30 Eylül 2011 Cuma

Leylek Çiftliğe Bebek getirdi ,Hoşgeldin Bebek 4



Aldığım yorumlar ki sahiplerinin hemen hepsini tanıdığım için yazılanların samimiyetine eminim ;
beni şımarttı galiba
her gece yarısından sonra bir bebek odası süsü yayımlama tiryakisi oldum.

Bu sefer ayrıntısı önden gelsin.
Ben ,bebekleri leyleklerin getirdiğine inandırılan neslin çocuğuyum.
Yutmasam da doğru cevabı araştırdığımı ,merak ettiğimi de hatırlamıyorum:))
Leyleğin gagasında bebek,çiftliğin üstünde uçuyor.
Bebeği çiftçiye götürüyor olmalı.Koyun,horoz,kaz,köpek ve tavşan da merak ve heyecanla bekliyorlar.
Bizim Nogay bebeğin annesi,babaannesi,halası da bloga gelmeyip faceden görmekle yetindikleri için bundan sonraki modellerin isimleri değişecek.
Hatta sipariş gelenlerin adları olacağını umuyorum.
Tabi henüz fiyatını belirleyip satışa sunduğumu bildirmediğim için sipariş söz konusu değil.
Sahi fiyatı sizce ne olmalı?

29 Eylül 2011 Perşembe

Hoşgeldin Bebek 3 veya Babası Arabaları da Sever

Keçeler azalıyor çıkıp keçe almak gerek.Ama dur,Ayçacığım bir ara blogunda hobi malzemeleri temin ediyordu.Ona sorayım dedim.
Hemen bir mail yazdım sordum.
yanıt ''Nalan Ablacığım,o işi çoktan kapattım çünki DÜĞÜN HİKAYESİ yani esas işim beni çok meşgul ediyor başka işlere zaman kalmıyor.Ama evdeki keçeleri alıp sana getiririz ''
Ayça Ankaraya gelin geleli yazışır ve konuşuruz.Çok istememize rağmen bir türlü zamanı
ayarlayıp yüzyüze gelemedik.
Aman ne güzel diyorum ve onları bize uzun zaman ayırmaları konusunda ikna ediyorum Akşam gelmeye karar veriyorlar.
Mahmut Abileri onlara çiğ köfte yapmak istiyor.
Akşam oluyor.Ben konuklarımla gönlümce beraber olabilmek için hazırlıklarımı yapıp malzemeleri yıkayıp,kurulayıp mutfak masasına diziyor ve bekliyorum.
Ayça ve Serhat geliyorlar,abartısız,bir çuval keçe ile...
Mahonun eve giren her türlü hobi malzemesine verdiği tepkiden nasipleniyoruz hep beraber.
Ayça ve Serhatla tanışmak için ne kadar uzun zamandır beklediğimi bildiği için uzatmıyor,bu kadar mı,başka yok muydu? diyor?:))

İnternetten tanıdığım dostlarım beni hiç şaşırtmadılar diyebilirim.Ayça da adeta evin kızı,atik, tetik ...
Hem konuşuyor hem salonda serilen örtü üstünde yoğurulan çiğ köfteye hizmet ediyoruz.
Sonra akıp giden saatler.
Ne kadar hoş zaman geçirdiğimizi tahmin ediyorsunuz .
İstemeye istemeye onları geçiriyoruz,
keçelere ertesi gün dalıyorum
aşağıdaki arabalı form da yine Nogay bebeğimiz için o keçelerle tasarlandı.
Tabii fotolar yine rezalet.
Bu işi Ayçaya havale edeceğim.İnşallah onun çekeceği fotoları eklerim.Ne de olsa keçeleri getirmekle bu işe bulaşmış oldu(bendeki yüzsüzlüğe bakar mısınız?)



Fakat bebeğin annesi ne tema ister acabaa?
Devamı yarına:))

28 Eylül 2011 Çarşamba

hoşgeldin bebek 2



Başladık ya kapı süslerine ,artık zihnimin büyük bölümü kapılara odaklandı.Yatıyorum rüyamda görüyorum,uyanıyorum makas elde oy babam oy.
Keçelerim ,ben bu işe bulaşmam kararlıyım(!) dediğim için:))Los Angeles da Michael Mağazasından alınma.Hani sözümün eriyimdir.Bulaşmayacağım dedim mi bulaşmam:)
eh ,çok fazla değil,10 -12 tane .

Ha bire kes oy , kenara koy derken baktım bu iş çok eğlenceli bu keçeler bana üç gün dayanmaz.
Nogay bebeğin babası avcı deyip hayvanlısını yaptık ama acaba hayvanları trene bindirsek nasıl olurdu?
Hımmmm hiç fena fikir değil,halası da severdi trenleri
kes Nalan,yapıştır Nalan


Valla bakın,yaptıklarımı beğeniyorum ,fotolarını iyi çekemesem de resimdekinden çok güzel olduklarını söylemekten çekinmiyorum.





yarın :Babası arabaları da severdi galiba

27 Eylül 2011 Salı

İşte bu tam bizler için hobi bavulu

Eski bir bavul ,bizde pek bulunmuyor artık ,muhtemelen bit pazarından .
Kaliforniyada yaşıyormuş blog sahibi.
orada hem de çok ucuza böyle eski şeyler bulmak mümkün.Tecrübeyle sabit burada da anılarımı yazmıştım uzun uzun

muhteşem değil mi?
Tam benlik,bizlik değil mi.Gerçi ben elime aldığımın 5.dakikasında düzenden eser kalmaz ya .

Kaynak
Her bir merak için ayrı bavul bulmak lazım,keçe bavulu,boncuk bavulu,kurdala ,oya bavulu.
Aklıma okul yatakanelerindeki bavul odalarımız geldi.
Ev bavul cehennemine dönmesin.
Hemen yan çizmeye başladığıma bakmayın. Huyumu biliyorum dejenere etmeyeceğim hiç bir düzen olamadığını...Bana düzen gerekmez siz düşünün taşının,taşınırken de bavul lazım değil mi:))))

Hoş Geldinnn

Günlerdir çalışma odamın her yerinde kağıtlar, makaslar, yapıştırıcılar ,kumaşlar,keçeler AB den vizesiz gezme izni almış hevesli Türk insanı gibi serbest dolaşımda...
Olmadık yerden olmadık şeyler çıkabiliyor,gerekli olan bulunamadığı için dolaptan bir ikincisi,üçüncüsü çıkarılıyor biraz sonra o da bulunamıyor.
O nedenle her bir kalem nesne için ler ,lar ekleri kullandım.Zaten bizim evde her nesneden en az üç adet olmazsa kocam dişini kıracak.
Bir karışıklık,karmaşa gidiyor ki sormayın.
Masada çay fincanı bile saatlerce boş kalabiliyor ki bu benim masamda çok nadir görülür.
Her neyse uzun tuttuk yine lafı sadede gelelim.
Erkek yeğenlerimden birinin ilk bebeğini bekliyoruz. Zaten benim torunlardan sonra ilk doğacak, yeğenden torun geliyor.
Kardeşim torunu için kapı süsü tasarlamamı isteyince başladım çalışmaya. Amerikayı yeniden keşfetmeden önce keşfedilmişlere bir bakalım diyerek daha önce alıcı gözüyle bakmadığım kapı süslemelerini araştırayım dedim.
Ama galiba yapılmamış birşey kalmamış.İnt. aleminde zengin bir kaynak var.Yurttan dünyadan,ordan burdan derken epeyce turladım.
Kafamda bir şeyler oluşunca da bu kez şöyle mi olsun ,böylemi olsun?derken bir hafta süren faaliyet sona yaklaştı .

İki günde de ortalığı toplarsam ...
Çatlattım değil mi sizi?Tamam tamam az sooora
değil az aşağıda


heeee şimdi bu kadar gürültüyü,evdeki faaliyeti bunun için mi yaptın ?diyorsunuz ha...
Kuzum siz beni hiç tanımamışsınız:(
çok gücendim,darıldım
gidiyorum işte
ARKASI YARINNNNN

25 Eylül 2011 Pazar

ANNEANNEDEN FİKİRLER





İlgi alanım yine bebeklere kayınca anne bloglarını,bebek ve abi giysilerine mobilyalarına yer veren siteleri gezmeye başladım.
Acaba ben de anneanne blogumu yapsam dedim.
Şaka yapmıştım ama iyi bir fikir olabilirdi.
Ne de olsa kızımın bebeklerini büyütürken ona destek ve yardımda bulunmak için epey bilgi ve fikir biriktirmiş,kullanışlı bebek eşyaları yapmıştım.
Yeni bir blog olmasa da blogumda ANNEANNEDEN FİKİRLER gibi bir bölüm açabilirim dedim.
Marie claire maison da gezerken gördüğüm ilginç bebek mobilyalarıyla başlayacağım.

Ne hoş bir beşik değil mi?
Soğuk kış günlerinde kaloriferli evlerin çok az olduğu zamanlarda ,sobalı odalarda yaşayan bizim nesilin çoğumuzun içinde büyüdüğü torba salıncakları hatırlatıyor.
Bu yazıyı okuyanlardan çoğu torba salıncak nedir bilmez herhalde.
Anlatayım:
Marangoza birbirine geçerek gerekince sökülüp takılabilecek iki kısa(60cm) iki uzun (90-100cm)sağlam çıtalar yaptırılır.
Bu kenarlarındaki çıtalara geçirilebilecek şekilde 50 cm derinliğinde 60x100cm ölçülerinde kapaksız bir ayakkabı kutusuna benzeyecek bir kumaş kutu düşünün.
Genellikle bej rengi kumlu ketenden dikilir ki hem kir götürsün(kirlenmeye dayansın anlamında mahalli terim) hem de ultrason henüz icad olmadığından doğacak çocuğun cinsiyetine aykırı düşmesin hem de ilerde doğacaklarda da kullanılsın.

Bu dikilen kumaş torba üstteki kenarlarda yapılan tünellerden geçirilip dibine de yine marangoza ince çıtalardan yaptırılan hafif ızgara kondu mu işte bir torba salıncak...
Üstteki iskeletin dört köşesinden iplerle ahşap tavandaki kancalara asıldı mı oldu gitti.
İçine ince şiltesi,üstüne battaniyesi de varsa tamam olur bebeğin havai tahtı.
Yani işte bu gördüğünüzün dikdörtgen prizma şekli bir salıncak.
Anlatabildim mi?
Buncağızı da isterseniz epey bir euroyu gözden çıkarmanız gerekecek,ya da annenize gidip sen torba salıncak dikmesini bilir misin diye soracaksınız:))

23 Eylül 2011 Cuma

KURDELAYI SEVER MİSİNİZ?

Bu sabah nette dolaşırken kurdela ile yapılmış bir çalışmanın peşine takılıp güzel bir bloga ulaştım.Kurdelaya gönül vermiş cici bir genç hanımın bloguymuş.
Kendini ''sevdiğine ilk hediyesini eliyle yapan, arkadaşına götürdüğü baklava paketini gönlünce süslemek için yanında kurdele taşıyan, akşamları yorgun eve geldiğinde bile illaki kurdelelerle oynayan... ''diye anlatan satırları okudum.Ardından güzel işlerini gördüm.
Çok yeni bir blog Ağustosta başlanmış yazmaya.

''İlk resimleri balkonda çektim, bir gerçeğine bir resmine baktım, olmadı. Işıltsı çıkmadı resimde. Resmi masaüstü arkaplanı yapınca gerçek haline daha çok benzedi. Kurdeleleri çıkartılıp farklı şekillerde takılabiliyor. Yeni resimlerini çekerken gün ışığında farklı farklı taktım kurdeleleri. Bu işten çok zevk aldım. Şükrettim üretme yeteneği veren Yaratana. Ben çok beğendim bu çiçekleri, kendime de kolyesini yaptım. Dayanamadım hemen bugün taktım, tadını çıkardım..''


diyor.
Serde öğretmenlik var ya özenli işleri kadar anlatımı da gönlümü kazandı:)
Hemen size de tanıtayım dedim,umarım beğeneceksiniz
kurdele ağacı

12 Eylül 2011 Pazartesi

Bebekler için baş koruyucu

İlk bebeğimiz Ertuğrul hep yüzüstü yatmayı yeğlediğinden pek gerekmemişti.Böyle bir malzemenin varlığından haberimiz de yoktu.
İkinci bebeğini doğurmaya kararlı olan kızım Amerikadan dönerken kendince gerekli olan bebek eşyalarını da alıp ikinciye hazırlamış.
Hastaneye giderken ana kucağının içine koyduğunda ben de ilk kez gördüm.
Doktoru,hemşireler ve ziyaretçilerimiz de özel olarak ilgilenince demek ki burada yok diyerek ben de alıcı gözle baktım.
Ben bunu yaparım dedim.
Kızım,aman anne var ya işte ,eskiyecek de değil yapmaya ne gerek var deyince gündemden düştü.



İlk üç ay ikisini birden ana kucağında,
sonra küçüğü yatakta,slipperında kullandık.3 aydan sonra da büyüğünü ana kucağında kullanmaya devam ettik.Halâ da kullanılıyor.



Aklıma gelince evde de malzeme var diyerek dikmeye karar verdim.

Üst yüzü havlu triko kumaştan,altı elyaflı kapitone krinkl ,başı koruyan yastıkcığın içi elyafla dolu.Yarım düzine üç günde hazırlandı.
İlgilenenler için pasajda ve emeksensin de yerini aldı

11 Eylül 2011 Pazar

Şu Rafa Bakar mısınız?

Eve taşındığımdan beri malzemelerimi hem saklayacak hem de gözümün önünde tutacak çözümler üretme peşindeyim.
Aklım fikrim de gözüm de ...

Rafa bakar mısınız?
Sanırım görenlerin hoşuna gidecek bir sistem.
Alacağım yanıtı bilmesem kocadan bu rafı isterim ama...
-Sana yaptığım tavandan tabana 6 kapaklı dolap da senin gözünü doyurmadıysa allah.... diyebilir

10 Eylül 2011 Cumartesi


Bileklikleri beğendiniz mi?
İlk fırsatta deneyeceğim
Yapılışı da güzelce anlatılmış

kaynak

9 Eylül 2011 Cuma

İğnedenlik kolye adam

O kadar çok keçe işleri gördük ama doymadık.
Bu keçe adamları görünce dayanamadım .tasarlayan iğnelik ve yüksük olarak kullanılacağını yazmış.Ben de dikiş dikerken kaybettiğim dikiş iğnelerini hatırlayarak :))
kolye olarak yapıp;dikiş günlerimde boynuma asacağım.


kaynak

6 Eylül 2011 Salı

Mutfağa gellll mutfağa


Bu mutfak beni baştan çıkardı arkadaşlar...
Her bir ayrıntısı özenle ,tek tek elde yapılmış .
Minyatür,
Minyatür harikası.
Sevgili lilacsmell'in elinden çıktı.
İnanılmaz güzel.
Burdan buyrun tek tek bakıp inceleyin,sevin...

Herkes giyimli,Şişe Çıplak mı Kalsın Yani?

Her şey giyinik,şişle çıplak mı kalsın değil mi ama derken kasabamda herkes kelimesinin çoğunlukla ''herkeş''şeklinde söylendiğini hatırladım.
İnsanlar yaşlanırken çocukluk anılarını daha bir hatırlıyorlar galiba:))
Gene konuyu dağıttım.Eee bu da bir öğretmene emekli de olsa yakışmıyor .Siz kusuruma bakmyın.
Renkler desen filan öyle hoşuma gitti ki size de göstermek istedim.
Sıkılacağım kadar ayrıntıyı yapım fotoromanı da cabası.
Beğendiyseniz burdan buyrun

5 Eylül 2011 Pazartesi

Yeni bir alet gördüm

Blogları gezerken yeni yeni aletlerle karşılaşıyorum.Öteden beri nalbur vitrinlerine bakmayı,ne işe yaradığını bilmediğim aletlerin ne olduğunu sormayı pek severim.El becerileri için üretilmiş aletleri takibederim.En azından resmini görürüm tanırım diyordum.
En son Lucette'i görmüş ve öğrenmiştim
Şimdi de bu aleti gördüm.Öyle çok önemli birşey değil,bildiğimiz kalın tığın yerini tutan bir alet.
Elde tutmak ve büyük işleri az yorularak yapmak için tasarlanmış.
Şaşırdığım nokta basit işleri basit araçlarla yapmak yerine her aleti edinerek işliklerimizi daha fazla karıştırmaya gerek var mı?

Her neyse bu herkese göre değişebilir.
Hoşuma gidense ben gibi en ufak kumaş parçasını bile atamayan hobimanyaklarına uygun bu yaka iğnesi.
Baksanıza kumaşların en dar parçaları bile değerlendirilmiş.

Resimler oldukça net anlatıyor ama bakmak için kaynak burada

Düğme kutusunu boşaltmak için


Dikiş diken her hatunun evinde illaki düğme kutusu bulunur.
Annelerimizden bize kalanlar ,konu komşunun verdikleri,kullanımdan geri dönenler derken koca bir kutu düğmeniz olur.Düğme gerektiğinde işinize yarayan çıkmaz ,kızarsınız.
Ben öyleyim şahsen.
Atamam da bekler durur.
Martha bir çözüm bulmuş.Hoşuma gitti fikir.
Peçetede olmasa da gerektiğinde bir yerlerde kullanmak için dursun kenarda dedim.

4 Eylül 2011 Pazar

Nankör! Kedi

İtiraf etmeliyim başlığı dikkat çeksin diye yazdım:)
Kedileri severim.Beslediğim kedilerden de hep minnet ve sevgi gördüm.
Şu yukardaki kediyi Elgize yatak arkadaşı olsun diye taaa 3 ay önce dikmiştim.
Sağlıklı olsun diye pamuklu kadifeden diktim.
Yüzünü işlemediğim için ortadan kaybolmuş saklanmış.

Kaç kez İstanbula giderken aradım bulamadım.Bu sefer Elgizle beraber bulduk.her şeyi ağzına aldığından düğme vs kullanmayıp nakış ipleriyle işledim.
hızımı alamadım bir de arkasını işledim.
Oldu mu sana İKİ YÜZLÜ KEDİ

3 Eylül 2011 Cumartesi

Katlanır metreden masa lambası

İki tane ahşap katlanır metre.Hani şu ,ustaların tulumlarının arka cebinde taşıdığı ,katlanarak açılıp kapatılan metreler vardır ya işte onlardan iki tanesi kullanılarak abajura ayak yapılmış.Ucuna da abajur takılmış.
İyi bir fikir.
Böyle akordiyon bir ayağa ihtiyacımız olduğunda nalburdan hemen alabileceğimizi bilmek adına paylaşılmalı dedim.



kaynak

Kurulumu kolay,pratik oyun çadırı



Çocuklarımızın bahçede ,piknikte hatta odalarında oynayabilecekleri pratik bir çadır.
Taşıması ve kurması çok kolay .
Yanınızda ip yoksa yerde oyun,piknik örtüsü olarak kullanabiliriz.
Ben bunu hem torunlarıma hem de sipariş olarak üretmek için yapacağım.
Arşivime alırken paylaşmak da istedim

2 Eylül 2011 Cuma

Ertuğrulun Türk Bayrağı

Kızım ,Ertuğrul ve Elgiz bu yaz ,tatili bizde geçirdiler.
Gelir gelmez alanını belirleyen Ertuğrul salonu işgal etti.
Televizyonda çocuk kanalları,sehpada yiyecekleri,süt bardağı,her yerde oyuncaklar ,
Koltuğa ayaklar yukarda baş aşağıya yakın yayılmış vaziyette veya tv izledi.Bazen oyuncaklarıyla bazen de oyuncak olduğuna karar verdiği objelere el koyup oynadı.

Karargahının kapısı kapalı .
İçerden sesi geliyor annesi bu ne diye? soruyor.
Bayrak diyor Türk bayrağı

Topladığı anahtarları dizmiş .
Gerçekten de anahtarın kilidi açan kısmı bayrağa benziyor.
Yanındaki beyaz çubuk da şatoymuş:))