10 Ekim 2011 Pazartesi

Yazarkasa Fişlerindeki Tehlike

Son günlerde Bisfenol A ( BPA ) nın başka bir alanda da kullanıldığını duyarak tüylerim ürperdi.
Biberon ve yeniden kullanılan su şişelerindeki kanserojen olarak duyduğumdan beri çevremize duyurmaya çalışmaktan vazgeçmediğim Bisfenol A termal kağıt olarak adlandırılan yazar kasa, bankamatik fişleri gibi kağıtlarda da bulunuyormuş.Bildiğiniz gibi bu kağıtlar hafif bir ısı gördüğünde kararıverirler.İşte onları ellediğimizde eller yıkanmadan ağzımıza gözümüze sürdüğümüzde yine BPA ya maruz kalıyormuşuz. Bu bilgiyi kanal D Doktorum programında Prof.Dr.

Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta'nın ağzından dinledim.İlginç bir de sitesi var ziyarete değer.
Benden HATIRLATMASI....:)

Aşağıda da BPA ile ilgilki birkaç satır



''Bisfenol A, işlevsel iki fenol grubu bulunduran organik bir bileşik olarak tanımlanmaktadır. Çoğunlukla polikarbon gibi bazı plastiklerin ve sıcak etkisiyle biçimlendikten sonra sertleşebilen plastik hammaddelerin üretiminde kullanılmaktadır. Bisfenol A’nın dünyada en çok üretilen kimyasallardan biri olduğu (her yıl 2.7 milyar kg üretiliyor) ve atmosfere yıllık 100 ton salınım yaptığı belirtiliyor. Ayrıca Tip 3 (PVC) plastikleştirici maddelerde antioksidan olarak kullanılmasının yanında, esnek PVC’lerde bulunmasına karşın, PVC borularda bulunmuyor. Bunun dışında Bisfenol A’nın tutuşma önleyici ya da geciktirici, “Tetrabromobisfenol” ün de öncü maddesi olduğuna dikkat çekmekte yarar var.

DİĞER KULLANIM ALANLARI İSE ŞU ŞEKİLDE:

Dünyada yaklaşık olarak yıllık 2-3 milyon ton ürerime sahip Bisfenol A, yukarıda bahsi geçen konuların dışında farklı kullanım alanlarına da sahip. Tıbbi ve diş hekimliği araçları, diş dolguları, doku yapıştırıcı, gözlük mercekleri, CD ve DVD’ler ve ev elektronikleri bu alanların başında geliyor. Bisfenol A, sert plastik şişelerin yanı sıra 1960’lı yıllardan beri metal yiyecek ve içecek kaplarında bu kapların içini döşeyen plastik kaplamaların içinde de bulunuyor.

Son günlerde adına sıkça rastladığımız Bisfenol A ( BPA ) özellikle biberon ve yeniden kullanılan su şişeleri ile damacanalarında bulunmasınının ardından bu ürünlerin kullanımının ciddi tehlikelere sebebiyet verebileceği açıklandı.''
netten alıntıdır

10 yorum:

okuyan dedi ki...

Bilgilendirme için çok çok teşekkür ederim. Farkında olmadan kim bilir daha nelere maruz kalıyoruz.
Sevgilerimle.

fiamma dedi ki...

Ahh Nalanım, biraz düşünmeden yaşayacaksın diyor bir yanımda bir diğer yanımda ne olacak şu çocuklar, bebeler, bizden sonraki nesil diye iç çekiyor.Dün yararlı olan bu gün zararlı bu nasıl iş böyle. Farkındalık bile çözüm değil üstelik hayatımızın her yerinde ve her zaman bu maddelere maruz kalıyoruz.Korunmak neredeyse imkansız hergün bir yenisi ekleniyor. Vallahi dinlemiyorum ben kanal değiştiriyorum artık, bireysel olarak ne kadar korunabilirsin ki çevresel faktörleri ortadan kaldırmadıkça? sadece bilinçli yaşamaksa o da hasta ediyor insanı nerede varbaşka nereye sızmış diye düşünerek. Allahlarından bulsunlar ne diyeyim. Mesela o dediğin şey faks kağıtlarında da var.

alanay dedi ki...

ve daha bir sürü şeyde...her gün ve yıllardır öğrencilerime sağlıklı beslenme ile bilinçli tüketim hakkında bişeyler söylemeye anlatmaya çalışıyorum.ama çeşit giderek çoğaldığı için neyden ne kadar esirgeyeceğimizi şaşırdık.son başarım okulda geçen yıl cips satışını engelleyebilmek oldu.bu arada bu yazarkasaları kullananlarında vay haline.teşekkürler bilgilendirme için...

nalan dedi ki...

Okuyan,fiamma,alanay,
çok önemsediğim bu konuyu duyupta paylaşmadan geçmem mümkün değildi.
Çoğumuzun bu konulardan muzdarip olduğunu biliyorum.Bıkıldığını da biliyorum ama bu meret hastalığın alıp götürene kadar ne kadar acı verici olduğunu da bilerek uyarmaktan vazgeçemiyorum. Ne kadar kaçınabilirsek kaçınacağız başka yolu yok ki...

Banuca dedi ki...

Nalanım, hergün yeni bir tehlikenin çanları çalınır oldu, artık şansa yaşıyoruz galiba :(

sibeltunay dedi ki...

Sevgili Nalan hanım harika bir bilgiyi paylaştınız,ne yazıkki biz okuyanlar bunlardan haberdarız,ya okuyamayanlar ne yapacaklar.İşte devletin bunlara karşı sistem geliştirmesi gerekiyor.Ama bizde nerde o güç diyeyim.Atam hep yerli malı kullan derken haksızmıydı.Her neyse bizim millet uyanmaz diyerek,benimde buraya ekliyeceklerim var.Kağıt havlular,ıslak mendiller,deterjanın tümü,süt hariç sütle yapılan tüm ürünler.....Bunlar aklıma gelenler.Kağıda beyazlatma maddesi atıyorlarki oda zehir saçıyor.Yoğurda süt tozu katıyorlarki oda melamin tabağa sertlik veren melamin maddesinden başka bir şey değil.Bunların hepsi vucuda geçiyor.Neden hala ellerim ve renkliler için ARAP sabunu kullanıyorum,işte hep bunların yüzünden.Ben arap sabunu kullandığımdan beri vallahi ellerimi kremlemiyorum artık.Çünkü ellerim kendi doğal yağını kendi yapıyor sanki.Yada tahriş olmadığı için deri yumuşak kalıyor.Eskiden hiçde öyle değillerdi.Toprak güveçte yoğurtlarıma devam ediyorum.Elimden sadece bunlar geliyor.Geçen gece DR. ÖZ.Ü İZLEDİM,belki seyrettiniz,SİRKE nin, tüm bakteri ve mikropları öldürecek güçte olduğunu ISRARLA SÖYLÜYORDU.Ben evde elma ve üzüm sirkesi yapıyorum ve de turşuda,blaşık makinasında parlatıcı olarak kullanıyorum.Herkeze tavsiye ederim.Bende bunları eklemeden edemedim,herkeze sevgiler.

fiamma dedi ki...

Sevgili Sibel sirkeden bahsetmiş ben de konuya dahil olayım dedim. Özellikle çocuklu anneler için sivrisinek gibi böcek ısırıklarında su ile elma sirkesini karıştırıp sürerlerse hem kaşıntıyı alıyor hem de kızarıklığı, ben bütün yaz sürünüp durdum, kokusu da umurumda olmadı. Yaz sen Nalanım yaz yine aklına estikçe.

nrhnmrl dedi ki...

Ben de bugün Rasim Küçükustayı dinledim pet şişe suları biliyorum hatta çocuklara pet şişeden su içirmiyorum ama olmuyor nasıl olacak bilemiyorum içi çelik su matarası aldım o da hem ağır oluyor hem çabuk bitiyor hem de koku yapıyor nasıl olacak bir türlü çözemedim Fiammanın dediği gibi farkında olmak bile çözüm değil tamamen, her aldığımız şey bir ucundan oaraya dokunuyor bu işten birilerinin çıkarı oldukçada çok zor işimiz.
Damacanalara evinde çözüm bulan var mı ben cam damacana araştırdım ama buralardaa nerdeeeee ya da çocuklar için pratik kullanımlı zararsız su luk yok yok yok ....

nalan dedi ki...

Banu,Fiamma,Sibel,Nurhan;
Bizi mutsuz etse de yine bilmek,kaçınabildiklerimizden kaçınmak en iyisi.
Dün de Sibelin söz ettiklerini TRT1 de Gülbende Erkan Şamcı anlattı. Google da aratınca videoları var .İzlemekte yarar var diyorum.Yapabildiğimizce yapalım ve paylaşalım.biz bilinçli anneler ısrar edersek talep oluşur,arz da peşinden gelir.
Ben Ertuğrula zararsız bir boyama önlüğü diktim örneğin.Annesi de alüminyum bir su matarası kullanıyor suluk yerine.Alüminyumun suya etkisi yok.
Böyle çözebildiklerimizi paylaşırsak bir şeyler yoluna girer umudundayım canlarım.

chat dedi ki...

sohbet