28 Şubat 2010 Pazar

Müjdeli bir haber


Yeni bir blog ziyaret ettim Hayal arkadaşım,Nakoya amigurimi oyuncaklar hazırlayan genç ve oyuncakları kadar tatlı bir hanım,
bu güzel haberi sitesinden okudum ve kendisinden izin isteyerek sizinle paylaşmak istedim.
""Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın yürüttüğü bir proje "Oyuncak Kütüphanesi"

Çocuklar aileden bir yetişkinle birlikte merkeze gelerek oyuncak kütüphanesinden istediği oyuncağı ödünç alabilecek. Belli bir süre evinde oynadıktan sonra iade edecek ve yenisini alacak.

Ayrıca, oyuncak kütüphanesinin ne işe yaradığını, nasıl kullanıldığını, paylaşma ve yardımlaşmanın zenginliğini, düzenli kullanma alışkanlığını, aldığı şeyi zamanında teslim etme sorumluluğunu öğrenecekler. Aileler ise O-6 yaşa uygun kitap ve oyuncaklarını tanıma, çocuklarıyla birlikte oynayarak oyun sırasında çocuklarının ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve gelişimini takip etme fırsatı bulacaklar.

Oyuncak Kütüphanesi'nin içinde bir de hastane bulunacak. Bu hastanede bozulan oyuncaklar onarılabilecek. Oyuncakların tedavisine kütüphaneden yararlanan anneler de gönüllü olarak destek verebilecek....
devamı için buradan lütfen

Pet Şişeden Bileklikler

Kaydı planlamaya çalışırken bir görünüp bir kaybolduğu için dostlarımı şaşırtıp sayfam için endişelendiren yazılarımdan ilkini yayımlıyorum.
sizi şaşırttığım için üzülsem de farkedilmek düşünülmek benim yanımda olduğunuzu hissetmek çok iyi geldi iyi ki varsınız.
Geçen hafta yeğenim Serap ve Tuva lı arkadaşı Nadya konuğumdu.

biraz dolaştık,şakklabanlık yapıp eğlendik,gezdik
eve dönünce Nadya bana
-Naylan teyze bize bilezik yap dedi,
ben de önlerine malzemeleri koydum,netten bir çok bilezik bulup gösterdim sonunda Nedukun pet şişeyle yaptığı bilezikte karar kıldılar..


Israralaına karşılık yalnızca yol göstermekle yetindim ve güllü olanı Nadya (bilgisayar mühendisliği öğrencisi)yaptı

bunu da üf yaaa teyze,herkese yaparsın bana yaptırırsın diye söylenen Serap (elektrik Mühendisi)yaptı.Süslediler ben de resimledim.
size de yorum yapmak düştü...


Pet Şişeden Bileklikler

Kaydı planlamaya çalışırken bir görünüp bir kaybolduğu için dostlarımı şaşırtıp sayfam için endişelendiren yazılarımdan ilkini yayımlıyorum.
sizi şaşırttığım için üzülsem de farkedilmek düşünülmek benim yanımda olduğunuzu hissetmek çok iyi geldi iyi ki varsınız.
Geçen hafta yeğenim Serap ve Tuva lı arkadaşı Nadya konuğumdu.

biraz dolaştık,şakklabanlık yapıp eğlendik,gezdik
eve dönünce Nadya bana
-Naylan teyze bize bilezik yap dedi,
ben de önlerine malzemeleri koydum,netten bir çok bilezik bulup gösterdim sonunda Nedukun pet şişeyle yaptığı bilezikte karar kıldılar..


Israralaına karşılık yalnızca yol göstermekle yetindim ve güllü olanı Nadya (bilgisayar mühendisliği öğrencisi)yaptı

bunu da üf yaaa teyze,herkese yaparsın bana yaptırırsın diye söylenen Serap (elektrik Mühendisi)yaptı.Süslediler ben de resimledim.
size de yorum yapmak düştü...


27 Şubat 2010 Cumartesi

ÇOK ZENGİNİM ÇOOOK


İnternet benim piyangom adeta;
yemek kitaplarımı attım,tarif gerekirse oraya koşuyorum,
sözlük ve ansiklopedilere daha az el atar oldum,
elişi dökümanlarım da da öyle

Ama en güzeli ve anlamlısı oradan öyle güzel dostlar ediniyorum ki...Bir süre sanalda gidiyor sonra ilk fırsatta yüzyüze tanışıyoruz ki en güzel kısım ondan sonra gelişiyor.
Tabi bu zaman ve mekanla ilgili olarak her istendiğinde gerçekleşemiyor.
Ben bu konuda da hayli zenginim ilk olarak Eda,Mavianne ve Gülenle başlayıp Semyıl,Esinsel,Nazesen,Lilac,Çilek,Sibella derken Fiamma (istanbul grubu)shane,yldoz,
Akabinde de Ankaraya gelir gelmez bana sürpriz yaparak yılbaşı kermesinde on marifetliler standımda beni ziyaret eden Nedretciğim,sonra Embir, Leylak Dalı,Hayriye,Çınar,Aytacraft..unuttuğum varsa özür diliyorum depresyondayım ya:)))
Sırada 6 martta sevgili Sibelin organize ettiği Ankara blogcular buluşmasında tanışacaklarımız ve beni görmeye geleceklerine söz veren Serhat ve Ayça ile Ashley ve annesi var.

Bu günün konusunu yaptığı benzersiz ,zeka ve zevk ürünü tasarımları ile tertemiz özenli uygulamaları ile her zaman takdir ettiğim hatta laf aramızda kendisi duymasın,hafifçe kıskandığım sevgili arkadaşım Neduk'un güzel çalışmaları ile süsledim.
Övgü değil gerçek; işlek zekası,kültürü ,esprileri ve vefası ile o benim internet kızkardeşim.
hani ben kendimi inter nine,genç arkadaşlarımızı inter kızım ilan ettiğim gibi bugün itibarıyla kendisini interkızkardeş ilan etmişimdir arzederim...


Burada gördüklerinizin devamı,her yaş ve zevke hoş görünecek çeşitli çalışmalarını lütfen gidip yerinde görün.
Sakın o akla ziyan yumurtalarını görmeden sayfasını terketmeyin
Benden söylemesi

26 Şubat 2010 Cuma

video

Ertuğrul bebekken..

25 Şubat 2010 Perşembe

KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN

Renkli tasarımlar




Depresyonda olduğuma karar verdim.
Ani bir kararla erken emekliliğini halledip Kocaeli Darıcaya taşınan doktorum,dostum,kuzenim Psikiatr DR Sezai Uyarı arayıp durumu arzettim,uzun bir konuşma yaptık,Muayenehane açmaya nihayet karar verdim ve tabelayı bugün astık dedi,telefonla da olsa ilk gün muayene olma şerefimi böylece yakalamış oldum.Bunu da iyi bir tesadüf sayarak iyileşme zamanımın kısa olacağına dair bir espri patlattık.
İhtiyaç duyana şiddetle tavsiye edeceğim bir hekimdir.(adresi bende)
Depresyon bende hayata isteksizlik,üretememe,üretemeyince sinirlenme şeklinde görülür.
Bu yüzden bir şey üretemesem de blog aleminde on marifette üretilenleri okuyayım diye kendimi buraya kanalize ediyorum.hiç olmazsa üretenleri tanıtayım da ben de katılmış olayım dedim
Çok güzel ve özgün çalışmaları olan bir arkadaşımızın blogu var bugün gündemde.
(Devrilen cümlelerimi doğrultmayı bir başarsam :)))
özgün desenleri ve renkli tasarımlarıyla


Zarif işleri ve güzel yorumları ile bizim On Marifet kasabası sakinlerinden olan sevgili arkadaşımızın ziyaret edin de gönlünüz şenlensin

Dün Sergi Gezdim

Dün kendimi zorlayarak sokağa çıkmayı başardım.İki hafta önce yaptırdığım geciken göz muayenemden 10gün sonra gözlük reçetemi verip camlarımın yapılmasını bekledim.Nihayet gidip ölçü verip gözlüğü alacaktım.
13 yaşımdan beri kullandığım miyop gözlüklerime son yıllarda yaşlılık gözlüğü de eklenip ben biriyle başedemezken iki gözlük kullanmak zorunda kalmıştım.
bir süre denedim olmadı,pencereli (bifocal)cam seçeneğine de razı olamazdım.
Sonra varilux denen iki özelliği aynı camda yapabilen teknoloji sayesinde 4-5 yıldır bu camlı gözlükleri kullanıyorum.Tabii normal camlardan oldukça fazla para ödemek ve en az birkaç gün yapılıp gelmesini beklemek gerekiyor.
Ölçü verip beklemek gerektiği anlaşıldığından kendimi Çankaya Belediyesi
Çağdaş Sanatlar Merkezine attım.Yanımda kameram olmadığı için de çok üzüldüm...
Orada önce Fadime Baltacıoğlunun " 47. sanat yılı" resim sergisi"ni gezdim.
Çok farklı,çok özel çalışmalara bayıldım.
Kendisiyle tanıştım,övgülerimi iletip geç kaldığım halde blogumda yazma izni istediğimde bana kataloğunu verdi.
Sergilerin son günlerinde katalog bulmak neredeyse olanaksız olduğu için istemeye teşebbüs bile etmemiştim.
Kılcal doku diye adlandırdığı ve eserler verdiği kendi ne özgü tekniğine ayrıca bayıldım.
Tarayıcımla anlaşamadığımız için eserleri sizle burada paylaşamıyorum buradan görebilirsiniz .Fakat en güzeli siz hemen gidip C salonundaki bu güzel sergiyi kaçırmayın,

"Yurt içi ve yurt dışında açtığı sergilerdeki gerek suluboya ve gerekse yağlıboya

eserlerinde,kurgu desen ağırlığı dikkat çeken, bütün çalışmalarında dinamizm ve

lirizm, bazan da karikatürel ögeleri ön plana çıkaran,"desen sanatın namusu,

bereketidir"dedirten işlere attığı imza ile tanınan vebilinen ünlü sanatçılarımızdan

Fadime Baltacıoğlu'nun, Kırşehirli Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen

" 47. sanat yılı" resim sergisi, 2 Şubat -28 şubat arası Çankaya Belediyesi

Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açılıyor."




Salonu diğer ucunda Semiha Yılmaz hanımın ilk Kişisel sergisindeki yağlıboya resimlerini göreceksiniz.
Onun da derinlik duygusunu çok iyi yansıttığı,benim çok beğendiğim resimlerini mutlak görmelisiniz.
Hatta duvarınızda bir yağlıboya resim görmek istiyorsanız bu sergiyi mutlaka görmelisiniz,naif tarzda ve çok bizden,çook bildik içinize sinecek size mutluluk verecek resimleri çok da uygun fiyatlarda olduğunu göreceksiniz.

Birinci katta ise Türk foğraf sanatçılarının dünyadan çocuk fotografları sergileniyor geliri ise çocuklar yararına sarfedilmek üzere satışta.
Haydi, kapanışa 3 günkaldı

24 Şubat 2010 Çarşamba

duyamayan çocuklar içinmaili DÜZELTME

iyi niyetle ;gelen maili yollamak yerine buraya aldım,iyi de etmişim en azından ben gibi yufka yürek int.cahillerine uyarı olur ,
haykırış ve delfina uyarısıyla ...
teşekkür ederim
açıklama aşağıda
"Yaymayalım Nalan Teyzecim, çünkü bu haber 4 yıldır yalan.

Kadının ne kadar zor durumda kaldığını okumuştum,herkese yolladığım cevap mailini buraya da yapıştırıyorum.Asılsız haber bu ne yazık ki...

***
Farklı bilgilere kolay ulaşımın vazgeçilmezi haline gelen internette bir bilgi çok kısa süre içerisinde milyonlara ulaşabiliyor. Fakat özellikle e-mail aracılığıyla duyurulan bazı bilgiler yanlış çıkınca birçok kişi mağdur oluyor.
‘Maddi durumu kötü olan çocuklara Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden ücretsiz işitme cihazı verilecek’ e-mail’i de gerçek dışı çıkınca hem vatandaşlar hem fakülte yönetimi zor durumda kaldı. E-mail’lerde, sağlık güvencesi olmayan 12 yaş altı çocuklara ücretsiz tedavi imkanı ve işitme cihazı verileceği bilgisi yayılmaya başladı. Üç gün içerisinde birçok insana ulaşan bu yanlış bilginin altında fakültenin tıbbi sekreterine ait iki cep telefonunun numarası da yer alınca vatandaşlar telefonlara sarıldı. Ücretsiz işitme cihazından faydalanmak isteyenlerin telefonları karşısında bunalan sorumlu ise vatandaşları bilgilendirmekten yorulduğunu söylüyor. E-mail’e ‘Çevrenizde bu tür çocuklar varsa lütfen benim telefonumu verin’ bilgisi de eklenince iyilik yapmak isteyen birçok insan e-postayı tanıdıklarına gönderdi. Sekreter ise çareyi Microsoft’a başvurarak bütün hotmail kullanıcılarına bilgilerin doğru olmadığını içeren bir e-mail yollamakta buldu. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Sekreteri Sema Onay, bu e-mail’in kim tarafından ve ne amaçla hazırlandığını bilmediğini söylüyor. Üç gündür telefonlarının susmadığını anlatan Onay, e-mail’in birçok insanı mağdur etmesinden oldukça rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.
Aranmaktan da rahatsız olduğunu dile getiren tıbbi sekreter, “İnsanlar bu bilginin geçerli olmadığını öğrenince ağlıyor. Ben bu duruma daha çok üzülüyorum. Arayan insanlardan bana mail atmalarını istedim. Bu e-mail kimlere gitmişse teker teker bilgilendirici bir mail attım. O kadar çaresiz kaldım ki. Çok zor durumdayım.” diyor. Daha önce bu tarz bir uygulama gerçekleştirdiklerini ifade eden Sema Onay, yaklaşık 100 çocuğa yardım ettiklerini söylüyor. O faaliyet sırasında da bu tarz bir e-mail atılmadığını belirten tıbbi sekreter, “Arayan insanlara maddi durumlarını soruyorum. Yeşil kartları olup olmadığını öğreniyorum. En azından bir yol göstermeye çalışıyorum. Benim annem de rahatsız. Bu nedenle çok küçük yaşlardan itibaren hastanelerde dolaştım. Onun için gelen insanların derdiyle geldiğini biliyorum. Bu düşüncede olmasam uğraşmazdım. Telefonumu da kapattırdım.” diye konuşuyor.
serbest Özden, İstanbul
13.08.2006"

23 Şubat 2010 Salı

hasta mıyım,pastamıyım?veya el işleri tel işleri

Oğlan gideli,grip miyim,garip miyim?
hasta mıyım yoksa depresyonda mıyım anlayamıyorum.Her yanım sızım sızım sızlıyor,
sürekli halsizim yatmak istiyorum canım sıkılıyor
baktım olmayacak on marifette çok önceden gördüğüm notluk ve resimliklerden imal etmeye kalkıştım.


Buna sevgili yeğenimin resmini taktım,şimdi güzel gelinimizle beraber Şırnakta görev yapıyor


Bu da kızım Nimet


Buna da torunu kayacaktım ama basılı resimlerini bulamadım hepsi internette :)))

Bu da "Mahmut Abi"nin cin Alinin bisikletlerinden biri,diğerlerini de sergide göreceksiniz.yeri ve zamanı belli olunca yazarım


Hatta bisiklet yapımı cdli setinden de bahsedeceğim.

Yeni A-Box lar çıkmış,-ÖNEMLİ DÜZELTME

Yazıyı yayımlayıp sipariş için sağdaki bağlantıdan A-Box ı tıkladım ve şu sayfa geldi
"Hata! Bu bağlantı bozuk.
Bunu mu arıyordunuz: ........... com

Öneriler:
www. ............ com. tr adresine gidin
Google'da ara:" DİYEREK BİR ADRESe yönlendiriliyorum aaa bakıyorum bu A-Box sitesi değil ve ben demin de oraya girip çizme kutularını görüp A,Boxa geldim sanmışım.
Uzun lafın kısası ürün fiyatını ararken yanlış yere yönlendirdiğimi anlayıp A-Boxa maille soruyorum ve adresin izinsiz hareket eden bir site olduğunu yasal uyarı ve gereken yapıldığını mahkeme sürecinde olduğunu haber alıyorum. hatta bu yazıyı kaldırmam ricası alıyorum.Tam kaldıracağım zaman da benim gibi yanılgıya düşüp kuşku duyacalar olabileceği aklıma gelince de vaz geçip sadece resimleri kaldırıyorum ve gerekeni yaptığımı düşünüp rahatlıyorum.
Haaa unutmadan A-Boxın Çizme kutuları mart sonunda piyasaya çıkacağını ve ilk alanlar arasında benim de olacağımı yazayım ...
Kaldırmayıp resimleri sildiğim yazım aşağıda
Şu ayakkabı kutularına merakımı hep yazıyorum,duyan da benim ayakkabı meraklısı veya ayakkabı titizi sanacak.Aksine ayakkabılarımla münasebetim sokağa çıkışlarımla sınırlı.
O da son günlerde kış ve dizler nedeniyle iyice seyrekleşti...
eee ne bu A-Box merakı derseniz bendeniz kendilerini hobi odamda istihdam ederek hayatımı kolaylaştırdım. Bir de hediye seçerken zorlandığım için bir yıldır klasik,standart ve de asla reddedilmeyen favori hediyem oldu.
Bir ara birkaç ayakkabı için kullandımsa da hemen boşaltıp onları da hobi odasına geri aldım.
Fakat bu son ürün çizme kutularını görür görmez işte budur dedim,
iki numaralı kızım Nimet son yıllarda tam bir çizmekolik olup çıktığı için evin girişinde büyük bir sorun oluşturmaya başlayan çizme yığınına çözüm getireceğini düşündüm. yazımı bitirince sipariş formunu doldurmaya gitmeden önce bu yeniliği de sizinle paylaşayım dedim.

21 Şubat 2010 Pazar

Pinkstinks - Pembe kokuyor mu ne?


Blog kızlarım Çocukla Çocuk un yazısında tıklayıp gittiğim
Çiğdemin "kız Gibi Site"sinden öğrendiğim pembe tiksintisi diye algıladığım bir hareket bu.
pinkstinks
ben kısaca cinsiyetlere göre şekillendirilen giysi ve oyuncakların çocukların gelişimine uygun olmadığını anlatıyordu.
Bu konuyu iki kız yetiştirirken pek farkedip üstünde düşünmediğimi anladım.
Zaten kız çocuk gibi büyümeye zorlanmayan bir anne olduğumdan kızlara bu yönlü bir baskım olamazdı.
Hele büyük kızımın daha konuşmayı ilerletmediği 2 yaşındayken sokağa çıkarken bana ayakkabılıkta duran rujumu gösterip işaretle dudağımı boyamamı hatırlattığını söylersem!!
durumu anladınız siz:)))
Zaten giysi ,oyuncak filan alırken de renk,şekil vb den ziyade ekonomik ve sağlamlığı ile ilgilenen cömert(!) anneliğimi de beni tanıyanlar biliyor:)))
Eh fena mı etmişim...
o zaman neye yırtınıyosunuz bloglarda çevre kirli,dünya bitiyo,
atıklar zararlı felan diye
hadi geçin dalganızı benle .
iyi etmişim
neyse özeleştireyim derken konuyu dağıttık.
yaaa benden bu kadar
ilgilendiyseniz varın gidin ,verdiğim linklere bakın okuyun;o cici kızlara teşekkür yorumu yazmayı da unutmayın.
Hatta siz de çevrenizde arkadaşlarınızla ,annelerle filan konuşurken bu konuyu irdeleyip Nalan Teyzeniz gibi lüzumsuz işler genel müdürü ,ukala ve çok bilmiş olun
bana ne:))))

20 Şubat 2010 Cumartesi

Bu gün hem çalışkan hem tembelim


Bu gün hem çalışkan hem tembelim;yani nasıl derseniz üç yazı yayımlıyorum ama büyük bölümü aktarma.
ne yapayım ki onlar yapmış ben de duyurarak görev yapayım istiyorum
Banucuğum Banuca da yazmış
"Bloglar arası "kibrit kutusu etkinliği" yapılmıştı, duymadığım için çok üzülmüştüm. O minik kibrit kutuları bir güzel süslenmiş ve içlerine sürpriz ciciler konmuştu.

Bugün aynı konuda yeni bir etkinliğe rastladım sevgili Nadireciğimin Yetenek sizin blogunda, hani Mutlu Olalım Derneği'ne çocuklar için kartpostal etkinliği yapmıştık ya, şimdi de onlar için "kibrit kutusu etkinliği" başlatmışlar Özlem hanımla birlikte."demiş
Mutlu Olalım Derneği
Özlem Şengir
M. Kemal Cd.
Burak Apt. No 44 D 4
Bornova-İzmir

Yukarıda gördüğünüz klasik kibrit kutusunu alıyoruz yada benzer bi kutu buluyoruz. Üzerini çeşitli malzemelerle süslüyoruz. İçine çocukların hoşuna gidebilecek minik objeler koyuyoruz. Detaylı araştırmayı Kelebek Atölyesinin sitesinden de yapabilirsiniz.
İstediğiniz kadar yapabilirsiniz, isterseniz 1 adet, isterseniz 5 adet!
Tek koşul, kampanyanın daha çok alana yayılması için herkesin bu etkinliği blogunda duyurması! Lütfen bir iyilik yapın, minicikde olsa bir destek olun, onların morale ve sevgiye ihtiyacı var.
Haydi yüzlerini gülümsetmeye...

Kampanyaya katılıp, blogunda duyuranları bir süpriz bekliyor. Kutu hazırlayıp aşağıda ki adrese gönderecek olan ayrıca katılmayıp, duyuru yaparak katkı sağlayan herkesin dahil olacağı bir süpriz!"

Ben elimden geldiğince birşeyler yaparak katılacağım.Ama önce size duyurayım dedim

Beni REDDettin!


Faili Meçhul Kıyak hareketinin mucidi Tunç Kılınç;yeni bir oyun başlatıyor.
Adı da “Beni REDDettin!” Veya “REDD Hareketi!”
Şu cümleleri okuduktan sonra ortalığı Faili Meçhul Kıyak kadar saracağını düşündüğüm bu yeni oyunun detaylarını öğrenmek,katılmak ve geri bildirimleri izlemek için Fikir Atölyesi ne koşunuz
"Bize ‘hayır’ denme ihtimali öylesine korkutuyor ki, çoğu kez bunu duymamak için denemeye de kalkmıyoruz. Oysa hayatın içinde ‘evet’ kadar ‘hayır’ da var.
Madem reddedilmeler hiç bitmeyecek… O zaman bu işi tersine çevirip, onlar bizi reddettikçe, bizim kendimizi daha iyi hissettiğimiz, eğlendiğimiz bir oyun oynayalım. Nasıl olsa ret aldıkça, ‘evet almanın’ yollarını daha iyi öğreniyor olmuyor muyuz?
“Reddedilmek!” yazısını yazarken çıktı bu “Beni REDDettin!” fikri:"

çocuklar için ağaçtan yastıklar



On Marifette gördüm
,

etsyde
inceledim


Çok beğendiğim ve yapmak istediğim için bloguma alayım dedim

HEPŞEN'e teşekkürlerle

19 Şubat 2010 Cuma

Oğlumdan son haberler



Bebeğim canım giderken bu haldeydi,Münih Havaalanında yedi saat beklerken hasta hasta oyuncaklara biniyor



Evine kavuşunca Sandita teyzesine ve oğulları Dhaya ile Vivega abilerine dedesinin ve anneannesinin yolladığı armağanları vermiş,

Bu da oğlumun Aventika ablası.
Bileziğini ve yüzüğünü pek beğenmiş anlaşılan.
Ama bukle bukle karaüzüm salkımı saçları kesilmiş yazık...

Evet şimdi de okuma saati.
Ne yapsın gezmekten hasret gidermekten ders çalışmaya ancak tuvalette zaman buluyor.
Anneanneye de resimlere bakıp hasret gidermek kalmış.

18 Şubat 2010 Perşembe

bu da sağlığımız için duymamız gerekenlerden

70 maddelik bir önlem mailinden seçtiklerim,uyguladıklarım
SIGARAYI BIRAKINCA VÜCÜT 10 YILDA YENİLENEBİLİYOR. HEMEN SİGARAYI BIRAKIN.
BIRAKINCA KIRMIZI OLAN ÜRÜNLERİ TÜKETİN MEYAN KÖKÜ VE KARA MEŞENİN KABUĞUNU
EZİP TOZ OLARAK ALIN BU VÜCÜDUN DAHA KOLAY TEMİZLENMESİNİ SAĞLIYOR . 2015
YILINDA 9 MİLYON KİŞİ AKCİĞER KANSERİ OLACAK. YİRMİ SANİYEDE BİR KİŞİ
AKCİĞER KANSERİ OLUYOR.

. ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ VE KETEN TOHUMU GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI TÜKET
. GÜNDE BİR SU BARDAĞI AKŞAMLARI KEFİR TÜKET GÜNDE BİR KEZ BÜYÜK APDESTE
ÇIKILMASI GEREKİR EĞER OLMUYORSA İLERDE KOLON KANSERİ OLMA OLASILIĞI
YÜKSEKTİR. BUNA DİKKAT ET

. MENAPOZDAKİ KADINLARIN VÜCUDUNDA ÖDEM OLUR BUNU ATMAK İÇİN KİRAZIN
SAPI+MISIR PÜSKÜLÜ+MAYDONEZ SAPI KÖKÜ+DEFNE YAPRAĞINI 5 DAKİKA SICAK SUDA
BEKLET İÇ GÜNDE EN ÇOK İKİ KUPA OLARAK BU BİRİKEN ÖDEMİ ATIYOR

17 Şubat 2010 Çarşamba

DUYMAK İSTEMEDİKLERİMİZDEN

Blog hayatımda kendi hayatım ve yaptıklarımdan bazı kesitleri ve siyasi tercihlerimi karıştırmadan hepimizi ilgilendireceğini sandığım şeylerden sözediyorum .
Burayı bu şekilde kullanırken yazacaklarıma ,aktaracaklarıma çok dikkat ettiğim için bu gün aldığım mailin bazı bölümlerini paylaşmadan önce epeyce düşündüm.
Lâkin yarıyıl tatilinde görüp konuştuğum genç meslekdaşlarımın umutsuzluk ve kırılmışlıkları,bezginlikleri kafamı meşgul ederken üstüne bu ;rotasyonla doğuya gidip hizmet ederken yaşadıklarını yazdığı satırları okuyunca bu maili en azından bazı bölümlerini paylaşmadan edemedim..
İŞTE BURADA
"Buraya ilk gelince insan önce birşeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor. Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip 'Ben burada ne arıyorum ?' diye sorgulamaya başlıyor. Aile parçalanıyor.

Malzeme almak istenildiğinde yerel firmalar (ki hepsi siyasilerin) kendi insiyatiflerinin dışında her türlü alıma engel oluyorlar. Hastane yönetimlerine baskı had safhada. 2 yılıdır buradayım; artroskopim ve skopim yok. İlk 1 yıl gerçekten bu malzemeleri almak için her türlü çabayı sarf etttim. 3 defa ihaleye çıkıldı, ancak bu asiret firmaları yüzünden hep iptal oldu. Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1'e mal olanı 4'e satıyorlar. İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı. Burada halk aşırı şımartılmış. Hastanede sıra bulamayan direk kaymakama şikayete gidiyor ve işin acısı kaymakam bunu ciddiye alıp hastaneyi arayıp hastaya baktırtmaya çalışıyor. Batıda kaymakamın yanına bu kadar kolay kaç kişi çıkabiliyor

İnsanların işini halletmeyince, 'Ben pkk lıyım seni vururum' diye tehdit ediliyoruz. Kısacası devlet bizi buraya sallıyor, sonrasını hak getire. Can ve mal güvenliğimi sıfır. Burada insan 'Acaba buralar ülkemiz için çok mu gerekli ' diye düşünmeden edemiyor.

Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor.
Herkese ayda 150 tl çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren mama ve bez parası ödeniyor.
Sorarım batıda bu yardımları hiç alabilen var mı? Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor.

O çocuklar ne yapıyor peki ? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde pkk bayrakları ile DTP mitingine gidiyor.
Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya). BU yardımda sadece beyana bakıyorlar.
Adam 5'i 50 yazdırabiliyor. Van da dağıtalana bakınca toprak yardımı miktarının, göl bile tarım arazisi olarak kabul edilse, bu alandan daha fazla miktarda olduğunu biliyor musunuz?
Her Cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor. Buralarda tek vergi verenler devlet memurları.
Yani mecburen, ailemden ayrılıp zorla getirildiğim bir yerde, zorla tedavi ettiğim insanların tedavi masraflarını ve dahi bakımlarını da ben karşılıyorum. İnsan içinden ve de dışından lanetler okuyor."

Evet sevgili dostlarım,sap ile samanın karıştığı bu zamanda en azından duyduklarımızı,emin olduklarımızı paylaşmalı ve bilgi sahibi olmalıyız.Medyada gördüklerimiz bile bize yeterli gelmiyor:))
bir de içinde yaşayanların anlattıklarını duyup öğrenelim.
Koşa koşa Muşa göreve giden N....kızımın anlattıkları ve öğrencisi tarafından darbedilmesi benim gibi yurdun dört yanında görev yapmış ,Anadolusunu yaşayarak tanıyan bir öğretmeni bile şaşırtıysa durup düşünmek lazım.
Zirâ medyanın yazar çizerlerin konuşur öterlerin etkisinde dostluk ,kardeşlik ,yoldaşlık,dindaşlık,derken bizim elimizi kolumuzu bağlayan insancıl duygularımız hainlere ve ihanetlere KALKAN OLMAKTA...

SUYA SABUNA DOKUNDUĞUMDA YORUMSUZ KALDIĞIMIN FARKINDAYIM
AMMAAA;

Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
(M.Akif Ersoy)

YORUMLARINIZI BEKLEDİĞİMİ HATIRLATMAK İSTİYORUM

1 Liraya ŞİFRE e-devlet uygulaması ve kapsama alanları

Aşağıdaki adresten bu maili aldım.bir bölümünü yayımlayıp kalanı için link vereyim dedim ama yazıyı bulamayınca tümünü buraya aldım.
Ben şimdi PTTye bir liralık şifremi almaya gidiyorum.
Bana bu maili yollayan haz®eti
http://www.hazreti.net/e de teşekkürlerimi yolluyorum

"1 Liralık Şifreyle Devlette Yapılabilecekler
Postaneden verilen 1 liralık şifre, vatandaşın hayatını değiştirecek. e-devlet projesi kapsamında alınan şifreyle, trafik işlemlerinden askerlik yoklamasına kadar her türlü başvuru internet üzerinden yapılabiliyor, sonuçları da aynı yoldan alınıyor.

Şifreyle türkiye.gov.tr ye girildiğinde hakkınızda açılan bir dava varsa, durumunuzu, nerede ve kim tarafından açıldığını öğrenebiliyorsunuz.

Böylece, mahkeme süreci, zaman ve iş kaybı ortadan kalkıyor. Sistemin yeni ve en önemli uygulaması ise, tüketici şikâyetleri.

Cep telefonundan buzdolabına her türlü şikâyet hakem heyetlerine internet üzerinden ulaştırılıyor. Şifre, herhangi bir PTT şubesinden nüfuz cüzdanı gösterilerek alınıyor.

PTT şubelerinden 1 lira karşılığında alınan e-devlet (Elektronik Devlet) şifresiyle vatandaşların, hakkında açılan bir hukuki dava var mı yok mu, varsa davanın taraflarını ve son durumunu internet üzerinden öğrenmeleri mümkün.

Şifre sahipleri uygulamayla, adliye koridorlarındaki uzun bekleyişten kurtuluyor. Şifre sayesinde; araç ve sürücü belgesi sorgulama, askerlik yoklama ve celp dönemi tercihi, SSK prim ödemeleri, varsa okuyan çocuklarınızın durumları dahil çok sayıda hizmeti internet üzerinden resmi olarak yapma imkanı sunuluyor.

e-devlet uygulamasında eklenen en son yenilik ise, tüketici şikâyetlerinin internet üzerinden resmi olarak yapılması ve sürecin yine internet üzerinden takibinin yapılıyor olması.

Böylece, tüketiciler her türlü şikâyetleri için il ve ilçelerde Tüketici Hakem Heyeti arama zorluğundan da kurtulmuş oldu.

Sanayi Bakanlığı yetkilileri, yeni uygulamayla tüketicilerin hak arama mücadelesi önündeki engellerin tamamen ortadan kalktığı bilgisini verdi.

Tüketiciler rahatlayacak

e-devlet uygulaması (www.türkiye.gov.tr) Aralık 2008'de başlatıldı. Sistemden faydalanmak için en yakın postaneden TC kimlik numarasıyla başvurup şifre almak gerekiyor.

Şifre aldıktan sonra sistem üzerinden yapacağınız başvurular, resmi işlem olarak kabul edilip işleme alınıyor. Başvuru sahipleri süreci de yine internet üzerinden takip edebiliyor.

Şifre kişiye özel olup, vekalet dahil hiçbir şekilde devredilemiyor ve sorumluluk kişiye ait oluyor. Ancak sistem birçok kolaylık sunmasına rağmen henüz tam olarak vatandaşlar tarafından anlaşılamadı.

Tüketiciler, günlük yaşamda giyimden cep telefonuna satın aldıkları ürünlerde, zaman zaman sorunlar yaşıyor. Vakit darlığı veya bürokratik işlemlerin çokluğu, tüketicilerin mağduriyetlerini de kabullenmelerine sebep oluyor.

Ancak, Sanayi Bakanlığı'nın e-devlet sistemi üzerinden kurduğu yeni sistemle kullanıcılar artık işini bırakıp veya evinden çıkarak il veya ilçelerdeki hakem heyetlerine gitmeden şikâyette bulunabilecek.

Dava süreci ve sonucu da aynı şekilde internet üzerinden izlenecek. Bakanlık yetkilileri, yeni uygulamayla tüketicilerin hak arama mücadelesi önündeki engellerin tamamen ortadan kalktığı bilgisini verdi.

Sistemin ikinci adımı olarak Tüketici Mahkemeleri'ne de internet üzerinden başvuru altyapısını oluşturmak. e-devlet sistemi, en çok trafik işlemlerinde kullanılıyor.

Sistemin en çok kullanım alanları: Araç ve sürücü belgesi ceza sorgulama, günlük hava tahmini, döviz kurları, mahkeme dava sorgulama, SSK hizmet dökümü, sürücü belgesi iptal sorgulama, ticarî araç ve vergi levhası sorgulama, askerlik yedeklik yoklama.

Sistem üzerinden birçok resmi kuruma başvuru yapılabiliyor, Sanayi ve Tarım bakanlıklarının kredi imkânları, destekleri sorgulanıp takip edilebilmekte.

haz®eti
http://www.hazreti.net/""

Telden objeler


Cin Alinin bisikleti projesi için eşden dosttan örnekler ,resim ve fikirler geliyor.




Bunları da netten bulup Zehra Hanım yollamış.
Nereden alındığını bilemediğimizden link veremiyor ama sahiplerinden özür beyan ederek teşekkür ediyorum.

16 Şubat 2010 Salı

Örgü seven dostum katya



Örgü ve yemek pişirmekle ilişkim çok seviyelidir.
İkisini de yapmak zorunda olduğumda iyi derecede yaparım .Severek yapar mıyım ?pek değil.
Ama her ikisi ile ilgili görüntüleri ilgi ile takip ederim.
Bilmek herzaman iyidir değil mi?
Neyse sadede geleyim.Takip ettiğim örgü blogu bir iki tane var
Bunlardan birini özellikle izlerim hatta ses çıkmadığında neler yaptığını merak ederim KATYA nın blogundaki örgüler gerek model gerek renk ve işçiliği ile hep beğenimi kazarmıştır.
Uzun bir süre sesi çıkmıyordu.Ben de kendi meşgalelerimden ötürü onu arayamamıştım ki on marifetteki arkadaşların birinde bahsi geçince hemen sordum ve pasajı olduğunu güzel örgülerini satışa sunduğunu duydum.Aradım ,meğer adresi aynıymış ama ğasajla ilgilendiği için raslaşamamışız.
Sevdiğim ve kendimce övgüye layık bulduğum kişi ve işkeri paylaştığım blogumda bu gün de sevgili Katya ya yer verip onun pasajına hayırlı olsun ,müşterin bol olsun demek ve size de haber vermek istedim.
Ziyaret ettiğiniz de benden de selam götürün lütfen:)

Ertuğrul ve Namıktan haberler



Kızım ve torunum 24 saat sonra evlerine sağ-esen ulaştılar çok şükür.
Fakat Almanyada Namık'ı neredeyse tutukluyorlarmış.
Bir takım kağıtlarla Namıkı silip kağıtları analiz etmişler..
Kızım bunları anlatınca şaşırdım ,Kayuyu sordum ona bakmadılar deyince işi anladım,



Namık ın eli yüzü çok kirlenmişti ben de çamaşırsuyu döktüğüm bezle onu baştan ayağa bir güzel sildim ve üstünkörü duruladım.Sanırım üstündeki çamaşırsuyu kalıntıları X-Ray cihazında bir sinyal oluşturdu.Benim zavallı Namıkım Almanya hapisanelerine düşecekti :)))


Ertuğrul babasına kızım eşine kavuştu.Biz de onları skype den izleyip mutluluklarına seviniyoruz.
Ertuğrul babasına, arkadaşlarına ,evine ve oyuncaklarına kavuşmaktan dolayı çok mutlu.
Biz de onlar mutlu olduğu için mutluyuz.Allah hepimizi sevdiklerimizle beraber mutlu ve sağlıklı kılsın

14 Şubat 2010 Pazar

Ertuğrul ve annesi Los Angeles e dnüyor


Torunlu günler çok güzeldi ama ara tatili verdik .
Ertuğrul ve annesi şu an okyanusun üzerinde babaya kavuşmaya gidiyor.
Gidişten bir hafta önce eve giren grip mikrobu önce büyükleri yatağa hastalandı sonra da kuzucuğumu yatağa düşürdü .
Oldukça sağlam yapılı maşaallah pek yatmadı fakat boğazı öyle şişmişti ki elinden düşürmediği milk gibi diye adlandırdığı süt biberonunu bile ağzına alamadı.


Biletler alınmış valizler hazırlanmıştı.Gece 02.30 da arabaya binildi.Mimet tiizesi valizlerden yer kalmadığı için oğluşu ve ablasını kapıda uğurladı.

Havaalanında olay çıktı,tepine tepine girdiğimiz kapıdan geri çıkıp yarım saat arabada oturduk .Ama öfkeli bücür yine ağlayıp tepinerek canımızdan bezdirdi.
saat 04.00e dek bekleyip valizler verilene kadar benimle kucak,indir,kucak sürdü...


Bir ara dede torun dertleştiler

sonra annesini de ,dedesini de,anneannesini de perişan ederek olaydan galip çıktı.
sonunda onlar uçağa biz çıkışa yöneldiğimizse saat05.15i gösteriyordu. Şimdi aşağıdaki resimlere bakıp eve varmalarını skype den izleyip yoldaki yaramazlıklarını öğrenmek için sabahı bekliyoruz.
Uçak maceralarını yarına yazarım artık