13 Ekim 2011 Perşembe

Ben çok şanslıyım

Dostlarım aklıma gelince kendimi çok şanslı ve zengin hissederim.
Hayatta maddiyat ve para ile bile elde edilemeyecek şeylerin başında gelir bence dostluk.Ve ben gerçekten çok şanslıyım.Yaradan önüme hep değerli ve vefalı insanlar çıkardı.Esirgemeden açtığım gönlümü hep aynı cömertlikle doldurdu dostlarım.
Bu günki yazımın kahramanı sevgili Kezban Hanım,kızım Umay'ın Süleyman Demirel Üniversitesinden hocası .Kendisini görmeden önce onun kızım ve arkadaşlarına gerçek bir öğretmenin olması gerektiği gibi ,bir anne gibi olduğunun hikayelerini duydum.
Tanıştığımızda da az bile anlatılmış olduğunu anladım.
Tanıştığımızdan sonra da yıllarca yüzyüze gelemedik ama irtibatı kaybetmedik.
Nihayet bu yaz,Ankarada bir araya gelebildik.
Hem birbirimiz gördük hem de Kezban Hanım kızımın çocuklarını gördü.
Bir öğretmen olarak bunun ne denli mutluluk verici olduğunu bizzat bilirim.
Temmuzun sonunda yakaladığımız bu mutluluğun tadını doyasıya çıkardık.
Ben gerçekten sevdiğim şeyleri sevdiklerimle paylaşmayı da çok seviyorum.
Siz dostlarımın da onu tanımanızı istedim.



Ertuğrul ve Elgize,Kezban hanımın hediyelerini giydirip görüntüleyelim de yazayım derken bu güne kadar bu yazıyı yayımlayamadım.

Bu güzel günü birlikte yaşamanın sevinci ve mutluluğu için Sevgili Kezban Hanıma teşekkürlerimizi iletirken bu güzel insanı sizlerle de paylaşmaktan sevinç duyuyorum

12 yorum:

maviii dedi ki...

nalan ablacım vefalı dost gibisi yok gerçekten :)) ama ben şu son poza mest oldum harika bir kare allah nazardan saklasın yumurcakları:))
ablacım resmen erimişsin çok zayıflamışsın

fiamma dedi ki...

Ne güzelbir duygu Kezban öğretmen içinde yetiştirdiği bir öürencisinin çocuklarını mutluluğunu görmek. Ertuşa bittim bu arada, inci gibi dişleri, ne zamandır resmini göndermiyorsun nasıl da büyümüş öyle.Ahh Nalan Bade ile Buse de Ertuşla Elkız gibi olacaklar mı, bugün çok huzursuz oldum Bade bayağı kıskanıyor Buseyi, ne yapacağımı bilemedim ve moralim bozuk döndüm eve:( Belki onunla oynayamamaktandır diye düşünüyorum biraz büyüyüp hareketlenince bitecek mi bu sorunlar acaba?

Aslı dedi ki...

Nalan Hocam bende şükrediyorum gerçekten, Allah karşıma hep iyi insanları çıkardı diye.

Yıllar içinde Kezban Hanımla dostlugunuzun hiç bitmemesi ve artarak devam etmesi çok güzel.

Hocam Ertugrul ve Elgiz nasıl büyümüşler maşallah, çok şekerler :) ve siz inanılmaz zayıflamışsınız, özellikle hep beraber oldugunuz fotoda gencecik bir kız gibisiniz, ne hoş :)

Nedret dedi ki...

Son poz beni de mest etti:)) Ancak sen biraz fazla zayıflamışsın gibime geldi:((

alanay dedi ki...

dostluk şarap gibi yıllandıkça güzelleşiyor ve daha fazla keyif veriyor.bu keyfi yaşadığğınızı görmek ise bizlerede keyif veriyor tabiki.torunlar müthiş güzeller.Allah nazarlardan saklasın...

nalan dedi ki...

Mavii,evet gerçekten özel ve güzel insanları yoluma çıkaran allaha şükürler olsun.
Bizim abi abilikten pek mutluymuş.Hele kızla oynamaya başlayalı iyice mutlular.
Son şeklimi yakında çekip göstereceğim. Bu 2,5 ay öncenin fotosu.:))
Fiamma,biraz daha sürebilir. Bade hem daha küçük hem de kız. Kızlar daha duygusal ve bilmiş oluyorlar. Sanırım beraber oynamaya başlamaları daha kaynaşma sebebi oluyor.Umutsuz olma. Geçecek.

Nedret,o gün hava müthiş sıcaktı klimaya rağmen bunaltıcıydı. Şimdiki halimi gördüğünde endişelenmeyeceksin.
Artı olarak genel sağlığım çok iyi oldu.Kendimi de çok iyi hissediyorum.

Alanay,bak yorumculardan 4de 2sini yüzyüze tanıyorum.Seninle de tanışacağız inşaallah. Mavi ile de yaza:)
Dostluklar kendiliğinden oluşuyor ve şükür ki sürüp gidiyor.

okuyan dedi ki...

Torunlarınız maşallah çok tatlı. Ve sizden dolayı da çok şanslı:) İlk onu belirtmek istedim:)
Güzel bir dostluk bağı kurmanıza çok mutlu oldum. Dilerim nice güzel insanlarla daha bir araya gelin.
Ben maalesef o konuda her zaman çok şanslı olmadım. Araya kaynayan çürük elmalar da oldu:)
Sevgilerimle...

nalan dedi ki...

Sevgili okuyanım.O çürük elmalar bana sağlam elmaları nasıl farkedeceğimi, onları nasıl muhafaza edeceğimi öğretti.
Haa,sanma ki bu çok kolay ve çok önce oldu.İş gereği çok gezdiğimiz için çok değişik çevrelerden insanlarla beraber oldum.Çok şeyler gördüm yaşadım.
O çürük elmalar,bazen de bendeki vuruklar,çürümeye eğilimler hatta çürüklerim eğitti beni.
Sepetimi dolu ,sırtımı boş tutmaya çalışmanın yollarını böyle öğrendim.
Ve her yıl bir önceki yıldan daha olgunlaştığım görüyorum.
Kısacası iyiyi güzeli sev kendine al,kuşkuluyu bırak ne hali varsa görsün:)))

F.Gülden YAPAR dedi ki...

Dostum Nalanım, bende bu konuda herzaman kendimi çok şanslı ve zengin sayarım.Harika bir duygu :))
O Elgiz'i yiyesim var ! Allahım nazarlardan saklasın.Ertuğrul'uma da diyecek yok ağabey işte,fazla söze gerek varmi ? Büyüdü mü ne ?
Güzel yanaklarınızdan öpüyorum hepinizi.

okuyan dedi ki...

Haklısınız Nalan Hanım. Aslında bir nebze de olsa faydaları oluyor:) Hayata karşı daha sabırlı, dayanıklı ve incelikli olmayı sağlıyor. Yaşaya yaşaya, üzüle sevine zamanla doğru insanlara ulaşacağım:) Ve yaşadığım her hayal kırıklığından sonra sağlamasını yapıp doğru sadece güzel insanları hayatıma sokacağım:)
İçten sevgimle...

Adsız dedi ki...

Sevgili Nalan Hanım o gün benim için de çok güzel bir gündü.Beni onurlandırdınız ,çok teşekkür ediyorum.Sizi ve Umaycığımı tanımaktan büyük mutluluk duyuyorum.Çalışkanlığınızı, bilgiyi paylaşımınızı,insanları mutlu etme gayretinizi hayranlıkla izliyorum.Elgiz ve Ertuğrul çok şanslılar.Sevgiyle büyüyorlar.O güzel günün anısı ,elinizin emeği evimin en değerli köşesinde yerini aldı. Tekrar teşekkür ediyorum.
Prof.Dr.Kezban Işık
Not: Dostlarınız endişelenmesin .. Sayemde fazla zayıflamış gibi görünüyorsunuz:))

alanay dedi ki...

inşallah tanışacağız.bir düzene giremedim yoksa aklımda.hala hastane işleriyle uğraşıyorum.bitsin inşallah.sevgiler..