağıdaki listeden "feyz alabilmek" için ille de evli olmanın gerekmediğini bir kere daha tekrarlayalım. Ben kamuyu bilgilendirme görevimi yerine getirdim. Tanrı sizinle beraber olsun: Geçmiş
* Travmatik yaşantılar (şiddet, cinsel taciz, terk, ihmal vb.)
* İlişkinin başlangıcı ile ilgili iyi ve güzel anıların olmaması
* "Bozuk" aile ilişkileri
* Aldatma
* Bağımlılık (alkol, madde vb.) Şimdi
* Eşinizin beğendiğiniz, değer verdiğiniz en az birkaç karakter özelliği yoksa
* Anne / baba karşıysa
* Eğitim / kültür farkı bir rahatsızlık olarak yaşanıyorsa
* İlişkinin ana motoru seks ise
* "Evlenince düzelir" diye düşünüyorsanız
* Beraberliğinizi / eşinizi sıkıcı buluyorsanız
* Durmadan "aslında ne demek istediğinizi" anlatmak zorunda kalıyorsanız
* Taraflardan biri hami, koruyucu rolünde ise
* Kuralların çiğnenebilir olduğunu düşünüyorsa
* Heyecan olsun diye tehlikeli işlere bulaşıyorsa
* Başkalarından daha fazla yatak arkadaşı olmuş ise
* İşinden atılıyor ya da aniden ayrılıyorsa
* Sürekli söz verip hiçbirini tutmuyorsa
* Rekabeti seviyor ama kaybetmeyi bilmiyorsa
* Sorumluluklarına sahip çıkması istenince kendini baskı altında hissediyorsa
* Talepleri yerine gelmeyince, geçerli açıklamalar olsa bile sinirleniyorsa
* İnsanlar onu ya seviyor ya da nefret ediyorsa
* Başkalarının iş yapış şeklinde genellikle hatalar buluyorsa
* Çok sık "beni seviyor musun" diye soruyorsa
* O bir mükemmeliyetçi ise
* İlişki büyük ölçüde onun kendini geliştirme aracı olarak kullanılıyorsa
* Tartışma tarzı ve içeriği
* Tartışmada iğneleme, alay, küçümseme, hor görme ve suçlama yer alıyorsa
* Kişiliğe ve karaktere yönelik hakaretleri ve aşağılamaları içeriyorsa
* Taraflardan biri veya ikisi küsüyor ve duvar örüyorsa
* Kişi kendini "artık dayanamaznefes alamaz" hissediyorsa
* Tarafların kırıldığı, üzüldüğü bir tartışmadan sonra ilişki tamir edilmiyorsa
* Sık sık sizi çok beğendiğini, sonra da hiç beğenmediğini söylüyorsa
* Sık sık ayrılıp tekrar bir araya geliniyorsa
* Kızgınlık ve öfke sıkça dışa vuruluyorsa
* Tartışmalar uzayıp bir sonuca bağlanmıyorsa
* "Basit" şeyler büyütülüyor ve mesele yapılıyorsa
* Tartışmalarda uzak geçmişle ilgili kötü anılar gündeme geliyorsa
* Kıskançlık sık gündeme geliyorsa
* Sizi yapmayı istemediğiniz bazı şeyleri yapmaya zorluyorsa
* Onun düşüncesi sizinkinden her zaman daha önemliyse
* Tartışmalarda genellikle uzlaşmaya yanaşmıyorsa
* Tartışmaların çoğundan o "galip çıkıyorsa"
* Kararların çoğunu o veriyorsa
* "Mesele uzamasın" diye genellikle siz alttan alıyorsanız
* İlişkinizde genellikle olumsuz yanlarınızı gündeme getiriyorsa Ayrılmadan az önce ya da aldatmaya doğru Aşağıdaki belirtiler ön plana çıkmışsa ilişki neredeyse ömrünü tamamlamış denebilir:
* Beraberlikle ilgili sorunları çok ciddi buluyorsanız
* Sorunlardan söz etmek artık size yararsız görünüyorsa
* Sorunları kendi başınıza çözmeye çalışıyorsanız
* Paralel bir yaşam oluşmuşsa
* Kendinizi yalnız hissediyorsanız
* Yukarıdaki listede yer alan davranışların bazıları diğerlerine göre daha çok uyarıcı olmalı. Bu davranışların birkaç tanesi bile yaşamınızı zehir edebilir. Bunların "evlendikten sonra geçeceğini" düşünmeyin. Büyük ihtimalle artarak devam edecektir. Değişme olasılığı yok mu? Tabii ki var. Özellikle bu davranışları gösteren kişinin kendisi de rahatsız oluyorsa, sizi mutsuz ettiğini düşünüyorsa ve bir profesyonel yardımı düşünebiliyorsa değişim pekala mümkün. Unutmayalım: Yukarıdaki davranışları gösteren kişilerin yaşamları hiç de kolay geçmemiştir. Bu insanlar, bu davranışların dışında son derece üstün yeteneklere ve karakter özelliklerine sahip olabiliyorlar. Eğer böyleyse yani ona değer veriyorsanız değişim için ona destek olmayı her zaman düşünebilirsiniz. Kaynaklar: Albert J. Bernstein Duygusal Vampirler, Alfa Yayınları, 2001 John Gottman & Nan Silver Evliliği Sürdürmenin Yedi İlkesi, Varlık, 2001 Jeffry Larson, Should We Stay Together, Jossy-Bass, 2000

2 Aralık 2007 Pazar

SANAL ALEMDE DOSTLUK SANAL MI?

Geçtiğimiz günlerde büyüleyen mutfak kokusu adlı güzel blogun sahibi meslekdaşım,Esrayı kaybettik.Mekanı cennet olsun.
Tanıyan tanımayan herkes ,hepimiz sarsıldık.
Bu alemde de(sanal) ölümün olması gerçeğinin benim gibi gezdiğim bloglardaki arkadaşlarımı da sarsmış olduğunu gördüm.
Isparta uçağında da bu alemden çok sevgili bir dostumun komşusu can verdi.
Duyunca ben de üzüldüm hem ölene hemde arkadaşımın üzülmesine üzüldüm.
Dün de arkadaşımız June25 ,bloguna ve blogcuya girişinin yasaklandığını yazarak veda etti,haydiii bir sıkıntı daha.
Tabi bu sıkıntıların yanısıra ildışından gelen sevgili arkadaşım,onunla gidip gördüğümüz sergiler,faaliyetler,beraber yenen yemekler.
Çok önce üye olupta unuttuğum sevgili Eda Sunerin yazısıyla hatırlayıp uğradığım ve anında beni kucaklayan yorumları ve ilgileriyle son hafta sürekli takibedip yazıştığım sevgili on marifet.org ailesi.
35 yıl önce öğretmen okulunda tanışıp şimdi Ankarada yaşayan arkadaşlarımla aylık buluşmalarımızdan birini yapıp moral tazelemek mutlulukları .
Yani hayat...acısı ve tatlısı beraber.
Oturup düşündüm,zaten en bol yaptığım eylem oturmak-düşünmek.
Benim bu hafta içindeki sevinçlerimin ,üzüntülerimin ,kaygılarımın kaynaklarının bir bölümü hem de önemli bir bölümü sanal dediğimiz bu alemden olan siz dostlarımla yaşanmış.Farkında olmadan sesimizi duymadan,yüzyüze gelmeden tanışmış ve sevgi alıp vermişiz.
Bu durumda bu alem için,birbirimiz için SANAL yani gerçekolmadığı halde gerçek gibi görünen, gerçek dışı demek ne kadar doğru...
Eyer Esra için yaşardıysa gözlerim,dostum komşusuna ağlıyor diye üzüldüysem,Edanın kolu yaralandı diye canım yanıp,june25in blogunu neden kapattınız diye blogcuya teessüf maili attıysam,beydabeydacığım aylardır yazmıyor ne derdi var diye üzülüyorsam sizler benim için İstanbuldaki kızım,Vandaki kardeşim,yan sokaktaki komşum kadar yakın ,gerçek ve ÖNEMLİSİNİZ ve ilişkimiz sanalyoldan gerçekleşse de GERÇEKsiniz,REELsiniz .Hepinizi çok seviyorum