19 Kasım 2013 Salı

Topuz Dedem



Çocukken babamın bir akrabası kış mevsimi başında bize birkaç günlüğüne Hendek'ten gelir konuk olurdu.
Babamlar ona Topuz Amca derdi biz Topuz dede.
Güler yüzlü sevimli bir insandı. Gözlerinin içi gülen cinsinden. Burnu şimdilerde yaptığımız çorap bebeklere burun yaparken sıkıp elle şekillendirme sırasında unutulmuş gibi ufak ve delikleri yapışıktı. Hım hım konuşurdu. Elleri ise adının sebebiydi. Parmakları birbirine yapışık adeta bir top gibi,topuz gibiydi.
Minicik bir bebekken beşiğinden veya  uyumaya bırakıldığı köşesinden yuvarlanarak  ocağın yanına kadar gelmiş yanan ocağın sıcak küllerine düşmüş ve yanmış.
Burnu,baş derisi,elleri zarar görmüş. Eller ,parmakların birleşebileceği düşünülmeden sarıldığından yaralar iyileştiğinde birbirine bitişmiş .
O zamanın şartları kimbilir nasıldı  zaman dediğim de ben 8-10 yaşındayken o en az ellibeş ,atmış.Koy üstüne bir ellilik deha en iyi ihtimalle bir asır öncenin Türkiyesi..
Öylece kalmış ,büyümüş.Kaşık tutabilecek , giyinebilecek kadar  kullanabildiği elleri. Bebek masumiyetinde kalmış,nasılsa yanık izleri taşımayan ama  sakal,bıyık ve kaş olmayan buruşuk bir yüz.
İşte o adını bu gün de bilmediğim topuz dedemiz, o tatlı ihtiyar  bize gelirken yanında taşıyabildiği kadar  turuncu bir meyve getirirdi.


Taşıyabildiği kadar derken de bir odamızda iki duvar arasındaki gerili ipe asıp olmasını beklediğimiz kadar bir miktar meyve.Yumuşamadan ısırıldığında ,ısıranı pişman eden  bu meyvenin en iştahlı müşterisi bendim.
Her gün konrol eder olmuşları tesbit eder ve sofraya konmasını sağlardım.


O zamanlar Gerede pazarında bu meyve bulunmazdı.
Okullar açıldığı için de daha incir mevsiminin yarısında  Hendek'ten Geredeye dönerdik. Sömestre kadar  da gidemeyeceğim için ağacındaki görünümünü bile bilmezdim.
Hurma denen bu meyvenin  hacdan dönenlerin getirdiği hurmadan farklı olması da başka bir merakımdı. Çok da soru soran bir çocuktum ama nedense hurmanın esrarını çözememişim.

Onun Trabzon hurması olduğunu ne zaman öğrendiğimi,ağacıyla ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum.








Nerde görsem alıp yediğimi , yeşilken bile yeşil elma gibi yenen içi kahverengi çikolatalı gibi bir cinsinin olduğunu da Hatay Yayladağında  yaşarken öğrenmiş 
eylülden aralığa kadar ömrümde yemediğim kadar çok  hurma yemiştim.
Ama onun kurutulduğunu ve kurusunun da tazesi kadar güzel,lezzetli ve faydalı olduğunu çok sonra öğrenecektim.

"" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Kadıoğlu; Trabzon hurmasının (Diospyros Kaki) dünyada iyi bilinen, üzerinde çok araştırma yapılan bir bitki türü olduğunu belirtmiştir.
Kadıoğlu;  u meyvenin 100 gramında 14-20 gram arasında vitamin bulunmaktadır. Yine 100 gramda 0.7 gram protein ve 0.4 gram yağ da içermektedir. 100 gramda 20-25 miligram arasında C vitamini ile riboflavin, niasin ve tiamin gibi bazı B vitamini çeşitleri de bulunmaktadır. Ayrıca mineral madde içeriği bakımından zengin olduğu, özellikle potasyum, kalsiyum ve fosforu en yüksek oranlarda ihtiva ettiği, yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.” der

Bol miktarda protein, karbonhidratlar, selüloz, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, tanen, potasyum, mağnezyum, A, B1, B2, B3, C vitaminleri bulunur.
Yüksek düzeyde içerdiği askorbik asit ve fenolik bileşikler, bu meyveye yüksek düzeyde antioksidan özellik sağlamaktadır. Buruk tadı, içerdiği yüksek miktardaki fenolik bileşiklerden gelmektedir.
Cennet meyvası bağırsak florası için mükemmel bir meyvedir.

Bağırsak florasında bulunan yararlı ve zararlı bakterileri dengeler. Kabızlık şikayetine karşı da mükemmel bir çözüm olur.

Özellikle on iki parmak bağırsağı şikayetleri için mükemmel bir yardımcı ve destekleyicidir. 
Soğuk havalarda vücut ısısını korumak için Trabzon hurması tüketilmesini önerilmektedir:""

Daha fazla bilgi için http://www.hakaynasi.com/nazan_basogul,35/822,mini_bir_mucize_trabzon_hurmasi/hakaynasi.aspx


Trabzon hurmasıyla  yapılabilecek bir tatlı
Hurma kup

Malzemeler:
  • 2 adet trabzon hurması, iyice olgun, yumuşak
  • 1 adet muz
  • 2 tatlı kaşığı bal
  • 2 avuç dövülmüş ceviz, hindistan cevizi, fındık, vb.
Hazırlanması:
  1. Bir trabzon hurmasını yıkayıp dörde bölün. İçini kaşıkla çıkarıp çatalla veya patates eziciyle ezip kupa doldurun.
  2. Bir muzun yarısını dilimleyip hurmanın üzerini kapatacak şekilde dizin. Bir kaşık balı üzerine gezdirin.
  3. Üzerine cevizi serpiştirin. Buzdolabında iyice soğutup servis yapın. Veya 15 dk derin dondurucuda bekletin.
 Hurmanın kurutulduğunu ise  çok sonra öğrendim. 
Devamı yarın:))

Not :bu günki resimler internetten

4 yorum:

Alanay yıldırım dedi ki...

yani bir türlü sevemediğim bir meyve.kızıyorum kendime ama tadı damak tadıma uymuyor maalesef.ama tarifi not aldım ablam sever zira.teşekkürler canımıniçi.sevgiler..

nalan dedi ki...

Alanayım,topuz dedmin hikayesi gözünden kaçmış gibi. oku bence:))
Hurmanın kurusunu seveceğini sanıyorum. Yarınki yazımda kuruttuğum hurmaları göreceksin. Yemeğe gel :)) e mi...

Mert dedi ki...

Nalan Teyze, teşekkür etmek için yazıyorum. Ters Düz'e yaptığınız
(http://www.tersduzhikaye.blogspot.com/2013/11/ters-duz-7-bolum-fragman-trailer-5-7.html) yorum tarihe geçer. Ne edebi ne güzel anlatmışsınız. Doğum günümü kutladığınız için, samimi cümeleleriniz için çok teşekkürler! Kafa Dergi'ye de bekliyorum çünkü orada bambaşka konularda yazıyorum. Onlara ne yorum yapacağınızı merak ederim... :)

nalan dedi ki...

Mertciğim,şu günler bir sağlık sorunu yüzünden problemliyim. Aklımı toparlamakta zorlanıyorum. İlerleyen günlerde Kafa Dergiye de yorum yazacak performansı bulurum umudediyorum. Aslında uğruyor ve okuyorum.
Sevgiyle...