20 Şubat 2011 Pazar

Elgizin İki Altıgenden oluşan hırkası



Günler hızla geçiyor .İstanbulu unuttup Elgizi yaşamaktayım.Elim de pek boş kalmıyor örüyor ,dikiyorum.Paylaşmak gerek:))

On Marifet Org da görüp beğendiğim tığla yapılmış ceketi kızıma örmek için rahelferin bloguna gittim.
Açıklamalarını okuyup başladım




3 tane 2'li trabzan yapıp 2 zincir çekiyorsunuz.Tekrar 3 tane 2'li trabzan yapıp 2 zincir çekiyorsunuz.Bunu aralarında 6 adet delik olacak şekilde tamamlıyoruz.




2Li trabzan yapılan yerleri yine aynı şekilde 2'li trabzan yapıp,DELİK olan yerlere 2 tane 2li trabzan+2 zincir +tekrar 2 tane 2li trabzan yapıyoruz.Böylelikle deliklerde artırma yapmış oluyoruz.


Altıgenimiz istediğiniz ölçüye gelince ikincisini de örüyoruz.

İkisini de soldaki altıgen gibi katlayıp yanyana koyup arka ortası ve omz,kol üstünü dikiyoruz.

Ördükten sonra giydirdiğimizde ip seçiminde acemice bir hata yapmış olduğumu farkettik.Tüylü ip ağzına dolup bebeğe zarar verebilirdi.Diktiğim yerleri söküp altıgeni büyütmeye ve Elgiz 2 yaşında giyebileceği ölçüye getirmeye karar verdik.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Çok Güzel bir gündü

Bir yılı aşkın bir zamandır yazılarını okuyordum.Yazılarına gelen yorumları,o yorumlara verdiği yanıtları sayfasındaki profil resminden yayılan güzel enerjisi...
Karşılıklı sayfa ziyaretlerimiz sırasındaki yorumlarımız dışında e-mailleşerek görüşmelerimiz, telefonda duyduğum sesin tınısı...
Velhasıl biz birbirimizi yüzyüze gelmeden tanıyorduk zaten.
Geçen sefer İstanbula gelişimde kızımı yerleştirme telaşından dolayı planladığım ziyareti gerçekleştirememiştim.
Geçen hafta onu ziyaret etmek istediğimi belirttim,perşembe günü için anlaştık.
Evine gidiyordum.Sohbetimizin ne kadar güzel olacağını bildiğimden bölünmeden ,kesintisiz olsun diye evine gitmek istedim.Yaşadığı ortamı da görmek çok hoşuma gidecekti.
Sen bu kadar meraklısın da niye bize kimle buluşacağını yazmıyorsun da merak ettiriyorsun diyeceksiniz.Haklısınız.
Size kimilerinizin takipcisi olduğu,kimilerinizin de ALBÜMDEKİLER romanı ile tanıdığı sevgili Gülsen Öğretmenimle geçirdiğim unutulmaz günü anlatacağım.
Bir yazısında söz ettiği her penceresinden denizi gören evini ayrıntılı tarifinden dolayı hiç zorlanmadan buldum.
Asansörden çıktığımda tüm ışığıyla kollarını açmış bekliyordu beni.
Tadına doyamadığım saatler geçirdim.
Güldük ,söyledik,hüzünlendik,anlattık,paylaştık...

O bana piyano çaldı,dinledim.
Benim de öyküsünü bildiğim ilk piyanosunun önündeki gençlik resmine baktık.
Anlattım,anlattı,anlattık.
Çaylarımızı içtik Sohbetimizi bölmemek için tabaklarımızdaki güzelim böreklerimizi soğuttuk.Bardaktaki çayımızı unuttuk.
Dolu dolu dolu saatler çabucak geçiverdi.
Gülsen Öğretmenimi tıpkı düşündüğüm gibi buldum.Sıcacık ,sevgiyle sarmalayan aynı zamanda da zeka fışkıran bakışları,tatlı sesi ile anlattıklarının etkisinde kalmamak mümkün değildi.
Daha önce de yazdığım " Görmüş geçirmiş ve yaşamışlığının izleri onda sık tülbentlerden iki kere geçirilmiş süzme bal kıvamında."cümlemin ona ne kadar uygun olduğunu bir kez daha hatırladım.
Fakat bu sizi yanıltmasın.O bir ayna,siz orada kendinizi görüyorsunuz.Sizin ona karşı duygularınız ve samimiyetiniz ne kadar halis ise gördüğünüz de o oluyor.Yoksa gerektiği zaman bir kaplan enerjisi ile karşılaşabilirsiniz.
İçindeki meraklı ve muzip çocuğu kaybetmeden hayatın sırrına ermiş .
Onun blogu yazılarını okuduğum zamanki zevki kendine yazılan yorumları ve verdiği yanıtları okurken de aldığım ender bloglardan.
Bu ziyaretimin bende bıraktığı izlenimlerin ancak bu kadarını sizinle paylaşabilirim.Gerisi bende...
Sevgili Gülsen Öğretmenim;
Öğretmen sıfatının bu kadar yakıştığı ender insanlardansınız.Sizi tanıdığım ,beni dostluğunuza kabul ettiğiniz için duyduğum sevinci yinelerken saygı ve sevgiyle kucaklıyorum.

13 Şubat 2011 Pazar

Hediye vermek ve almak ne güzel


7Ocak günü sürprizli bir gündü.
TRT AvazdaYenigün programında konuktum.
Oraya duyulmasını çok önemsediğim için gönüllüsü olduğum Kaat'ı sanatı ile ilgili olarak çağrılmış ve yaptığım kaat'ılardan bazılarını göstermek ve bu sanat hakkında bilgi verme fırsatı bulmuştum.

Eve döndüğümde beni On Marifet.org da tanıştığım güzel arkadaşlarımdan gelen armağanlar karşıladı.
Heyecanla açtığım paketlerden sevgili arkadaşlarımın el emeği ,eşsiz armağanlarını görmek onları yanıbaşımda görmek kadar güzeldi.
Öyle arzu ettikleri için adlarını vermeyeceğim.Armağanlarından bazılarını rafıma dizip fotografını çektim.Buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.


Ertesi gün Öğretmen okulundan arkadaşlarımla buluşup akşamına da kızımın doğumunda yanında olabilmek için İstanbula hareket edecektim.
Onlara vermek üzere hazırladığım iğnedenlikler de bitmiş paketlenmeyi bekliyorlardı.


Kırkyama desenli parlak kadife bir tişörtten yolculuk yastığıma kılıf yaptım.Kalan bölümünden de gerekli sayıda daireler kestim.
Her daireye birer tane de mavi fitilli kadife arka yüz hazırlayıp daireleri yüz yüze getirip dikip çevirdim ve içlerini elyafla doldurdum.


Büyük gözlü bir iğneye çift kat geçirdiğim iplik ile yuvarlak bir minik yastık görünümündeki iğnedenliğin ortasından dikip sıkıştırdım.Ortadaki merkezden başlayıp önce ikiye sonra dörde ve sonunda sekiz eşit parça olacak şekilde ipler yardımıyle bir çiçek görünümü elde ettim.

İğnedenliklerim hazırdı.
Fakat gözüme pek sade göründüler.
Olmaz ,
yaptığım birşeyde en az iki işlev olmalıydı.Huyum kurusun.

Ne yapmalı derken malzeme kutumdaki cıncık boncuk aklıma geldi.
Herbirini onlarla süsledim.
Nazarlık ya da duvar,kapı süsü gibi de görev yapsın diyerek uzunca bir asma ipi de takıp paketledim.

Ertesi gün buluştuğumuzda arkadaşlarım iğnedenliklerini çok beğendiler.



Ana tema olarak hepsi aynı olduğu halde herbiri başka türlü süslendiğinden aynı zamanda kişiye özel de oldular.

10 Şubat 2011 Perşembe

Geçmiş olsun Neslihan

Genç blogcu arkadaşlarımdan Bebek Bakımı ve Annelerin Günlüğü bloglarının sahibi sevgili Neslihan safra kesesinden ameliyat oldu.Ameliyatından önce arayıp iyi şanslar dilemeyi planlarken iki torun sahibi bir anneanne telaşıyla unuttum.Aradan bir hafta geçip iyileşen Neslihanla biraz evvel görüştüm.
Maşaallah iyileşerek işinin başına dönmüştü.
Öğretmen anne babanın kızı olan Neslihanı dekorasyon önerileri ile keşfettiğim güzel blogu Annelerin Günlüğü aracılığı ile tanımıştım.Sonra da ilk torunu beklerken deBebek Bakımı Blogundan çok yararlandım.
Ankaraya ailesini görmeye geldiğinde de yüzyüze görüşmek kısmet oldu.Akıllı becerikli genç Türk kızları ile anneleri,öğretmenleriymişim gibi hep gurur duyarım.
Sevgili Neslihana bir de buradan geçmiş olsun demek istedim.
Birazdan da dostum meslekdaşım sevgili Gülsen Varolla buluşacağım.

6 Şubat 2011 Pazar

Ertuğrulun Kedili Eldivenleri;Örgü Şişleriyle Tek parmak Eldiven Örmek


Yılbaşından önceki soğuklarda annesi Ertuğrula bu yıl ördüğüm eldivenlerin küçük geldiğini söyledi.Eldivenleri örerken elleri küçüktü nasıl da çabuk büyümüş anlamadım.Ertesi gün de kargo gönderecektik.Hemen oturup bunları ördüm.Hemen dedimse de bittiğinde sabah ezanı okunuyordu.Eh gece yarısı balşarsan sabaha ancak biter .
Benzerini on marifette görmüştüm.ben de kendime göre değişiklik yaparak ördüm.

Bilek lastiği örülüp düze geçilir.Düz örgünün ikinci sırasında ilmek sayısı yarı olunca diyelim ki 52 ilmekle başladınız 26.ilmeğin sağından ve solundan birer ilmek artırılır.Her yüz örülen sırada artırılan ilmeklerin yanından birer ilmek daha artırılıp ters taraf aynen örülerek devam edilir.Baş parmak için artırılarak bir üçgen oluşmaktadır.Son artırıldığında artan bölümde sayı12 ,13 olduğunda o 13sayılı bölüm örülmeye devam edilir.Baş parmağı örmekteyiz.
başparmak boyunda ördüğümüzde keserek parmağı tamamlarız.ipi parmağı dikecek uzunlukta 20cm kadar bırakarak koparır şişte kalan 25 +25 ilmeği tek şişe aktarıp ipi bağlayıp örmeye devam ederiz.örülen kısımdikdörtgen biçiminde ve elin uzunluğunda olacaktır.Gerekli boya eriştiğinde açık kenarlar birbirine dikilip parmak da aynı şekilde dikilerek eldiven çevirilir.Yüz için ben hareketli hazır gözler kullandım.Siz düğme,keçe göz vb.kullanabilirsiniz.Burun pembe keçeden kesilip yapıştırılır.Bıyıklar işlenir.
Kulaklar için dikdörtgen biçimli eldivenin uçları dikişle veya bağlanarak büzülür .Kulak şekli verilir.
Kuyruğu belirtecek bir ponpon yapılıp baş parmağın ucuna dikilir.
Eldiven bu şekilde yapıldı.Anlatımının yapmaktan zor olduğu ve resimlemeleri yapmamış olnamın izahı güçleştirdiği test edildi.
Resimleri tıkladığınızda büyür ve anlattıklarım daha bir anlam ifade edebilir

5 Şubat 2011 Cumartesi

İşte Mutluluk Bu


Nihayet resimleri yükledik .
Nalan anneanne iki torunu.
Yorgun ama mutlu.
Ömrün son yarısının ödülü torunlar galiba.
Bizim nesil geç yakalıyor bu mutluluğu Geç evlendik,geç evlendirdik .Ben 23ümde kızım 27sinde evlendi.
Anneannemin benim yaşımdayken torun çocuğunu gördüğünü hatırladım.Anneciğim ise benim kadar yaşayamadı bile...
Allah tüm çocuklarımıza ,torunlarımıza sağlıklı ,mutlu ,huzurlu ömür versin