26 Aralık 2012 Çarşamba

Bu akşam tv de Noel ve yılbaşı olgusu tartışılıyor





Bu akşam A HABER UZUN HİKAYE programında Noel ,Noel Baba ve bizde yılbaşı olgusu konuşulacak.
  Eski Türklerde günlerin kısalmasının bitiminde gece ve gündüzün savaştığı ve gündüzün galibiyetine sevinildiği NARTUGAN  bayramı ve AKÇAM hakkında sorularımı    https://twitter.com/UzunHikayetv   iletecek ve yanıt bekleyeceğim.
iki yıl önce  yazdığım yazıdaki kaynaklardan öğrendiğim bilgilerin doğruluğunu sorgulayacağım.


Sümerolog
Muazzez İlmiye ÇIĞ'ın anlattıklarından bir bölüm

"ÇAM AĞACI SÜSLEME GELENEĞİ

Hıristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.

Türklerin, tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yeryüzünün tam ortasında bir AKÇAM ağacı bulunuyor.

Buna hayat ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde görebiliriz.

Türklerde güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.

İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle AKÇAM ağacı altında kutluyorlar.

Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.

Bayramın adı NARDUGAN

(nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş.

Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar.

Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan.

Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar. Yaşlılar,büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar.

Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.

Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş.

Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş. Bu yüzden olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunların Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor. İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok.

"Doğum, Güneşin yeniden doğuşu" 

8 yorum:

Alanay yıldırım dedi ki...

fırsat bulursam dinlemeyi isterim.bu hafta da derslerde yoğun olarak öğrenciler arasında "siz noelimi kutluyorsunuz?aa ağaç mı süslediniz? gibi bir sürü soru eleştiri günah lafları dolaştı.Narduganı anlattım onlara.hatt bir öğrencimi (emiri)ağaç süsledikleri için ağlatmışlardı.bir ders sonrada 5 öğrenci bir olup evire çevire dövmüşler.çıldıracaktım.daha 5.sınıflar.ne diyeyim..

nalan dedi ki...

Alanay,diyecek bir şey yok Türk müsün müslüman mısın ? sorusu bana çocukken çok sorulurdu.
Ben de Türklüğün milliyet islamın din olduğunu anlatır anlatır anlatırdım ama anlatamazdım:))
Tıpkı Hz Muhammet'i mi Atatürk'ü mü seviyorsun sorusuna verdiğim yanıtları kabul ettiremediğim gibi...
Ne yazık ki elma ve armutun toplanamayacağını anlatamıyoruz ne diyelim:) ne kadar anlatsan da sonuç karşındakinin anlayabildiği ile sınırlı.
İslamiyeti bize dosdoğru anlatamadıkları içinm müslüman dünyanın hali meselesi gibi.

nalan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
fiamma dedi ki...

Vallahi tartışmaya bile değmez canım, böl parçala kültürü bütün bunlar Kur'an da sure aramaya farz mı mekruh mu diye sorgulamak kimsenin haddi değil. Elhamdüllillah müslümanım,islam benim dinim, Rabbimle benim aramdaki köprü ki hiç bir kul o köprüye zangoçluk edemez, aklımla kalbim arasındaki kutsal bağ ki kimse beni dinimle ibadetimle yargılayamaz, kimsenin haddi değil de kendi bildiğini tüm cehaleti ile doğru sanıp bir başkasına ruhbanlık taslamak. Ben kiliseye de giderim, camiye de, çam da süslerim, Noelde yabancı arkadaşlarımı da ararım, hediye de veririm, yılbaşını da kutlarım.Eski yılı uğurlarım, iyisiyle kötüsüyle yaşadıklarımı yad ederim. Yeni bir yıla girerken dilekte tutarım,hayırlara vesile olmasını dilerim. Kime ne!!! Yok mu kimsenin başka işi, insanları kasıyorlar öyle ki çocuklara kadar indirgediler bu saygısızlıkları. O çocuğu dövmelerinin altında kıskançlık, kendileri yapamadıkları için büyük bir öfke yatıyordur mutlaka, Alanaycığım okulda hep birlikte bir ağaç süslemeye kalkın bak en çok o çocuklar ağaça süs asmak için çabalayacaklardır, bak dene gör. Ondan hırçınlar bu kadar ondan hoşgörüsüzler, öyle yetiştirenlere yazıklar olsun önce adam olamamışlar çocuk yetiştirmeye kalkıyorlar.

nalan dedi ki...

Fiammacığım;çok yaşa e mi:))

butikrabia dedi ki...

Sevgili Nalan,
Programı çok az izleyebildiğim,çünkü ev halkı başka kanala bakmak istedi.İnşaallah en yakın zamanda internetten izleyeceğim.Muhabbetle

nalan dedi ki...

butikrabia,sağol canım .ben izledim ama sorularım pek de yanıt bulmadı doğrusu. Bunu da twiter sayfasına yazıp bildireceğim. Daha açıklayıcı ve tatmin edici yanıt beklerdim:))diyerek.

Adsız dedi ki...

Asrımızın BEDÎSİNDEN bu konuda bir haykırış:

-"Ey bu vatan gençleri! Frenkleri (Avrupa’nın sefahatini ve günahlarını) taklide çalışmayınız. Âyâ, (acaba) Avrupa'nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten (düşmanlıklardan) sonra, hangi akılla onların sefahet (günah ve yasak olan eğlenceler) ve bâtıl efkârlarına (sapık düşüncelerine) ittibâ edip (uyup) emniyet ediyorsunuz? (Onlara nasıl güveniyorsunuz?) Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip (şuursuzcasına onlardan olup), kendi kendinizi ve kardeşlerinizi idam ediyorsunuz. (Yok edip bitiriyorsunuz.).

Âgâh (uyanık ve farkında) olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe (onlara uyup taklit ettikçe), hamiyet (Millî onur, haysiyet, insanlık, fazilet) dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, (onlara uymanız) milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır. (Hafife almak ve milletle alay etmektir)." [Lem’alar/17. Lem’a-5.Nota-211.Sayfa.]
· Başka söze ne hâcet? Bediüzzaman Hz. bir paragrafta her şeyi ne güzel anlatmış...
Sadece şunu ilave etmek istiyorum:

Eğer yılbaşı, İsa A.S.’ın doğumunu kutlamak ise bir Peygamber doğumu, asla böyle (içki, milli piyango v.d. kumar, eğlence v.s.) haramlarla kutlanmaz, kutlanamaz ve kutlanmamalıdır. Bunu herkes bilir…

· Eğer yılbaşı; ömrümüzden koca bir yıl harcandığını kutlamak ise hüzünle tefekküre dalıp, ciddi bir şekilde geçmişimizin muhasebesiyle meşgul olmak zorundayız.

· Eğer yılbaşı; yaratıcımız tarafından bizlere yeni bir senenin bağışlanmasını ve sağlıklı bir şekilde yeni bir yıla ulaştığımızı kutlamak ise bu kutlu gece, kesinlikle HAMD, ŞÜKÜR ve İBADETLERLE kutlanmalıdır.